Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '09

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
829
 

Aşkınızla evlenin ama...

Selamlar sevgili gönül dostlarım.

Bu yazımla biraz size nutuk atacağım, daha doğrusu evlenmek isteyenlere, yeni evlenenlere...

Arkadaşlar, evlenmek istiyorsanız öncelikle aşık olacaksınız. Aşk olmadan katiyen evlilik yürümez. Bu aşk ilerleyen yıllarda sevgiye, sonra anneliğe (yada babalığa), sonra merhamete, sonra da alışkanlığa dönüşecek...

Aşkınızı öyle facebooklardan, googledan değil kendi emeğinizle bulacaksınız. O kişiyle her ortama gireceksiniz. Nasıl yemek yiyor, görgüsü nasıl, akrabalarıyla ilişkisi nasıl, büyüklerine nasıl hitap ediyor, tembelliğe yatkın mı, fedakar mı, ince düşünceli mi hepsini deneyerek ve bizzat yaşayarak göreceksiniz.

Yukarıda yazdıklarım olumluysa yola devam edilecek demektir.

İçinden çıkamayacağınız durumlar hariç, herşeyin onayını ailenizden almanıza gerek yok. Birlikteliğin tadına varın. Birlikte çalışıp, ihtiyacınız olan herşeyi birlikte alın. İnanın bu durum ailelerinizi de memnun edecektir.

Ufak ayrıntılara takılmayın. Hedefiniz daima büyük olsun. Hedefiniz ne kadar büyük olursa, hayattaki başarılarınız da o kadar çok olur.

Şimdi gelelim en önemli konuya; evlendikten sonra lütfen eşinizi değiştirmeye çalışmayın. Gerek karakter, gerek kişilik, gerekse yaşam tarzı hiçbir zaman değişmeyecektir. O, odur artık ve siz de onunla evli olduğunuzu kabullenin.

Şöyle bir çevreme bakıyorum; evliliklerde en yaygın problem, kişileri olduğu gibi kabul etmeyip değiştirmeye çalışmak. Her iki tarafın da sinirleri yıpranıyor, bir kavga, bir stres almış başını gidiyor...

Oysa ki, onun beğenmediğimiz huylarınla uğraşmayı bırakıp, biraz kendimizle ilgilensek nasıl olur, hiç düşündünüz mü?

Ortalığı mı dağıtmış; bırakın dağınık kalsın. Alın elinize çayınızı veya kahvenizi o dağınıklığın keyfini çıkarın.

Erkekler için söylüyorum, alkol mü alıyor; siz de kendinize koyun bir kadeh bayanlar! Nasıl güzel olacak kafanız, görün! Sıkıntılarınızdan bir an için uzaklaşmak sizi öylesine rahatlatacak ki; onun neden içtiğini daha iyi anlayacaksınız.

Kadınlar için söylüyorum, bakımsızlar mı; herşeye rağmen bütün gün sizin için uğraştığını düşünüp, yanağına bir öpücük kondurun, bakın yanakları nasıl al al oluyor beyler!

Hanımlar! Eşlerinizle at yarışı izleyin, futbol izleyin, bira için, sigara içtiğinde kül tablasını getirin. Bunları deneyin, emin olun hemen anında olmasa da zamanla onlar da sizinle dizileri izleyecek, kadın programlarına yorum yapacak, manikürünüzün ne zaman geldiğini bile merak edecek.

Bence erkeklerin doğasında bir üstün olma çabası var. Bırakın bu duyguyu doyasıya yaşasınlar. Müdahale etmezseniz, sizi daha çok sevecekler, daha çok değer vereceklerdir.

Her zaman, yarın öleceğimizi düşünerek bugünün tadını çıkarmalıyız.

Bugün herşeyine kızdığımız eşimiz, yarın yanımızda olmayabilir.

Hadi şimdi hemen gidin, eşinize onu ne kadar çok sevdiğinizi söyleyin!

Ben hemen yapıyorum; seni seviyorum Volkan...

Aşkla kalın,

SEVİLAY

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet kesinlikle haklısınız!ben zaten diyorum ben bu kadını neden bu kadar kendime yakın buluyorum aynı düşünüyoruz çünkü bende hep arkadaşlarıma diyorum aynı şeyi...evli değilim ama evlenince mutlu bir kadın,mutlu bir eş olucağıma inanıyorum...

suzan yasar 
 09.12.2010 15:00
Cevap :
Eminim mutlu bir eş olacağınızdan sizin...Çünkü hemen hemen düşüncelerimiz aynı gibi..Sizin yorumlarınızı her zaman beklerim, sayfamın rengisiniz...Sevgiyle kalın...  09.12.2010 19:50
 

Bir masal dinler gibi hissettim kendimi ama gerçeğe dönüşebilir bir masal,sevgiyle kalın...

Şirazee 
 12.12.2009 18:39
Cevap :
Herkesin kendine özgü bir masalı vardır bence...Önemli olan o masalın kahramanını bulmak,sevgiler..!  12.12.2009 21:25
 

Sevilay Hanım,Günleriniz adınız gibi sevgilerle dolsun...Selam ve saygılarımla...

Mesut Selek 
 11.12.2009 20:54
Cevap :
çok teşekkür ediyorum Mesut Bey.selamlar..  11.12.2009 21:52
 

Sevilay Hanımcığım, öncelikle zor beğenen ve dürüst düşünüp yazan biri olarak hissettiğim/düşündüğüm şeyleri yazdığımdan emin olabilirsiniz. "Yazınız çok güzel olmuş!" övgüsünü yazabilmem için, onun gerçekten çok güzel olması lazım. Oysa yazınızın ana fikrine katılmadığımı ve sadece aşka güvenerek insanları evliliğe yönlendirmenizi irrasyonel bulduğum için düzeltme niteliğinde bir dip not yolladım, bir eleştiri yazmadım. Yayımlamışsınız, teşekkür ederim. * Beni hem sizin hem diğer okurlarınızın daha iyi anlamanız için şunları da aktarmama izin veriniz lütfen: Eskiden "tenkit" diye bir sözcük vardı, onun yerini eleştiri aldığından beri normalimiz bozuldu. Çünkü "tenkit" şu anlama geliyordu: Bir kişiyi, bir eseri veya bir fikri iyi ve kötü yönleriyle ve fakat bir denge içinde çekinmeden söylemek, yazmak... "Tenkit" eleştiri oldu olalı, kavram olarak içi boşaltıldı ve olumsuz düşüncelerle dolduruldu. Tenkitlerimde dengeliyimdir; ama size bir düzeltme yolladım. 1000 harf sınırı olduğu içi

Mehmet Sağlam 
 11.12.2009 12:16
Cevap :
Aşık olduğumuz biriyle evlenmenin neresi irrasyonel anlayamadım? Ne önerseydim? Görücü usulü ile evlenin veya sevmeseniz bile evlenin mi deseydim?Yine de yorumlarınız beni çok ilgilendiriyor,lütfen devam edin,saygılar...  11.12.2009 13:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1848
Kayıt tarihi
: 15.11.09
 
 

32 yaşındayım, evliyim ve yakışıklı bir oğlum var. Profosyonel pilates eğitmeni ve besin destek ü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster