Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1015
 

Aşure tadında...

Aşure tadında...
 

Eski yazılarımın bazılarını diğerlerinden daha çok severim. Bunların çoğu güncelliklerini yitirmeyen yazılardır. Bu nedenle 20.01.2008 tarihinde yazdığım Aşure tadında olabilmek başlıklı bloğumu okumayan dostlar için güncellemek istedim.

Bugünlerde pek çok evde hoş bir telâş yaşanıyor; aşure pişirip, dağıtma telaşı. Bu yazıda aşurenin tarihçesinden ve tarifinden söz etmeyeceğim aslında. Söz etmek istediğim şey bambaşka. Elbette aşurenin pişirilmesi, dağıtılması, tam da bu noktada, paylaşmaktan alınan hazzı da asla gözardı etmiş değilim. Aksine, bu yazıyı yazma nedenimin temeli sayıyorum bütün bu özelliklerini.

Mutfakta güzel bir şeyler ortaya çıkarmanın yolu, kaliteli malzemeden geçer. Bulunabilecek en güzel malzeme ise, üretimini en iyi yapan yöreden gelir. Erzurum'dan iyi bir portakal, Edirne'den iyi bir muz almayı düşünmezsiniz asla. Canım ülkemin neredeyse her şehrinin kendine özgü bir ürünü mutlaka vardır. Amasya'nın misket elması, Gaziantep'in fıstığı gibi...

İnanıyorum ki, bugünlerde ya sizin evinizde aşure pişti, ya da komşularınız getirdi ve yediniz. Yerken ne düşündünüz peki? Tadının güzelliğini mi, yoksa paylaşımın hoşluğunu mu? Benim aklıma ise bambaşka bir şey geldi aşuremi pişirir ve yerken.

Öncelikle güzel bir buğday seçmiştim, sonrasında da, diğer malzemelerin en güzellerini. O anda düşündüm ki, malzemelerin herbiri, ayrı bir şehrimizin ürünü. Konya'nın buğdayı, Çandır'ın fasulyesi, Burdur Yaylası'nın nohutu, Datça'nın bademi, Antep'in fıstığı, Aydın'ın inciri, Besni'nin üzümü, Aksu'nun susamı, Kemer'in portakalı, Tosya'nın pirinci, Malatya'nın kayısısı, Giresun'un fındığı, Beydağı'nın narı, Isparta'nın gülsuyu ve diğerleri...

Bunun ne kadar muhteşem bir şey olduğunu düşünmenizi istiyorum. Aşure kâsesine baktığımda, aslında ülkemin bereketine bakıyormuş gibi oluyorum şimdi. Hem bereketine, hem de bugünlerde en çok ihtiyacımız olan birlikteliğe, omuz omuzluğa...Çeşitlilik içindeki birliği görüyorum aşureye baktığımda. Birbiriyle ilgisi olmayan, ama aynı tencerede kaynadığında ve şekeri verildiğinde ortaya çıkan o eşsiz tadın anlamını daha iyi anlıyorum şimdi. Burada, her ne kadar ana unsur bakliyat gibi görünse de, asıl güzelliğin şekerle kazanıldığını düşünüyorum. Şeker de toplumsal barış, huzur, ya da sevgi saygı oluyor bir anlamda.

Aslında ülkem için en çok istediğim şeyin bu olduğundan da eminim; Çeşitlilik içinde birlik...Her yöreye ait güzellikleri bir kapta birleştirebilmek. Bundan ortaya çıkan güzelliği de paylaşmasını bilmek. Sözün özü; Aşure tadında olabilmek...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

güldüm... Ne yalan söyleyim... Özal derdi bunu "Aşure tadında olabilmek" diye... ha sahi sen siyasetle ilgilenmezsin... :)))))))))))))

UFUK KESİCİ 
 25.02.2011 10:18
Cevap :
Siyasetle ilgilenirim, ama bu ortamda asla:)  02.03.2011 9:07
 

işte bu yüzden güzel MB, ve siz bakış açısı çok farklı yazılarınızla en renkli taşlardan birisisiniz. Dilerim bu güzel Aşureye ıslak kaşıkla çalakaşık girmeyi bırakırlar... Yüreğinize sağlık, elinize ve aklınıza sağlık....

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 27.12.2010 22:42
Cevap :
Geç cevapladığım için bağışlayın. Siz de o renkli taşlardan birisiniz gerçekten. Çok hoş bir yorumdu, teşekkür ediyor ve dileğinize katılıyorum. Sevgilerimle...  30.12.2010 15:39
 

Amennn demekten başka ne diyerem ki şinci a be...hemi de be ya...selamlar...

nedim üstün 
 21.12.2010 11:40
Cevap :
Ben de sencileyin bir ' eyvallah ' desem usta?:)  22.12.2010 16:19
 

ve güzel bir dilek. Şimdilik bunu beceremiyorsak da ilerde inşallah aşure tadında bir ülke olur, hep birlikte yaşarız ve ağzımızın tadı kaçmaz. Sevgilerimle Tülin.

Nilgün Akad 
 20.12.2010 21:00
Cevap :
Sevgili Nilgün, belki aşure tadında olabilmemiz için; nohutların, fasulyelerin ve buğdayın bir süre daha pişmesi gerekiyordur:) Umarım Kaygusuz Abdal'ın dizelerindeki gibi ' Kırk yıl oldu kaynatırım, kaynamaz ' demeyiz:) Sevgilerimle...  22.12.2010 16:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 261
Toplam yorum
: 2348
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2075
Kayıt tarihi
: 23.07.07
 
 

1954 Antalya doğumlu ve Antalyalı'yım. Ülkemin ve özellikle bu şehrin sevdalısıyım. Sanatın pek çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster