Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
4630
 

PKK iç savaşa oynuyor, ya iktidar?

PKK iç savaşa oynuyor, ya iktidar?
 

PKK bir kırılma sürecindedir. PKK içinde savaştan yana olan şahinler kanadı, yönetimi tamamen ele geçirmiştir, Ergenekon terör örgütü ile ilişkileri olduğu ve Apo’nun liderliğinin sıfırlandığı apaçık ortadadır.

Kürt ulusalcıları diye de tanımlanan bu şahin kanadının amacı nedir?

İktidarın Kürt sorunu için yetersiz de olsa attığı adımlar, barış konseyi kurulması önerileri, devletin Öcalan’la ya da Öcalan’ın devletle uzlaşma durumuna gelmesi, Kürt ulusalcılarını neden bu kadar rahatsız ediyor?

Kürt sorununda çözüme yaklaştıkça, mutabakatlar elle tutulur gözle görülür hale geldikçe, tasfiye olacağından ve vesayeti altına almak istediği Kürt tabanını kaybedeceğinden korkan PKK, şiddete yönelerek terörist saldırlarının dozunu artırıyor. Demokratik alan büyümemeli ki PKK dağdaki meşruiyetini koruyabilsin. Ayrıca işin ucunda milyonlarca dolarlık uyuşturucu rantından olmak da var.

Diğer tarafta, devletin içindeki derin çeteler de AK Parti iktidarına savaş açmış durumda. Bu anlamda PKK’nın derinleri ile yıllardan beri yaptıkları gibi ortak hareket etmekte bir sakınca görmüyorlar. Ya birlikte hareket edeceklar ya da demokratik süreç geliştikçe birlikte yok olacaklar. Derin PKK ve derin devlet bunun son derece farkında.

PKK’nın amacı Kürt sorununu çözmek değildir. PKK’nın amacı ve planı Kürt sorununu derinleştirerek çözümsüzlüğe sokmakve kendi gücünü Kürt halkına dayatmaktır. .

Bu nedenle PKK şimdi iç savaşa oynuyor.

Amaç Kürt halkı ile iktidarı ve güvenlik güçlerini karşı karşıya getirmek, askeri operasyonların şiddetle sürmesini sağlamak , bölgede olağan üstü hal ya da sıkıyönetim ilan ettirmek, tutuklamalar yaptırtmak, Kürt ve Türk halkını birbirlerine kışkırtarak kaos ortamı yaratmak ve tüm bunları sonucunda iktidarın elini zayıflatarak bölgedeki gücünü azaltmaktır. Korkarım kısa bir süre sonra şehirlerde de terör eylemlerini artıracaktır.

PKK’nın hedefleri arasında polis de var. Bölgede terörle mücadele için planlanan polis gücünü Kürt halkına karşı silah sıkmaya ve şiddete zorlayacaktır. Hesap, iktidarı şiddetine ortak etmek ve Kürt halkına dönüp ‘bak devlet sadece bana değil artık sana da kurşun sıkıyor’ diyebilmektir. PKK’yı Kürt halkının tek savunucusu olarak göstermektir.

Yani PKK, muhtemel bir “Kürt Baharı” hazırlığında. Ama bu gerçekten Kürt halkının hak ve özgürlükleri için değil, terörün insanlar ve iktidar üzerinde yaratacağı panik ve korku duygusunu istismar ederek “var olma” çabası için diyebiliriz.

Peki, PKK’nın bir iç savaş planı içinde olduğunu bizzat Başbakan ifade ettiği halde, PKK’nın bu iç savaş oyununun nedenlerini algılamakta bir problem mi var acaba? İktidar tıpkı demokratik açılımı iyi yönetemediği gibi PKK’nın iç savaş kozunu oynaması konusunda stratejik bir algı hatası yapıyor, savaş tamtamları ile PKK’nın üstüne gidiyor.

PKK, Başbakan’ın tehditine kulak asmayacak kadar terör deneyimli. Başbakan, PKK’nın kılıç kuşanmış kendisini beklediğinin ve üstüne saldırtmak istediğinin farkında değil mi?

Her gece sınır ötesine F-16 ları yolluyor, en son teknolojik silahlarla barakalar, mağaralar bombalanıyor, 40 yıllık deneyimli bir terör örgütüne düzenli ordu ile savaş ilan ediyor! PKK’nın liderleri de Suriye’de, Irak’ta, İran’da villalarda savaşı keyifle izliyorlar.

Bu durumda yapılması gereken, bu oyunu, PKK’nın provokasyonunu bozmak değil midir?

Bu çaresizliğin ve beceriksizliğin ifadesi değildir de nedir? Bu PKK’nın ekmeğine yağ sürmek değildir de nedir?

Güçlü ve demokratik bir iktidar, PKK’nın iç savaş oyununa gelmemeliydi ! Demokratik çözüm sürecini cesaretle ve kararlılıkla sürdürmeliydi...Meclis tatil yapmak yerine yeni anayasa için acilen çalışmalıydı!


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

medyanın her olayı savaşın daha hararetlenmesine sebep olan yayınlarına bakıp işi resmen kör döğüşüne çevirmesinin de katkısıyla ipler kopma noktasına geldi. Yol yakınken her iki taraf kesin barıştan yana tavır almayınca ipin kopacağı belliydi. Ki, artık işin içine resmen İran ve Suriye'de girdi. Korkarım, bu kör döğüş bir 30 yıl daha 40bin ocağa ateş düşürecek. Kazanan da olmayacak. Olsaydı bu 30 yılda bir taraf kazanırdı. 2 ay önce İlter Türkmen çok doğru bir laf etti. Sandım ki, devlet bu deneyimli bürokratına kulak verecek. Heyhat! İlm-i siyassiye diye bir yazı yazmıştım. Kürtler siyaset yapmayı öğrenemedi, ama bari devlet artık gerçekçi ve akılcı bir politika üretmeli demek istemiştim. Kimse anlamadı, o kadar bilenmişiz yani... Son günlerde İran-Suriye-Irak ve Türkiye'nin bir savaşa girme ihtimalini düşünmek bile istemiyorum. Bilirsiniz, eskiler; işin içinden çıkamayınca, "Allah sonumuzu hayretsin!" derdi. Hiç ümidim yok ama umalım öyle olsun. İyi tatiller, sevgiler, selamlar.

hazandagüzeldir 
 30.08.2011 16:57
Cevap :
Merhaba Sevgili Taner, değerli yorumun ve emeğin için teşekkür ederim. Yapmış olduğun durum tesbitine yüzde yüz katılıyorum. Yazı başlığımda "ya iktidar" diye sordum. Ya iktidara ne oldu ki birden bire yine yön değiştirdi? PKK ya ne olduğu belli ancak iktidar kimi zaman yaptığı gibi "tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek, tek, tek...." ideolojine dönmüş gibi görünüyor. Asıl sorun iktidarın bunca demokratik söylemlerinden sonra neden bu ulusalcı söylemlere soruna bakış açısını değiştirdiğidir. Bu konuda da bir yazı yazıp kendimce nedenlerini anlatmak istiyorum...bir zamanlar birileri 28 Şubat 1000 yıl sürer dediler ama sürmeyeceğine dair gözle görülür gelişmeler oldu ancak Kürt sorununu bı kadar çıkmaza sokmanın, bu çifte standartlı yaklaşımların altında ne var diye merak ediyorum. Aslında barış o kadar yakınken zorla 1000 yıl sürecine sokulması hiç hayra alamet değil...tekrar teşekkürler, sevgiler.  31.08.2011 19:38
 

Bu ve önceki yazını okuduğumda, son iki yazım yüzünden tarih kitaplarına gömüldüğüm için sıcağı sıcağına yorum yazamadım. Mesele sapla samanın iyice karıştığı bir hal aldı. Öyle ki; ne neden sonuç ilişkisi, ne siyasetin argümanları bu soruna net cevap vermemize yetmiyor. CHP ve MHP demokratik açılım sabote etmese, Habur karşılaması abartılmasa, ardından YSK'nın Dicle hakkındaki tavrı, sonra yemin krizi ve AKP-BDP restleşmesi olmasaydı bugün barışın koşullarını konuşuyor olacak, hiç değilse o günden sonraki can kayıpları olmayacaktı. Doğrusu son gelişmeleri değerlendirmekte açıkca zorlandım, ama şimdi yazınızı daha salim kafayla okuyorum. Öcalan'ın mutabakata vardım sözünden sonra olanlar Türküyle Kürdüyle karşıdakinin kanını dökmeye yeminli savaş yanlılarının bir kez daha ipleri eline aldığını gösterdi. Gönlüm AKP'nin herşeye karşın çözümden geri atmamasıydı. Barış iki tarafın akil adamlarının ortak çabasıyla gerçekleşebilir. Yoksa her provakatif eylemi bahane ederek, medyanın (sürecek

hazandagüzeldir 
 30.08.2011 16:30
 

Beşar Esad,2007’deki ziyaretinde PKK’ya karşı Suriye-İran ve Türkiye ortak operasyonunu önerdi.Tayyip-Gül ikilisi öneriyi kabul etmedi.
Tarih 16 Ekim 2007.Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve eşi esma Esad, Abdullah Gül’ün resmi davetlisi olarak Ankara’ya geldi. Görüşme,bir süredir Suriye ile devam eden olumlu ilişkilerin zirvesi niteliğindeydi. Esad 3 günlük ziyareti sırasında o günlerde artan terör olaylarıyla ilgili Türkiye’ye çok çarpıcı bir öneri sundu: “Suriye,İran ve Türkiye,PKK’ya karşı ortak operasyon yapalım!”
Aydınlık’ın resmi kaynaklardan doğrulattığı bilgiye göre, AKP yönetimi bu öneriyi elinin tersiyle itti. Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan’ın bu öneririn gündeme gelmesinden 2 gün sonra,21 Ekim gece yarısı, PKK’nın son yıllardaki en büyük karakol baskını eyleminde 12 askerimiz şehit oldu. Devamını linkten takip edebilirsiniz.
www.haberinyeri.net/suriye-uclu-operasyon-onerdi-tayyip-gul-reddetti-111027h.htm

Ayrıntıda gezinmek 
 22.08.2011 2:41
 

şimdi söz bitti eyleme geçildi herkes elindeki kartları ortaya koyuyor. illa da bağımsız bi devlet kurmak isteyen ve bu devletin iktidarını isteyen pkkliler açısından pkkli şahinlerin yaptığını yapmak tek yol. çünkü Türkiyenin devlet kurma isteğini asla kabul etmediği ve hiç bi zaman da etmeyeceği belli. şu an oyun, "hepimiz kazanalım" diye değil iki taraf da "gittiği yere kadar ya ölürüz ya kazanırız" şeklinde stratejiye geçti. Tabii burada Suriyenin rolünü de unutmamak lazım. bi oyunda canlı askerler ve canlı silahlar var ise ve birileri de bunu oynamaya hevesliyse ne yazık ki daha çok insan ölür. ne söylesen boş Berancım ne söylesen boş. bi insan birini öldürmek istedi mi kanun işlemiyor hiç bi yerde. istediğin anayasayı yap kimsenin canı bu dünya düzeninde garanti değil.

Başak ALTIN 
 20.08.2011 12:25
Cevap :
Yeni bir anayasaya inacımı halen korumaya devam ediyorum, edeceğim de. tabii ki dünyada aslında hiç bir kanun işlemiyor, sadece ve sadece öldürmeye güdümlülerin kanunu çalışıyor...ancak bu düzen nereye kadar gidecek? elbette birileri kazanacak birileri yok olacak, başka türlüsü mümkün mü? Suriye eskiden beri terörist bir devlet, yeni bir şey değil. Ama olayları ve sorunalrı illa getirip ABD- İsrail, Iran-Suiye hattına bağlamanın da kolaycılığa kaçmak olduğunu düşünüyorum. Bu ülkede PKK sorunu vardır, devletin ve Türk ırkçılığının kendi elleri ile ürettiği bir PKK sorunu vardır. Bunun Kürt sorunundan ayrılması gerekir, çünkü en başında zaten PKK, Kürt sorunu ile ortaya çıkmadı. Gücünü koruyabilmek adına Kürt sorunundan nemalandı. Sonuna kadar bunu savunuyorum...PKK ile Kürt sorununun ayrı ayrı değerlendirilmesi sanırım çözüm konusunda da adım atması gerekenleri bu yöne itecektir...teşekkürler, sevgiler  20.08.2011 14:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 476
Toplam yorum
: 2871
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 2300
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

Çok eskidendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster