Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '11

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1476
 

Arıza tiplerle hiç işim olmaz

Arıza tiplerle hiç işim olmaz
 

Bundan sonra böyle…hatta epeyden beridir böyle.

Yakın çevrenize, uzak çevrenize şöyle bir bakın…”arıza” yatkınlığı olan ya da direk “arızaya geçmiş” ne çok insan var.

Bu tipleri ferkedemeseniz bile, onlar kendilerini zorla gösterirler.

Ama sisteme aykırı düşmüş ve bu aykırılığı nedeniyle baya bişi olmuş arıza tiplerden, mesela Salvador Dali gibi arızalardan bahsetmiyorum.

Full time arızalara sözüm olmaz, önlerinde en derin saygılarımla eğilirim. Biz bu full time arıza tiplere “uçuk” da diyebiliriz ki bence insana ve topluma zararları dokunmayacağı tam tersi faydalı oldukları kanaatindeyim. Bi de bu tipler arızalarının farkındadırlar, ona göre salınırlar orta yerde, dünyamızı renklendirdikleri bile söylenebilir.

Başa bela olan, günlük, anlık arıza tiplerden söz ediyorum. Derdim part time arıza tipler, gelgit akıllılar.

Bu part time arıza tiplerin beyni zaman zaman kısa devre yapıyor, bazen ya vidalar yalama yapmış oluyor ya da kullanım süresi dolduğu için arıza çıkarıyor. Sürekli bir “error” durumu söz konusu olmasa bile, “error” çıkardığında o an karşısında kim varsa, onu da her an “error” çıkartabilecek duruma getirmekten büyük bir keyif alıyorlar.

Bir kere kayış kopmaya görsün, tutabilene aşk olsun!

Tam bünyeyi huzurlu bir yolculuğa hazırlamışsın, gün güzel, dün güzeldi, yarın daha da güzel olacak modundasın, keyif keka… o derece yani, hani kimse bozamaz.

Yolda yürüyorsun, otobüstesin, ofistesin, evdesin ya da ne bileyim keyifli bir sohbettesin, blog milog yazmışsın, feystesin…hayata bi şekilde karışmışsın.

Sanıyorsun ki hiç bişey bu keyifli karışmışlığı sekteye uğratamaz, di mi?

Ne büyük yanılgı! Arıza tipler her an her yerdeler! Bir anda karşına çıkarlar ve o güzelim modunu, havanı alaşağı ederler, beynine blink, blink öyle bir arıza sinyal gönderirler ki, “çattık yine nezleye” dersin.

Nerden çıkarlar bilinmez, ne kadar da çoklar, mantar gibi türerler anında…

Sürekli olumsuzluk, sürekli şikayet, sürekli mutsuzluk cümleleri. Bazen bilmişlik, bazen anlamsız anlamsız, abuk sabuk eleştiriler, öğretmenimsi tavırlar, daha olmadı tehditkar laflar, sözler. Her şeyin en doğrusunu onlar bilir, en adil onlardır, herşeyin enidir onlar.

Öyle bir laf ederler ki, bulaşmayım diye yanıt da vermezsin, bütün enerjini alır, kemirir bitirirlerler.

Genelde bu arıza tipleri ya kimse anlamıyordur, ya da o kimseleri anlayamıyordur.

Kıskanç arızalılar vardır mesela, yeni bir şey alırsın, önce güle güle giyin denir, di mi? Yokkk, ay bunu kaça aldın, ben aynısını şurada şu kadar paraya buldum da almadım, herkesin üstünde! Hay senin arızana…bulunmaz hint kumaşı arızalı seni!

Bir fikir öne sürersin, beyninde arıza durumu var ya, hiç alakasız yerden girer , alakasız bir yorum yapar. Error modu süper seviyede, herkesi kendi gibi zanneder, yargılar, idam eder, kelle gitti…tamam, oh rahatladı!

Bir de üstüne demez mi ‘sorun bende değil ama, sende’…e pes yani, yüzsüzlüğün daniskası…hiçbir şey olmamış gibi, ertesi gün kaldığı yerden devam.

Kendisi yamuk ya ona göre karşısındaki de yamuk, düzeltecek aklı sıra.

Bu arıza tipler genelde silik oluyorlar, topluma karışma zorlukları var ya da hayatlarında mutlaka çözemedikleri problemleri var, genelde aşağılık kompleksli ve kendine özgüvensiz. Artık ben böyle değerlendiriyorum. Sevmeyi de bilmiyorlar, kendilerini bile sevmiyor bu tipler. Sevseler bile sevdiklerini belli etmiyorlar, bu ne arıza yarabbim!

Bu part time, gelir gider arıza tipleri değiştiremezsin de, ne anlatsan, ne konuşsan boş…fikri sabittir. Değişince mutsuz olacağını zanneder.

Offf, yazarken bile ruhumu daralttılar…aman aman benden uzak olsunlar, hiç uğraşamam.

Arıza tiplerle işim olmaz! Başa bela bunlar ! Hele, bu saatten sonra hiç çekemem…

eyllas, Nev bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dönüşmelerine yardım edemiyorsak, kendimizi korumak adına uzak durmak gereken ciddi arızalar var. Gerçekten part-time'lar, dünden bugüne salınıp durur ruhsal seviyeleri. Full-time olanlar ise zaten "bana yardım edin" der, biz de elimizden geldiğince ederiz. Part time olanlar arızalarının farkında bile olmazlar;)

Müjde Apay 
 05.09.2011 13:02
Cevap :
:)) part time olanların dönüşmeleri çok zor, hatta imkansız...zira arızalı olduklarını üstelikte part time arızalı olduklarını farketseler bile hiç kabul etmezler...kendi hallerine bırakıp zararlı etkilerinden korunmaya çalışmak daha iyi:)...bu arada bloğumuza hoş geldiniz, yazılarınızı okudum, bu yazımla tereciye tereci satmış gibi olmadım değil mi?:)) başarılar dilerim, sevgiler  05.09.2011 21:36
 

Beran hanım, bir psikolog dostum var. Çapa'da, odasının olduğu koridordaki kalabalığı gösterip; "10 yıl önce bu koridorda iki hasta görsek kapmaya bakardık hemen! Şimdi bütün gün hasta kaynıyor burası, yetişemiyoruz artık." demişti. Milletçe tam teşeküllü arıza olduk gitti. Bunda insanlar mı suçlu, yoksa şu cinnet-cinayet medyası mı, ya da ceberrut eğitim sistemi mi, tartışılır. Bir de boş kafa arızalar var ki, sanırım sizin yaka silktiğiniz asıl arızalar onlar. Zamanında Konfiçyus'ta sizin gibi çok şikayetçiymiş ki;" Bilmediğini bilmeyenden kaçacaksın abi!" demiş, tee bin yıl öncesi. Şartlanmış kafalarla uğraşmanın bi anlamı yok. Fatma hanım çok doğru demiş, kimsenin tamircisi olmak ya da yetkili servis olmak gibi bir zorunluluk yok. En iyisi, arıza olanı arızasıyla başbaşa bırakmak. Selamlar, kalın sağlıcakla.

hazandagüzeldir 
 30.08.2011 18:38
Cevap :
Merhaba Sevgili Taner, Konfiçyus'un bu sözünü çok önemsiyorum; "bilmediğini bilmeyeneden kaçacakasın"...ya da ben bunu şöyle alıgılıyorum; "bildiği yanıldığına yetmeyenlerden uzak dur". her insanda problemler, sosyal yapının getirdiği ruhsal arızalar olabilir, çok normal ve asla eleştirmem. Benim bu yazıda söz konusu ettiğim, arızasını göremeyenler ve sürekli bir diğerine zarar verme, can yakma iç güdüsünde olan "güdü sorunlular"...bu tipleri tamir etmek zaman kaybı:)...kendi haline bırakacaksın:)...teşekkürler, sevgiler  31.08.2011 19:47
 

Hangi birini uzaklaştıracaksın hayatından? Büyük ihtimalle biliyorsundur! Şu an Türkiye'de yaşayan insanların dörtte üçünün psikolojik tedaviye ihtiyacı varmış. Vallahi medyada paylaşılan bilgilerin yalancısıyım. Son zamanlarda şöyle bir yöntem uyguluyor ve öylelerini yok farz ediyorum amma zaman zaman aynı ortamı paylaşmak zorunda kalınca da ben arıza tip olma hakkımı kullanıyorum. Gönder hepsini gökyüzüne, bak keyfine sevgili Beran, İmbata'a yükledim sevgi ve selamlarımı taaa buralardan gelsin sana canım.

Ay Şen 
 24.08.2011 1:34
Cevap :
Çok kolay çok..gelişinden belli oluyorlar zaten, bak bir okurun yeni bir mesajını yayınladım, şekil 1 a yani:))...sevgiler Ayşen'im...  24.08.2011 10:58
 

Aynen...Hiç işim olmaz! Bazen, öyle tiplerle bir arada bulunmak zorunda kalıyorum da, vallahi bir süre sonra ben arıza vermeye başlıyorum...Aman aman benden uzak olsunlar:))) Hem ben tamirci miyim arkadaş, ben yetkili servis miyim? Alla allaaahhh, cık cık cık...

fatma iyibilgin 
 23.08.2011 14:59
Cevap :
Nsıl kurgulamışım, anında görüntü:))) Hele sen hassassın, kalp kırmamamak için bişiçik demezsin, kendi kendine üzülürsün durursun. En iyisi mümkün olduğunca kapsama alanı dışında tutmak:) garanti süresi dolanlar ise tam evlere şenlik:)...sevgiler  23.08.2011 23:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 485
Toplam yorum
: 2871
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 2233
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

bir ters, bir düz ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster