Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
751
 

Ateş düştüğü yeri yakar

Ateş düştüğü yeri yakar
 

resmin orjinali www.ntvmsnbc.com sayfasından alınmıştır.


Diyarbakır’daki hain saldırıyı TV. Haberlerinden takip ederken birçok değişik ruh halinde hissettim kendimi. Öncelikle 5 yıl o şehirde görev yapmış ve 2002’de İzmir’e tayin olmuştum. Şu an kuzenim halen orada subaydı ve çocuğu da OKS için dershaneye gidiyordu (Telefonla öğrendim o dershaneye gidiyormuş ve patlamada dershanenin içindeymiş). Benim de saldırıda yaşamını yitiren yavrularımızla akran ÖSS hazırlığı yapan bir evladım vardı. Acıyı nasıl yüreğimin ortasında, nasıl da derinden hissettiğimi anlatmam imkansız.


Bizler TV'den ve basından olayı “başka bir yerde olmuş bir olay” gibi uzaktan izledik. Fikren ve kalben her ne kadar o insanlara kendimizi çok yakın hissetsek de ateş yalnızca düştüğü yerde çok tahribat yaptı her zamanki gibi. Yani ateşin merkezine yaklaşıldıkça ısı yükseliyor. Gerçek yangınlarda da durum böyle değil mi zaten? O, çocukları dershanede olan insanların yerine kendimi koyup hissetmeye çalışıyorum ve çıldıracak gibi oluyorum.


Sonra haberlerde ayrıntılar gelmeye başladı. Önce 4’ü öğrenci 5 vatandaşımız katledilmişti. Dün öğrenci evlatlarımızdan biri daha sonsuzluğa intikal etti. Başbakanımızın vefat eden gençlerimizden birinin annesiyle diyaloğu takıldı gözlerime:

- 17 yaşında şehit olur mu Başbakanım?

- Olur, Olur ( ! ! ! )

Gerçekten ateş düştüğü yeri yakıyor… Allah kimseye yaşatmasın..


Aynı acılı anne Başbakan’dan çocuğunun adının bir okula verilerek isminin yaşatılmasını rica ediyor. Başbakan’da Allah var ilgileniyor, telefon ediyor hemen..

Sonra gazetecilerden biri anneye

- Birkaç gün sonra doğum gününüzmüş. Doğum günü hediyesi olarak mı isim verilecek mealinde bir şeyler soruyor. Anne bitkin. Tek evladı var ve O’nu terör saldırısında kaybetmenin derin acısı gözlerinden okunuyor. (Tam yaslı bir anneye sorulacak soru)

- Benim artık doğum günüm olabilir mi? diyor.

Ateş cidden düştüğü yeri yakıyor…


Vee bugün gazetelerde manşet “BOMBACI KISKIVRAK”

Eeeeee ? Ne olacak şimdi? Elimizde bunlardan çok var zaten. Sorgulama, tutuklama, yargı süreci, cezaevi… Ondan sonra? Sonrası İmralı’daki KAN EMİCİ gibi bir cezaevinde besiye çekilecek. Benim, sizlerin ve O annenin verdiği vergilerle beslenecek, ihtiyaçları karşılanacak… Sindiremiyorum içime …


AB’ye gireceğiz masallarıyla 20 yıldır bizimle oynayan Avrupa, kanunlarımızı dilediği gibi delik deşik etti. Elimiz kolumuz bağlandı. Onların olurunu almadan hareket edemez hale getirildik. Daha ne kadar taviz verilecek? Daha kaç fidan koparılacak? Daha kaç ocak sönecek?


Dün Trabzon’daki vahşeti seyretmişsinizdir. Bir cani eşini ve 6 yavrusunu tabancayla vurarak öldürdü. Aynı katil 2001 yılında da bir akrabasını bıçaklayarak öldürmüş ancak yargılama süreci sonunda tahliye edilmiş. 6 yıllık safahatı 8 cinayet… Ne yapılacak bu adama? Mahkeme edilecek, cezası verilecek, muhtemelen bir seçim sonrasında da çıkabilecek bir AF ile topluma geri dönecek…Düzeltin artık şu yanlışları, kanunumuzdaki değişiklikleri geri alın. Nasılsa onların bizi AB’ye aldığı yok. Siz kanunları geri alın. Biz ABD’den daha mı az tehdit altındayız? ABD’de insan hakları yok mu? Eften püften sebeplerle her yıl kaç idam cezasını infaz ediyorlar?


Kapkaç suçu kanunda “yağma” kapsamına girip, bir iki suçluya 15-20 yıllık hapis cezaları verilince olaylar bıçak gibi kesildi neredeyse. Evvelden her gün onlarca kapkaç haberi basına yansırken artık yok denecek kadar azaldı. Peki nasıl düştü bu suçun oranı? Çünkü hukukta suçun karşılığı olan cezanın, caydırıcı bir seviyeye getirilmesi sağlandı.


Şimdi soruyorum sizlere: İnsanları haince, acımasızca katleden bu teröristlerin cezası ne olmalı? Hükümete ve yüce meclise, halk adına öneriyorum: Dilediğiniz konularda yapabildiğiniz referandumu bir kez daha yapın. Sorularda şu olsun. Avrupa Birliği üyeliği nedeniyle yapılan yasal düzenlemelerin geri alınmasını istiyor musunuz? Terör suçlarında ve toplu katliamlarda idam cezasının verilebilmesine olanak tanıyan yasanın çıkmasını istiyor musunuz? Hodri Meydan… Bunlardan herhangi birinde evet oyları % 85 in altına inerse kabul etmeyin yine… Var mısınız??


Eğer biz kapkaçtaki gibi kararlı ve caydırıcı cezalar içeren yasalar hazırlamazsak analar ağlamaya, kan akmaya, bunlar da bildiğini okumaya devam edecekler…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Kemal Turgal, Diyarbakır'ın yanıbaşında Siverek'te bir yıl görev yaptım. Hayatımın en zor yıllarından biriydi. Atatürk'ün savaş stratejisi yalnızca cepheyi değil cephe gerisini de savaşa dahil eder. Yeni Çağ Televizyonu şehitlerimizin ardından yayın yaptı. Emekli paşalarımız konuştu: Terör belasının yaşandığı illere Emekli Generaller vali olarak atansın dendi. O illerdeki bürokrat ve memur yapılanmasını bu valiler düzenlesin dendi.Talepler kulağın birinden girdi, diğerinden çıktı. 1984'ten beri verdiğimiz şehitlerin sorumluları, vebal sahipleri o kadar çok ki. Ve milletimiz de şehidinin ardından milyon olup yürümedi.Bir komutan nasıl yetişir bilen ve düşünen kaç insanımız var.Her biri cihan değerinde; milletimizin mal,can,namus koruyucusu, kollayıcısı..Vatanımızın ve milletimizin çok iyi yetişmiş her biri büyük birer değer,büyük vatan evlatları; ama kime anlatacağız, nasıl anlatacağız?!..AB'ye değil Türk Milleti'nin birliğine ihtiyacımız var.Sağolun.Selam ve sevgilerimle...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 20.01.2008 20:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1595
Kayıt tarihi
: 17.12.07
 
 

Çok sevdiğim askerlik mesleğinden 25 yıllık hizmet sonrası 2007 yılında kendi isteğimle emekliye ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster