Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '10

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
1952
 

Anne ben oyuncak istemiyorum, işe gitme !!

Anne  ben oyuncak istemiyorum, işe gitme !!
 

Ben bugün kadınların en önemli sorunlarından birini dile getirmek istiyorum.

"Çalışan anne ve çocukları"

Şükür, o günleri çoktan geride bıraktım, ama zorluğunu bildiğimden, o günler atlatıldıktan sonra annede ve çocukta oluşan ruh halini çok yakından takip ettiğimden bu konuyu çok çok önemsiyorum.

Etrafımdaki çalışan anneleri gözlüyorum. O kadar çıkmaz içindeler ki, bir yandan onlara bir yandan da çocuklarına acıyorum desem yalan söylemiş olmam.

Öncelikle önemsediğim bir çocuğu yetiştirmek, ve bunu anneden daha iyi hiç kimsenin yapacağını da düşünmüyorum. Yetiştirmek derken, bakmak, beslemek olarak söylemiyorum ben. Gerçekten hayata hazırlamak, iyi, doğru ve güzeli benimsetmek, doğru insan yetiştirmek benim kast ettiğim.

Annenin de özellikleri önemli tabi, neyi ne kadar değerli görüyor hayatta ve yetiştireceği çocuğa ne verecek? Ne olursa olsun, annenin verecekleri bir başkasının vereceklerinden kat kat üstün olur kanaatindeyim.

Ben de çalıştım ve çocuğumu annem baktı gündüzleri, gece gelince aldım. Doğduğu ilk yıl uzaktı oturduğumuz yer , çocuğu düşündüğümüz için anneme yakın taşındık. Mecburen. Çok ta iyi etmişiz.

Yine de zordu benim için. En zoru da telefon annesi olmaktı. Zorluk, telefonun tuşlarını çevirmekten değil tabi, aklının hep evde olmasından kaynaklı. Çünkü evlat başka birşey. Ateşlendi mi, yedi mi , içti mi, yaramazlık yaptı mı, saat başı arıyorsun işte... Biraz da kendini suçlu hissediyorsun. Ona doğruları öğretememek, sorumluluk verememek, söylediklerinin ve yaptıklarının yanlışlığını düzeltememek, aklına takıldığı herhangi bir konuda yardımcı olamamak insanı suçlu hissettiriyor doğal olarak.

Bir yandan da hiçbir şeyini görmüyorsun, ilk adımını, ilk cümlesini, ilk dişini çıkardığı anı görememek, ilk anne deyişini duyamamak çok acı geliyor. Zamanla kendi kendine kızıyorsun, sinirleniyorsun, değer mi diyorsun... Ama ekonomik şartlar veya insanın o yaşlardaki idealizmi mecbur bırakıyor.

Allahtan ben, şimdikiler gibi yuvalarda, bakıcı elinde büyütmemişim. Yapamaz, iş hayatıma son verirdim herhalde...

Bakıcı ayrı sorun, yuva ayrı sorun, servis getirdi, götürdü ayrı sorun, güvenmek te başka bir sorun.

Çocuk için ise en büyük sorun anne kucağından başka bir kucakta büyümek . Sevgi eksikliği oluyor çocukta ister istemez. Onun için yemek yaparken eteklerimden ayrılmaz, beni kapı dışarı çıkartmaz, işe gitme anne diye yalvarırdı arkamdan.

"Ben bişey istemeyeceğim anne, oyuncak alma bana, işe de gitme" derdi çocuğum.

Annemle büyümesinin de artıları olduğu kadar eksileri de oldu tabi... Akşamları eve aldığımızda törpülemeye çalışsak ta tam istenilen gibi olmuyor işte...

Bu nedenle, tüm gününü kendi evinde ve annesiyle ve ailesiyle yaşasaydı daha iyi olacağı düşüncesini hala taşıyorum.

Ayrıca, bir çocuk yetiştirmek, dünyaya bırakacağımız en değerli hediyemiz bizim. Yetiştirdiğimiz çocuklar geleceğini de belirliyor yaşadığımız toplumun .

Şimdi ben de anneanne olmaya aday adayıyım. Bakarmısınız çocuğumuza deseler, seve seve bakarım ama, kendin bak kızım en iyisi o , en azından 3-4 yaşına kadar, sonra biz büyükler ilgileniriz tabi ki, bakarız, büyütürüz, okula götürüp getiririz, oynarız, uyuturuz.

Ama ne olur sen büyüt kızım ... Çocuk sahibi olma planlarını da ona göre yap derim.

Katılrımısınız katılmazmısınız bilmem ama, benim düşüncem bu.

28.9.2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim şu anda oğluşum 3,5 yaşında... doğduğundan beri annem bakıyor, onun iki annesi var, ben Seloş annesi diğeri anneannesi tabi biliyor onun anneannesi olduğunu ama onada anne diyor. Sonuçta benim annem, canım ve gerçekten de oğluşuma çok iyi bakıyor Allah razı olsun hiç gözüm arkada kalmadı. Geceleri bile ben çalışıyorum diye birlikte uyudu. Biz hamilelik sonrasında annemin yanına taşındık iyi kide öyle yapmışız, çocuk büyütmek zor olmadı ama keşke kendim büyütebilmiş olsaydım diyorum ama çalışınca ne mümkün. Sanki çalışan anneler asıl anneanne yada babaanne olduğunda çocuk büyütmenin tadını çıkarıyor diye düşünüyorum. Paylaşımınız için teşekkürler:))

Selma GÜRBEY TAŞDELEN 
 08.10.2010 17:51
Cevap :
Anneanne veya babaannelerin hakkı hiç ödenmez biz çalışan anneler tarafından. İyi ki varlar. Ama ben keşke kendim büyütseydim diyorum.içimde hala bir uktedir... Sayfama uğradığınız için teşekkürler, Selamlar sevgiler size :))  11.10.2010 9:28
 

Yazınızı okurken ağladım... kızım 3 yaşında ve sadece 2 aylıkken ayrılmak zorunda kaldım. Özel sektörde çalıştığım için izin imkanımın hepsini kullanamadım. Hayat şartları o kadar acımasızki iştende çıkamadım ve çalışmaya devam ettim. Dediğim gibi 3 yaşına geldi ama içimde o kadar büyük bir sızıki ondan ayrı kalmak ve kendim büyütememek... tek tesellim babannesinin bakıyor olması.. ama kim bakarsa baksın ne kadar iyi bakılırsa bakılsın annenin yeri ayrı... Allah kimseyi yavrusundan ayırmasın....

güliz sen 
 29.09.2010 16:40
Cevap :
Ağlayarak okumanıza üzüldüm gerçekten. Babanne ile büyüttüğünüz açısından şanslısınız:)) Sevgilerimle...  29.09.2010 18:22
 

Anneanne oluyorsun demek:) gözün aydın! bence de kendileri baksınlar. Ben de hamileliğimin son ayında işi bırakmış, kendim büyütmüştüm kızımı... sonra da oğlumu.. en güzeli...

sema öztürk 
 28.09.2010 21:21
Cevap :
Yok arkadaşım, daha niyetleri yok valla, Ananne olmak için çoook bekleyeceğiz gibi:)) Kendi zorluklarla büyüdü, düşünüyodur nasıl olcak diye, benim düşüncemi de biliyor üstelik :)) Ama herşeye rağmen olsa da sevsem, torunları olanları kıskanmaya başladım bile şimdiden:)) Sevgilerimle canım....  29.09.2010 9:33
 

Gün içi yoğun çalışan bir anne olarak o zorlu yılları yaşadım, çocuklarımın büyüdüklerini fark edemedim bile...Aylıklı kadınlar tarafından evimizde büyütüldüler bizimkiler...Ama yine de zordu, çok zordu...Sevgilerimle...

Yurdagül Alkan 
 28.09.2010 20:49
Cevap :
Öyleydi Yurdagül hanım, çok zordu o günler... Geçti, büyüdüler ama bir de annelere sorsunlar. Sevgiler, selamlar...  29.09.2010 9:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 180
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 3615
Kayıt tarihi
: 30.07.10
 
 

Camın arkasından bakıyordum ne zamandır gelemiyordum yanınıza, dedim ki benim de yazacaklarım var..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster