Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Haziran '06

 
Kategori
Otomobil
Okunma Sayısı
13070
 

Dünya' da bir İlk..?? 1 beygirlik araçlar Türkiye yollarında..!

Dünya' da bir İlk..?? 1 beygirlik araçlar Türkiye yollarında..!
 

"Mutluyuz, millet olarak bu tür ilkleri yapmak gurur verici..!" diyebilmeyi çok isterdim. Onlar artık yer herde, her an karşınıza çıkabilirler. Görüntü olarak onları normal bir insandan ayırmak pek kolay değil. Taşıma kapasiteleri sıradan bir insan ile aynı, insan taşımaya pek elverişli değiller, ancak kendilerini taşıyabiliyorlar.Saatteki hızları yürüme modunda 3-5 km arası, koşma modunda 10-12 km' ye kadar çıkabilmektedir. Nadide bir tür oldukları için gelişimleri de oldukça uzun ve zahmetli olmaktadır. Süreç aileden okula ve arkadaş gruplarına kadar uzamaktadır. Çocuklarına sahip çıkmayan, toplumsal yaşamanın gerekleri ve zorunluluklarını bilmeyen, insan hakkı olarak sadece kendi hakkını bilen, bencil, egoist bireylerinin olduğu aile ortamı bu tür araçların uygun büyüme şartlarını oluşturmaktadır. Bunu bir de benzer arkadaş grubuyla desteklediğiniz ve kazara bu gidiş okul sürecinde de bozulmadığı takdirde yaklaşık 14-15 yaş civarında artık bu araçlar trafiğe çıkmaya hazır durumdadır:))

Az önce belirttiğim gibi 1 beygir gücüne sahip bu araçları normal insanlardan ayırtetmek çok zordur. Bu nedenle oldukça temkinli davranmak esas olmalıdır. Aşağıdaki ipuçları size bu tespitte faydalı olacaktır:

-Yaya kaldırımı ne kadar büyük olursa olsun, onlar için farketmez. Onlar araç olmanın doğasıyla, beygir güçlerinin azlığına da bakmayıp yoldan yürümeye özen gösterirler.

-Onları insan zannedip, "Ne arıyor kardeşim bu adam yolda" deyip, korna çalarsanız size dönüp ters ters bakarlar. Burada verilen mesaj şudur:" Ne var ben de aracım, bu yolu kullanmak benim doğal hakkımdır..!"

-Yolun ortasında durdukları ve sizin oradan geçeceğiniz bildikleri halde, en ufak bir tepki göstermezler. Bunlar daha da nadide bir tür olup, koruma altına alınması gerekir. Çünkü bunlar kendilerini 1 beygirlik ağır vasıta zannetmektedir.

-Zaman zaman daha fazla beygir gücü elde etmek için topluca trafiğe çıkabilirler. Genelde de boyuna değil, enine seyrederler. Toplu olduklarında normal 1 beygir gücü üzerine, sürü olmanın getirdiği ilave güç de eklenince yaklaşık güçleri 2 beygire kadar çıkabilir.

-Normal çok beygirli araçların aksine bunların saldırma içgüdüleri de gelişmiştir. İnsan zannettiğiniz bu kişilerden biri aracınıza tekme, tokat atmak yoluyla saldırırsa, bu 1 beygirlik bir aracı tanımanın en kolay metodudur. Toplu halde trafiğe çıkmış bir grupla karşılaşmışsanız bu meydan dayağına da dönebilir.

Bu durumun daha da kötüsü bu tür beygirlerin normal araçları kullandığı durumdur. Gerçi bu takdirde aracın gücü 1 beygirlik bir artış gösterecektir. 1 beygir gücündeki aracın sürüşünün keyfine doyamazsınız. Önünüzde seyreden veya arkanıza yarım metreye kadar sokulan aracın yaptığı o -göz okşayan hareketlerden (??)- onun nadide bir 1 beygir tarafından idare edildiğini anlamanız uzun sürmeyecektir.

Sakın ola aynı beygir gücündeki normal araçlarla onlarla kapışmaya kalkmayın. Aracın gücünün bittiği yerde onun 1 beygirlik gücü başlar. Size karşı zaten avantajlı durumdadır.

......

Onlardan biriyle karşılaşmam beni derinden etkilemişti. Seyir halinde giderken yaklaşık 10m ileride aracın birinden bir kafa çıkmış, yola bakarken aniden araç kendini önüme attı. Benden sonra arkadan gelen başka araç da yoktu, herhangi bir sinyal de görmedim. Tepki olarak korna çalınca, aynı kafa bana ters ters baktı, mesaj netti. "Ben 1 beygirim" diyordu. O an anladım bu nadide türle karşı karşıya olduğumu:)))

Trafikteki herkes melek olmadığı gibi, herkes 1 beygir gücündeki araç da değildir. Beklentilermizi karşımızdaki göre ayarlarsak inanın daha mutlu oluruz. Çoğu zaman bu tür insanlarla tartışmak da size hiçbir şey kazandırmaz. Hatta bazen birşeyler götürebilir.:))

Çok sevdiğim iki söz vardır: " Senden daha az kaybedecek şeyi olan insanlarla sakın tartışma..!'', diğeri "Aptallarla sakın tartışma, çünkü başkaları dışardan aradaki farkı anlamayabilir..!"

Hayatın her anında olduğu gibi, trafikde de mutlu olabileceğimiz günlerin gelmesi özlemiyle....

Hoşcakalın, beygirsiz kalın...!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yoksa otomobili totem yapmış biriylemi karşı karşıyayız, diye düşündüm bir an:) benim bu konuyla ilgili bir yazım var, adı "otomobil totemi" okumanı isterim! Evet ülkemizde araba sahibi olan yaya olduğu zamnları unutuyor. ben anayollarda değil ama şehir içinde sokakların ortasında yürüyen BEYGİRlerden biriyim. Çünkü benim yürüme yerime otomobillerini koymuş EŞŞEKLER var bu toplumda. Kaldırımdan yürümek imkansız... ve ben kaç EŞEĞİ arka ayaklarımla teptiğimi artık hatırlamıyorum.. saygılar sunuyorum

Seydi 
 16.09.2006 16:37
 

yazınızı okudum. haklı olduğunuz noktalar yok değil. ancak genel manada yazınızda araç sahibi olmanın verdiği bir üstünlük duygusunun varlığını sezdim. türkiye'de avrupada olmayan iki şey var o da yayaya duyulan öfke ve duyulmayan saygı. avrupada onlarca aracın seyrettiği şehiriçi yollarda yırtılan çorabınızdan fışkıran ayak parmağınızın ucunu gösterdiğinizde öndeki araçlar ve dolayısı ile diğer araçlar tereddüt etmeden durur ve size yol verirler. türkiyede ise bilmem kaç beygirlik araçların içerisinde direksiyon başındaki bir beygirlik araçlar, böyle durumlarda mümkünse basıp geçerler, değilse güzel!!! bir konuşma yaparlar sonra yol verirler. yine türkiyede şöförlüğü öğrenmenin ve de araç sahibi olmanın ilk şartı da trafikte sağa sola sürekli söylenmek ve o trafikteki her aracın ve de yayanın kendisine bir tür komplo kurduğu psikolojisi sahip olarak, küfürler yağdırmaktır. kalldırım varken yoldan yürümek ile otopark uzak diye kaldırıma parketmek de aynı bir beygirliktir kanımca.

hamnaz 
 08.09.2006 21:42
Cevap :
Selamlar, öncelikle şu an piyasa değeri 12-13 milyar olan ve 36 ay taşıt kredisi ile alınmış bir aracın bahsettiğiniz bu üstünlük hissini uyandırması mümkün değil, bu bir. İkincisi üstünlük eşyada değil, kafada ve kalpte olur bunun bilincinde olan biriyim bu da iki. Kaçırılan bir nokta o da buradaki temel vurgunun kendini yaya gibi değil, araç gibi hisseden insanların eleştirisi olduğudur. Doğrudur, çok olmasa da Avrupa gören bir kişiyim, burada sürücüler yayaya çok saygılıdır. Ancak yaya da sürücüye çok saygılıdır. Avrupa' da kavşağın tam ortasın geçen, olduğu halde kaldırımı bırakıp yoldan yürüyen kişiler de görmedim. Tüm yayalar suçlu olmadığı gibi, masum da değildir. Bir ülkede sürücüleri bu kadar az saygı duyarken, yayasının farklı olması beklenemez. Bu eleştirilerde ben de varım. Dedim ya ben arabamla yapışık gezmiyorum, ben de bir yayayım. Ancak yaya olmak kuralsız olmak demek değildir, herkes kurallara uyarsa ancak caddelerimiz yaşanılası olur. Hoşcakalın...  09.09.2006 0:48
 

söylenen sözlerin satır aralarından görülecektir ki... yayalardan şikayet eden arkadaşımız pek de şikayet etmeyi hakedecek karakterde değildir... öncelikle insanlara saygısı yok... zannediyor ki yayalar arabaların önüne atlamaya çok meraklı... bir kere otoban haricindeki hemen hemen her yerde yaya ve araç kesişmesi olur ve olacaktır... dünyanın her yerinde öncelik ve üstünlük yayaya aittir.. bir tek bizim ülkemizde... bencilliği hat safada yaşayan insanlar arasında benim arabam var yol da benimdir gibi saçma bir mantık vardır... halbuki yayalar her zaman üstün ve önceliklidir velev ki hata yapsınlar... hiç önemli değil... çünkü insandırlar ve can taşımaktadırlar... bir daha bu türden saygısız yazılar yazılmaması dileğiyle.. ve ek olarak yazı sahibi arkadaşın da şööle 2 hafta kadar istanbulda yaya kalmasını da riica ediyorum bakalım sonrasında ne diyecek... yürüyecek kaldırım bulabilecek mi... işine yetişmek için bir an önce karşıya geçmek için fırsat mı kolayacak.. saygılarımla...

htashky 
 21.07.2006 10:38
Cevap :
Sevgili Kadayıf, ben 1983 yılından beri İstanbul' da yaşıyorum. Son 6 yıldır zar zor araba sahibi oldum, yani uzun yıllarda yayılık yaptım, hala da yapıyorum. Malüm her yere arabayla gidilmiyor. Başka bloglarımı da okursan eleştirinin sadece yayalara olmadığını görürsün,bazı eleştiriler benim için bile geçerli. Yalnız yazının içeriğinideki detayı ve ince espiriyi anlamak senin için biraz sıkıntı olmuş. Zaten bu nüansı herkesin anlamasını da beklemiyorum. Lütfen sen de bir daha beni okuma, hedef kitlemde sen yoksun. Hoşcakal...  22.07.2006 19:15
 

tabi kendisini yolların sahibi sanan, istediklerinde yol boyunca ağır ağır giderek müşteri bulmaya çalışan ama siz normal süratle seyrederken selektör ve kornayla taciz eden dolmuş ve taksiler ile, kırmızı ışıkta beklerken, aracı ışığa 4. ya da 5. sırada olduğu halde yeşil yanar yanmaz kornaya asılan sürücüleri de atlamamak lazım...

Ahtapot 
 13.07.2006 11:10
Cevap :
Sonuna kadar haklısınız, o sürücüler ayrı bir blogu hakediyor. Haklarını yememek lazım, kısmetse onlara da geleceğiz. Hoşcakalın..!!  13.07.2006 23:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 410
Toplam yorum
: 458
Toplam mesaj
: 89
Ort. okunma sayısı
: 3213
Kayıt tarihi
: 13.04.06
 
 

Bilgisayar, elektronik, internet alanındaki son gelişmeler. Tüketici elektroniğindeki trendler. Otom..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster