Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mayıs '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
5707
 

Aşk mektupları

Aşk mektupları
 

Gençlik yıllarının kağıtlara yansıdığı efsunlu tutkulardır aşk mektupları. İçine sığdırılmış bir yığın tutku denizleri vardır. Akşam yıldızlarından artakalan bir umut ışığı taşımışlardır her zaman satırların arasında. Gül yapraklarının çanlılığı ve kokusu satırlara sinmiştir.

Aşk diyince aklımıza Mecnun ile Leyla, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin... gelir. Mecnun diyince çölün gecelerine ateş yakıp Leyla’yı arayan bir hüzünlü göz düşer gölgelerimize. Leyla diyince çölün vefasızlığı çıkıp gelir batan güneşlerin arkasından. Kerem yangınlarla çıkar karşımıza, Aslı aşk gömleğinde alev düğmesi. Her açılışında tutuşur gömleğin düğmeleri. Ferhat dağlara aşk önünde diz çöktüren bir sevda akıncısıdır.

Şirin aşk ateşi ile dağlardan gelen suların rüzgarına kapılıp sonsuzluk denizine yelken açan bir beyaz güvercindir.

Ceketlerinin iç ceplerin de aşk mektupları taşıyanlar ilk önce bu aşk hikayelerini öğrenirler bir güzelin gözlerinde takılı kaldıkları akşam. Hani o gözler Leyla’nın çöl akşamlarında denize düşen gözlerine benzer. O kadar sihirlidir ki o bir çift gözden başka bir şey görmeyecek kadar kör eder bakanları yada bakıp da aşkı yakalayanları.

Hani dudaklarına gelirde bir okul çıkışı "seni seviyorum" cümlesi bir ses olup yarin yüreğine giden yola düşemez. Sevda sözlüklerinin ağırlığı çöktükçe içine başı dumanlı dağlar gibi sersemleşir aşıklar. Akşam yalnızlığında sığınacak bir yuva bulamayan serceler gibi yada denizleri elinden alınmış, rüzgarlarına kilit vurulmuş bir yelkenli gibidirler. Söylemlerini sokak gösterisi yaparken pankart açanlar gibi oda aşk mektuplarına döker. Söylemleri kelimelere dönüşür, cümlelerin boşluğunu sevda, umut, tutku, arzu, yalvarış, bekleyiş, biraz ısrar rüzgarları doldurur. Şairlerin aşk üzerine yazılmış şiirleri aşk mektuplarının en büyük yazı malzemesidir. Zamanla her aşk mektubu kaleme alan mecnun sevdalılar biraz da şair olur. Belki de çoğu şair ilk yazdığı aşk mektubu ile şairlik yününü keşfetmiştir. Aşk mektuplarına yazılan şiirlerin ilhamı da aşıkların içindeki aşkla beraber bitmiştir.

Yazılan şiirlerin her mısrasında yare bir çağrı bir özlem saklıdır. Şiirlerin bitimine "Bir tanen, Aşk delisi, Mecnun, Sevdalın..." gibi ince mesajlar içeren atıflı kelimeler yazılır.

Aşk mektuplarının bir kenarı bir çakmağın ateşinde biraz yakılır. Anlamalıdır sevgili onun için ne kadar yandığını, hata kül olduğunu.

Aşk mektupları kimi zaman postaya verilmeden sevgiliye gönderilir. Ya bir vefalı aracı vasıtası ile yada bir okul çıkışı eline tutuşturulur kızın. Acemi olanlar yada cesaretini toplayamayanlar okul sıralarında kızın defterinin arasına sıkıştırılır.

Aşk mektuplarının alıcıları ilk başlarda naz ederler almamak için ama yinede kendisi için yazılan güzel sözleri görme merakı ve kendine değer verilmesi onların bu direncini kırar. Önemsiz bir kağıda bakıyormuş gibi duruşlarının arkasında aslında sevdanın doğru adresten mi geldi endişesi vardır.

Adresi tutturabilmişse güzel mısralı gül kokulu mektubun göndericisi aşkın yare ulaşan köprüleri açılmış demektir. Artık her mektup daha özenle ve daha sıcak yazılıyor. Ve daha düzenli okunuyor, artık okunuşlarda kalp çarpıntıları hızlanıyor, nefes daha da sıklaşıyor.

Aşk mektuplarının en güzeli belki de kendisine cevap yazılanıdır. Cevapsız mektuplar boynu bükük sokak çocukları gibi mahzundurlar. Aşk mektuplarının gelip gitmesi zamanla yerini sözcüklere bırakacak o okul kitapları hatıra defterleri arasında bir sığıntı gibi kalacaktır. Onun bir daha hatırlanması bir sonbahar yağmurunun ıslaklığında olacaktır. Kaldırımlar efkarlı, sokalar vefasız, insanlar duyarsız. O gün tüm dünya boş, her şey yalan, sevgi asılsız. O gün ayrılık günüdür. Kim bilir belki de ver mektuplarımı al mektuplarını denilen bir gün.

Çoğu liselilerin hatta ilköğretimlerin yan ceplerinde kopya kağıtlarının arasına sıkışmış bir aşk mektubu bulmak normalden bir şey. Kalbin içine çizilmiş bir ok "SEN & BEN" yazılı aşk mektupları.

Gül kokardı mektuplarım Seviyorum derdi dudaklarım Yarım kaldı umutlarım Akşam üstü treni Seni aldı bu şehirden. Artık sevemiyorum Tükendi aşklarım Tükendi mektuplarım

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ellerinize sağlık. Mektup geleneği de bitti artık. Şimdi gençler dil programları sayesinde Japonya'da ki kızlarla sohbet ediyor. 15 yıl kadar önce bir arkadaşımız tip olarak güzel olmamasına rağmen istediği kız ile arkadaşlık ediyordu. Biz o kadar merek ederdik bunun sırrına. Hiç söylemezdi, "Kızlar kendisi geliyor!" derdi. Lakin bizlerde tip olmasına rağmen gelen-giden yoktu. Sonradan öğrendik bu vatandaşın sırrını. Meğer kızlara gizli gizli aşk mektubu verirmiş. Ellerinize sağlık. Güzel yazıydı.

Eşit Ağırlık 
 05.05.2007 13:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 68
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 3227
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Çeşitli dergi ve gazetelerde, gezi, deneme, öykü, şiir yazan bir yazar. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster