Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '19

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
44
 

Aşkın Tarifi

          “İçin yanarken üşümek, yüreğin kan ağlarken gülmek, özleyip de sevdiğini görememek… İşte aşk bu olsa gerek!”  / Can Yücel

Aşk neydi?
Bu kadar mı zavallıydı? Bir köşeye atılacak kadar değersiz miydi?
Bir zamanlar bizi körkütük sarhoş eden duygulara ne oldu?
Zamana yenilecek kadar güçsüz ve zayıf mıydı?

Sahi, aşk neydi?
Okunup rafa kaldırılan bir kitap mıydı? Yoksa yaz yağmurları gibi kısa mıydı ömrü?
Bir tarifi var mıydı aşkın?
Alınıp satılabiliyor muydu? Bir değer biçilmiş miydi kendisine?
Bitip tükeniyor muydu yoksa sonsuza dek bizimle kalabiliyor muydu?
Nerede yetişirdi, hangi çiçeğe renk vermişti, hangi kuşun gagasında gezerdi?
Göçebe kuşlara mı yoldaştı yoksa Yusuf’un yüreğinde kör bir kuyuya mı hapsolmuştu?

Neydi aşk?
Mecnun’un gönlündeki Leyla mıydı, yoksa Ferhat’ın uğruna dağları deldiği Şirin mi?

Sahi, neydi aşk?
Kavuşamamak mıydı sevgiliye? Yoksa ölümlere ferman mıydı?
Kimlere yakışırdı, hangi güle tarif olmuştu? Kaç yüreği yaralamış, acıtmıştı?
Kimlerin katiliydi? Kimler önünde diz çökmüştü?
Kaç çocuk yetim kalmıştı onun yüzünden? Kaç beden toprağın koynuna yatırılmıştı?
Kaç şair uğruna kan dökmüştü?
Her bedene giydirilmiş miydi?
Her mevsim yaşanır mıydı yoksa karlar altında baharı mı beklerdi?
Fedakârlık mıydı aşk? Uğruna neler verilmişti? Hangi şarkılar, hangi türküler ona ses olmuştu? Hangi şiirler ona söz olmuştu?
Kaç keman uğruna diz çökmüş ağlamıştı?
Lapa lapa mı yağardı yüreklere yoksa aniden mi bastırırdı?
Gerçekten ayrılık mıydı aşkın kaderi?
Âdem ile Havva’yı günahkâr kılan da mı oydu?

Sahi, neydi aşk?
Nasıl başlardı, nasıl biterdi?
Kızıllar içinde mi sunulurdu yoksa siyahlar mı giydirirdi bize?
Bir adresi var mıydı, hangi sokakta otururdu, hangi hücrede gizlenirdi?
Kaç hançer şahitti cinayetlerine? Kaç mermiyi namluya sürmüştü?
Hangi köprülere meskendi? Kaç fidan kıyılara vurulmuştu, kaç yıldız kaymıştı maviliklerden?
Onu cazip kılan neydi bu kadar?
Bunca gözyaşı onun için akmamış mıydı?
Acılar yüreklerde kabarmamış mıydı?
Her başlangıç son bulmamış mıydı?

Sahi, neydi aşk?
Onu bu kadar vazgeçilmez kılan neydi?
Her defasında bizi günahkâr kılan kendisi değil miydi?
Bizi vefasız kılan, ihanet ettiren, acı çektiren, hayallerimizi yıkan, yaşlandıran, ömrümüzü bitiren…

Sahi, neydi aşk?

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1072
Kayıt tarihi
: 07.05.13
 
 

1977 doğumlu. Atatürk Üniversitesini bitirdi.Öğretmenlik ve yöneticilik yaptı.2007'de Ankara Üniv..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster