Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '10

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
963
 

Anneler okusun

Anneler okusun
 

Anne ve küçük kızı


Mesleğim gereği karşılaşmış olduğum pek çok sorunun temelinde aile eğitimi ve toplumun hayata bakış açısı yatar. Öğretmenlik yaptığım yörenin en büyük sorunlarından biri (belkide pek çok yörenin) ilgisiz ebeveynler ya da yanlış yetiştirilmiş çocuklar olarak karşımıza çıkar. Her ne kadar yöresel olarak kadınının çalışkan, erkeğinin ise tembel olduğu, kadın bağ bahçede çalışırken erkeğin kahve köşelerinde vakit öldürdüğünden bahsedilse de bu tamamen doğru sayılmaz. Erkekte mümkün mertebe aynı veya üstün derecede emeğini ortaya koyar. Fakat maddi kavramlara olan eğilim, ekonomik nedenler, değişen toplumsal değerler kişilerin ilgilerini odaklanmaları gereken noktadan uzaklaştırmışır. Daha çok para kazanma hırsıyla ortaya konan efor için dayanak "Çocuklarım için çalışıyorum" iken ne yazık ki düşünülen sadece gelecek olmuştur. Tabiki gelecek önemlidir ancak çocuğun devamlı gelişen, değişen, öğrenen bir tabiata sahip olduğu düşünüldüğünde sürekli bir ilginin gerekliliği sağlıklı bir kişisel gelişim için kaçınılmazdır. 

Benim çocukluğumda bana ilgi gösteren tek birey annemdi. Geleneksel bir uygulama bakımından babam ulaşılmaz bir ikondu. Günümüzde bunun belirli bir ölçüde değiştiğini gözlemleyebiliyoruz ama klasik örnekler halen mevcut. Baba figürünün silik olması ve sadece problem söz konusu olduğunda kendini göstermesi çocuğun sadece anne merkezli bir karakter gelişimi ortaya koymasına sebebiyet vermekte. Çocuğun en önemli gelişim dönemi olan 0-7 yaş arası anne ile çocuk arasında geçmekte ki bazen bu 0-12 yaş arasıda olabilmektedir. 12 yaşından sonra çocuğun yaşamına baba figürünün dahil olmasının nedeni de ergenlik dönemine giren gencin artık yoğun ilgi gördüğü annesine karşı gösterdiği "hırçın tutum" ve "kendilleşme çabası" dır. Bu da bazı sorunların ortaya çıkması demektir. Sorun ortaya çıkınca da baba sahneye çıkar. 

Burada söz konusu olan bazı ailelerde annenin çocuğun bütün gelişim sürecini zigottan ergenliğe kadar sırtlamasıdır. Çocuğu psikolojik ve sosyal gelişiminin tamamlandığı süreçte anne mutlaka çocuğun yanındadır. Peki bu süreçte anne çocuğuna ne verebilir? Tabiki elinde ne varsa onu. Bu noktada anlıyoruz ki bütün bir neslin akıbeti büyük oranda annelerin elindedir. Ne kadar çok şey bilirse aktarımı o kadar sağlam ve nitelikli olur. Bilgi ve tecrübe tabiatlı bu aktarım ancak eğitimle müsbet hale getirilebiir. O halde nitelikli bir neslin oluşumu için gerekli olan ilk unsur eğitimli annelerdir. Daha bilgili, nitelikli, girişimci, dürüst bir nesil için bırakın "Anneler Okusun" 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öncelikle, Milliyet Blogküre'ye hoş geldiniz saygıdeğer hocam. Ve de çok anlamlı bir blogla... Bu konuyu yıllardır gittiğim her toplantıda, her arkadaş meclisinde dillendirir ve şunu söylerim zihinlere firketelensin diye: "Türk Ulusu'nu yüzlerce yıldır okuma-yazma bilmeyen anneler eğitiyordu; onlar en az lise mezunu olmadan bu ulusun şahlanması olası değildir. 2010 yılında Doğulu kadının hâlâ yüzde 30'u okur-yazar değil. Bir kuşak 25 yıldır... Bu gidişle 11 yıllık tam eğitim için sanıyorum en az 75 yıla gereksinim var. Öyleyse çare tez elden anne-eğitim okulları kurulmalıdır, diye düşünüyorum. Esin verdiniz. Selamla, derin saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 03.12.2010 21:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1361
Kayıt tarihi
: 31.10.10
 
 

Milli Eğitim Bakanlığı'nda biyoloji öğretmeni olarak çalışmaktayım. Burada sizlerle hayata dair bir ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster