Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '14

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
3089
 

Arkadaş Z. Özger :“Pencereyi kapama, gök dolabilir içeri …”

Arkadaş Z. Özger :“Pencereyi kapama, gök dolabilir içeri …”
 

Yıl 1971. Soldan 4. sırada ben varım. Benim yanımda Yaşar Durak,yanında Şevket Apalak ve eşi,onun yanında Arkadaş Z.Özger,Sina Akyol, Şevket Apalak ve eşi.En sağda Sinan Çetin.


Ülkü Tamer’in “Bruegele” şiirinin son dizesi “İçime çektiğim hava değil gökyüzüdür” diye biter. Bir kitabının da adıdır bu dize. Birden bu dizeyi anımsadım Mayıs’ın coşkusunu, taşkınlığını, çılgınlığını, yitiklerini, hüzünlerini düşünürken. Penceremi açtım, göğü doldurdum içime; kucakladım mavinin sonsuzluğunu, kuş seslerini, çiçek kokularını, kelebek devinimlerini, insan dalgalanmalarını… Pencere, Arkadaş Z. Özger’in dizelerini de doldurdu odama: “pencereyi kapama / gök dolabilir içeri”…

Sonra şiirlerin, öykülerin, aşkların, şarkıların, doğa’daki tüm uyanışların görkemli buluşmalarını, yürek vuruşlarını duyumsadım içimde. Kırmızı karanfil sağanağına tutulur gibi oldu gönlüm. Sanki tünellerden gürültüyle geçen tarih vagonları savaşımlar, sevinçler, coşkular, acılar, devrimler, darbeler yaşamış zamanları taşıdı günlüğüme.

Toplumsal olayların fitilleyicisi bu Mayıs’lar değil miydi? 1968 yılının Mayıs başlarında Paris’te Sorbonne Üniversitesi’nin işgaliyle başlayan gençlik olayları, tarihe 68 baharı olarak geçmedi mi? Deniz’ler bu ay başında asılmadılar mı?! Sevdiğimiz nice şair, yazar, sanatçı Mayıs’ın değişik günlerinde geçmediler mi kayıtlara? Orhan Burian, Haldun Taner, Sermet Muhtar Alus, Sait Faik, Tahsin Nahit, Memduh Şevket Esendal, Ercüment Behzat Lav, Ziya Paşa, Nurullah Ataç, Vasıf öngören, Necip Fazıl, Kenan Hulusi Koray, Edip Cansever…Mayıs’larda göçmediler mi öte yakalara?

Mayıs, toprağı ve suyu ısıtınca, ağacı yeşertince, göğün mavilerini ortaya çıkarınca, güneşi kızdırmaya başlayınca “lirik, kırgın ve buruk bir sesle, ama inatla umudunu haykıran” Arkadaş Z.Özger’i bulurum karşımda.Mayıs’ın hüznünü getirir sanki.

Sormadan edemem kendime; 5 Mayıs 1973’te ince bedenini mezara koyduğumuz Arkadaş Z.Özger 25 yaşın delikanlılığını, inancını, devinimini, şiirini yaşıyordu. Yaşasaydı 66’sında olacaktı demek ki… Hacıbayram Camiinde, mezarlıkta şair arkadaşlarından Şevket Apalak 69’ unda, Sina Akyol 64’ünde mi yoksa? Ben Ağustos’ta 68’in kapısına dayanacağım öyle mi? Oysa Arkadaş’ın Mayıs 1973’e gömülen ince bedeni, yüzü, sesi, rüzgârın uçuşturduğu yumuşak saçları yirmi beş’inde duruyor olmalı!   

“Bir dağ bulup uzun uzun bakıyor” mu uzaklardan bilmem. Bildiğim genç bir şairin, Arkadaş Z.Özger’in pencereyi açık bulan bir serçe gibi uçtuğu gündür sonsuzluğa.“Her ölüm erken ölümdür”; ama 25’inde, şiirin kanında buluşup hızla aktığı bir zamanda, şairin ölümü daha erken, daha acıklı gelir insana.

Yazınımızın erken ölümlü nice şairi, yazarı olduğunu biliyorum. Ölüm hep erkendir, hep acılıdır. Onun boyunduruğundan, egemenliğinden, tutsaklığından kurtulma olanağımız yok. Ancak çok genç yaşlarda bu dünyadan ayrılan Muzaffer Tayyip Uslu’yu, Rüştü Onur’u, Orhan Veli’yi, Halit Asım’ı, Ergin Günçe’yi, Ceyhun Can’ı, Bedrettin Cömert’i, Can İren’i, Abdülkadir Bulut’u, Ali Rıza Ertan’ı, Ender Sarıyatı’yı, Behçet Aysan’ı, Mustafa Irgat’ı, Haşim Çatış’ı, Gani Bozarslan’ı, Mustafa Perçin’i, Uğur Kaynar’ı; Nilgün Marmara’yı, Adan Satıcı’yı, Cenk Koyuncu’yu, Kaan İnce’yi, Zafer Erkin Karabay’ı, Tayfun Gerz’i anarken, eksikliklerini duyumsuyoruz, hüzünle anıyoruz onları.

Yaşasaydı, kuşkusuz Arkadaş Özger’in şiirimize katkıları çok olacaktı. Çok genç yaşta yazdıkları, kavradığı şiir olgusu bunun göstergesi değil mi? Evet aradan 41 yıl geçti. Araya kıyımlar, gözaltılar, gerilimler, coplar, hapisler, işkenceler, kederler girdi. Ama şiirler bitmedi. Çekilen acıların, iz bırakan görüntülerin, yıkılan yaşamların şiiri yazıldı hep. Yazılacak da… Arkadaş Özger’in yazdıkları da, söyledikleri de unutulmadı. Şiiriyle yaşıyor. Kuşkusuz şiirimize yeni bir soluk, renk getirecek, ivme kazandıracak şairlerin de arkası gelecek. İki binli yılların en güzel şiirlerini yazacaklar. Buna inanıyorum. Sevgili Arkadaş’ın da ruhu şenlenecek. Bütün erken ölümlü şairlerin de.

Arkadaş Z. Özger adı Mayıs Yayınları’nca 19 yıldan bu yana yaşatılıyor. Yeni sesler, yeni yüzler, yeni şiirler, yeni kitaplar Arkadaş’ın adıyla buluşuyorlar. Ona duyulan özlemi, sevgiyi hâlâ yaşıyor olmaları da bir kazanç şiirimiz adına. Arkadaş Z. Özger şiir ödülleri İzmir’den bir çağrıdır genç şairlere. Bir çoğu bana da ulaşan bu kitapları topladım masama. Kimler yok ki diyorum aralarında. Zeynep Köylü, Hüseyin Peker, Serap Erdoğan, Hüseyin Köse, Mehmet Atilla,  Sadık Yaşar, Zafer Ekin Karabay (2000 yılında Arkadaş Z. Özger Jüri Özel Ödülü’nü alan bu genç şairin intiharı da ne çok acıtır içimi), Murat Batmankaya,  Bahtiyar Kaymak,  Nesrin Kültür Kiraz, Cuma Duymaz, Sinan Oruçoğlu, Betül Dünder, Gökben Derviş, Halil İbrahim Özbay… 

Bu bağlamda 19 yıldan bu yana Arkadaş Z. Ödüllerini tek başına özveriyle sürdüren, emek veren  Mayıs Yayınları’nın sorumlusu Suat Çelebi’yi bir kez daha kutluyorum. Gönlüm bu ödüllerin sürmesinden yana.

Şimdi siyah beyaz eski bir fotoğrafı bakıyorum albümümde. 9 Şubat 1971’de çekilmiş bir fotoğraf. O tarihlerde dost olduğum, arkadaşım, şimdilerde film yapımcısı Sabahattin Çetin’in düğününde çekilmiş. O düğünde ortak arkadaşımız Arkadaş Zekâi Özger, Sina Akyol, Şevket Apalak da var. Bizden yaşça küçük, o sıralarda lisede öğrenci olan Sinan Çetin’i de görüyorum fotoğrafın en sağında. Hey gidi genç günlerimiz, hey gidi Arkadaş!.. Fotoğraflar böyle zamanlarda ne çok anlam ve önem kazanıyor  dostlar. Geçmişten günümüze yansıyan  anı belgeleri işte.

Yine elimde Mayıs Yayınları’nca  6. Basımı yapılan Arkadaş Z. Özger’in tüm şiirlerini kapsayan “Sevdadır” kitabı. Arkadaş’ın eniştesi, kız kardeşi, Sina Akyol, İsmail Uyaroğlu, Orhan Alkaya, Veysel Çolak, Tahir Abacı’nın yazıları var. Arkadaş’ın Cavit Kürnek ve Tekin Sönmez’e yazdığı mektuplar, Yordam Dergisi’nde  dergiler üzerine Arkadaş’ın uzun yazısı da yer alıyor bu kitapta. Bence genç kuşak şairlerin, yazarların da mutlaka okuması, yararlanması gerekir bu kitaptan diye düşünüyorum.

  

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba sevgili şairim, yazdığınız ve yitirdiğimiz şairlerin ve yazarların çoğunu eserleriyle anımsıyorum. Hepsini saygıyla ve rahmetle anıyorum. Bunlardan başka Cahit Irgat'ı ve Cenk Koray'ı da ekliyorum.Bunlar da aynen anılmaya değer insanlar ve sanatçılardı. Hepsinin mekanı cennet olsun. Sizlere hayırlı ve kutlu bayramlar diliyorum. Selam ve sevgilerimle...

Abdülkadir Güler 
 29.07.2014 17:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 178
Toplam yorum
: 278
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 1432
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

1946 yılında Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde doğdum. İlkokulu aynı ilçede, ortaokulu Ceyhan’da, li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster