Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '10

 
Kategori
Trafik
Okunma Sayısı
2138
 

Ankara Eskişehir Yolu’nda zincirleme trafik kazası!

Yazının başlığı (pek muhtemel) bir acı olayın önceden haber verilmesi amacı ile belirlenmiştir. Nitekim hazırlıklı olmakta fayda vardır...Özellikle trafiğin en yoğun olduğu saatlerin hemen öncesinde yoğunluğa yakalanmak istemeyen sürücülerin gereğinden fazla hız yapmaları tehlikeyi en üst seviyeye çıkarmaktadır. Ankara’mızın ana arterleri olan Eskişehir, İstanbul, Konya ve Samsun yollarında her gün yaşandığı gibi doyma noktasına erişmekte olan trafik esnasında araçlar arasındaki mesafe 20 ile 10 metre arasına kadar inmekte, hızlar ise yaklaşık 100 km/saat civarına çıkmaktadır. Bu esnada her hangibir aksilik olması halinde iki aracın çarpışmasının zincirleme kaza meydana getirmesi içten bile değildir...

Size bir tasvir ile zincirleme kazanın öncesinin ve sonrasının nasıl olacağını aktarayım. Yolun değişik etaplarında özellikle köprü geçişleri öncesinde meydana gelebilecek kazada (şehir içi trafiğin çok çeşitli olması ve her aracın aynı yüksek hızda seyir halinde olduğunu kabul edersek) iki binek otomobilin çarpıştığını varsayalım. Bu araçları muhtemelen izleyen minibüs, toplu taşım otobüsü ya da motorsikletin de ani tepki vermesine sebebiyet verecek, ilk şok durma ya da yön değiştirme dalgası esnasında çoklu çarpışmalar meydana gelecektir. Bunun akşam zirve saati öncesinde olduğu varsayılırsa genellikle zirve saatlerinin hemen öncesinde de tıka basa dolu seyreden toplu taşım aracının sert cisme, yapıya ya da bir başka araç ile çarpışması zincirleme kazaya sebebiyet vermesi pek muhtemeldir. Bu kazaya uzanacak ilk yardımın çevrede bulunan hastanelere yaralıları yetiştirme çabası ise yolun yüksek refüj ile ayrılmış olması sebebi ile sekteye uğrayacak bu kaybımızı daha da arttıracaktır.

Mühendislik konusunda uğraşanlar bilir ki bir sistem tasarlanırken genellikle bu sistemin işleyişini zorlayacak durumlar dikkate alınır. Mükemmel bir tasarımı olan binanın sonradan farklı amaçlar doğrultusunda yapısının ve statiğinin bozulması sonucu nasıl bina ilk depremde yıkılacaksa, tasarımında mükemmel olabilecek yollarımızın üstündeki trafik kontrol edilemiyorsa beklenmeyen durumlar (mesela zincirleme kaza) ortaya çıkacaktır. Buna siz, sizin çok sevdiğiniz ya da bir yakınınız dahil olabilir; sonucunda düşen ateşin korları hepimizi yakabilir...

Bunu önlemenin en temel yolu kişilerin değil topluluğun ikna edilmesi le gerçekleşebilir. Her ne kadar birey trafiğin tehlikeli seviyede işlediği gerçeğini kabul etse de genel trafik akışını değiştirebilecek güce sahip değildir. Trafikte kritik bir eşiğin ötesinde araçların hızlarının normal seyir hızlarından fazla olması tüm trafiği etkileyerek hızların artmasına sebebiyet verecektir. Başlığımızda dile getirdiğimiz ve kimsenin arzu etmediği ama riskini mütemadiyen yaşadığımız bu toplu çılgınlığımızı önlemenin bir yolu da trafiğin içine hızları kontrol edici araçların konulması olabilir. Bu araçların arkasına da ‘BU YOLDA MAKSİMUM HIZ 50 KM/SAAT DİR’ şeklinde yazılabilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsan olmalı önce insan ve eğitilmeli.Gerçi bu çılgınlığın boyutu büyük ve başı sonu belirsiz...Allah ıslah etsin bu insanları.Kaybederler böyleleri.

DERİN, SADE VE KARIŞIK... 
 04.05.2010 12:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1118
Kayıt tarihi
: 20.07.08
 
 

Yüksek şehir plancısıyım (ODTÜ-1997), aynı zamanda Mühendislik Doktorası (Kyoto Üniversitesi, İnşaat..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster