Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mayıs '13

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
5008
 

Atatürk'e gelen seccade

Atatürk'e gelen seccade
 

alıntı


Atatürk'ün ölümünden tam dokuz yıl önce hediye edilen seccadenin ortasında bir saat deseni var. Ve bu saat 9'u 8 geçeye kurulu. Yani dokuz yıl sonra Atatürk'ün ölüm saati olan  tam üç dakika ileriye ayarlanmış. Bu bir kehanet mi, yoksa bir raslantı'mı? Dokuz yıl öncesinden zamanı durduran bu saat, yoksa Ata'yı yitirdiğimiz gerçek anı'mı gösteriyor? Bu seccadeyi armağan eden Hintli mihrace kimdi? işte bu soruların cevabı hala bu antik seccadede gizli. Kurtuluş savaşı'nın mağlupları arasında İngiliz ordusu saflarında savaş veren Hinli mihrace'de vardı. Özgürlüğe giden yoldaki başarının sırrını o da merak ediyordu. Bu amaçla Atatürk'ü ziyarete gelen yabancı konukların arasına katıldı. Atatürk, ziyaretçilerinin büyük bir bölümünü İstanbul'da kabul ediyordu. Bir zamanlar işgal kuvvetlerinin karargahı olan Tepebaşında'ki Pera Palas otelinin 101 numaralı odasına yerleşmiş ve kapısını tüm ziyaretçilere açmıştı. Yıl 1929'du. Atatürk Pera Palas'ın 101 numaralı odasının penceresinde durmuş düşünüyordu. Koşuşan bir kaç kişinin ayak sesleri üzerine daldığı düşüncelerinden uzaklaştı. Kapıda muhafızı duruyordu. -''Sayın Paşam. bir Hintli mihrace sizi ziyaret etmek istiyor'' dedi. Kurtuluş Savaşı'nın muzaffer kumandanı şaşırmıştı? Ancak şaşkınlığı çabuk geçti.''-Mihrace'mi? Buyur edin içeri''. Biraz sonra içeri başında ilginç tuğlu sarığı, üzerinde altın sırma işli cicili bicili elbisesi peşinde iki hizmetkarı ile gerçekten bir mihrace girdi. Kahveler içildi. Sohbet edildi. Devrin Dünya sorunları tartışıldı.. Atatürk'ün merakı yerini hayranlığa terketti. Gelen düşman bir ziyaretçi idi. Kurtuluş Savaşı'nın mağlup İngiliz orduları üyesi mihrace galip başkumandanı ziyaret ediyordu. Mihracenin işareti ile kapının yanında duran hizmetkarlarınından birisi elindeki rulo halinde getirilmiş bir paketi açarak Atatürk'e gösterdi. Bu mihracenin Atatürk'e armağan olarak getirdiği Hint işi bir seccade idi. Altın sırma ipliklerle süslü ipek seccadenin üzerinde yer alan desenlerde bir şamdanın asılı olduğu düz bir kemerle, Hint usulü çok kubbeli bir kemer izliyordu. Bütün bu motifleri ise fil desenli bir çerçeve çevreliyordu. Ancak içleri değerli taşla süslü dal kıvrımı ve gül motiflerinin bulunduğu ikinci kemerin üst boşluğunda romen rakkamlı bir saat yer alıyordu.Saatin akrep ve yelkovanı ise garip bir raslantı eseri Atatürk'ün 9 yıl sonra öleceği zamanın üç dakika ilerisi olan 9.08'i gösteriyordu. Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de Dolmabahçe Sarayı'nda  saat 9.05'te ölümünden yıllar önce seccadedeki saat aşağı yukarı aynı zamana kuruluydu. Büyük önderin mihracenin armağan ettiği seccadede yatan kaderi, yıllar sonra 3 dakika farkla gerçekleşti. Aradan geçen yıllar bu sırrı çözemedi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok ilginç. Tüylerim diken diken oldu. Bu vesileyle Ata'yı rahmet ve saygıyla anıyorum. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 19.05.2013 10:03
Cevap :
teşekkür ederim.İsmail bey. Sevgiyle kalın.  20.05.2013 11:44
 

Şukran Hanım, zaman açısından tasarlayan ile Atanın ölümü arasında senkronize bir rastlantı olabilir diye düşünülebilir. Ama yine de çok ilginç gerçekten. Elinize sağlık, selam ve saygılar.

Nizamettin BİBER 
 19.05.2013 9:41
Cevap :
Sağolun Nizamettin bey. Sevgiyle kalın.  20.05.2013 11:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 77
Toplam yorum
: 51
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 740
Kayıt tarihi
: 03.12.12
 
 

Bir kadın, bir anne, kırk yıllık eş... Resim yapmak, yazı ve şiir yazmak, her gün yeni şeyler..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster