Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
303
 

Ayakkabılar firarda!

Ayakkabılar firarda!
 

internetten...


 

Babasının elini tutmuştu sımsıkı. Daha az evvel döktüğü gözyaşlarının izi duruyordu solgun yanaklarında. Ayakkabılarının tabanları çıkmış, bir elinde tabanı çıkmış ayakkabısı ile seke seke dönmüştü okuldan, sokakta ezile büzüle, utana sıkıla. Yol boyu utancından iyice küçülmüştü. Göz ucuyla insanlara bakıyor bir yandan da tutamadığı gözyaşlarını, dudak kıvrımları arasında zapt etmeye çalışıyordu.

Eve ulaştığında artık hıçkırıkları çağıl çağıl çağlıyordu. Annesi şaşkın kapıyı açtı! ‘’Ne oldu?’’ Diye haykırdı. ‘’Düştün mü? Bir yerine bir şey mi oldu?’’

Sessizce uzattı ayakkabılarını! ‘’Bak ‘’ dedi. ‘’Bak…!’’

İşten yorgun argın gelen babası belirdi ardında. ‘’Tamam, hanım, bağırma çocuğa!’’

Uzattı kocaman ellerini sevgiyle minik kızın saçlarına, okşadı. ‘’Hadi üzülme, bırak ağlamayı da! Alırız yenisini.’’ Bunları derken düşündü bu arada da. Cebinde çok az para vardı. Bankalara kredi ödemesi yapmıştı. Hani o bitmez tükenmez banka borçlarını kıtım kıtım ödeyeceğim diye Ali’nin külahını Veli’ye misali, kırk takla atıyordu tabiri caizse. Hani ülkede kişi başına düşen milli hâsıla dolarlarla ifade ediliyordu da onlara nasip olmuyordu ya o dolar bazında söylenen paranın senti bile! Nasıl işse?

Kızının elinden tuttu, ayağına bir terlik giydirdi ve baba kız akşamın alacasında pazara doğru yol almaya başladılar. Allah’tan ki bu gün semt pazarı vardı. Ucuz yollu sergiden bir ayakkabı alacaktı çocuğuna. Cebindeki para ancak onu almaya yetebiliyordu! Olsun… Kızı ağlamayacaktı.

Aslında bilmiyordu!

Birkaç gün önce Çin’den ithal edilen, kadın, erkek, çocuk ayakkabılarında Kanserojen içeren zehirli madde Azor boyası tespit edilmişti.

‘’Milliyet Gazetesi'nden Tolga Şardan'ın haberine göre, İstanbul Erenköy Gümrüğü'nde incelenen 25 bin 510 çift ayakkabıda kanserojen madde olarak bilinen Azor boyaya rastlandı ve ithalat izni verilmedi. 20 Ekim'de yapılan tespitin ardından ayakkabılarla ilgili gerekli işlemler tamamlandı ve imha kararı alındı.

Tekrar TIR'lara yüklenen ayakkabılar Kocaeli'ndeki bir atık imha tesisine götürüldü. İşlem için tespit yapılmak istenince; kolilerde imha amacıyla gönderilen gerçek ayakkabıların olmadığı, daha önce piyasadan iade alınan eski ve yırtık ayakkabıların bulunduğu görüldü. Aralarında çocuk ayakkabılarının da olduğu kanserli madde içeren ayakkabıların izine rastlanamadı. Ayakkabıların bekletildiği antrepoyla ilgili inceleme başlatıldı.’’

Ve…

Şimdi O kaybolan ayakkabıların akıbeti meçhul!

Ayakkabılar kayıp!

Yenilerle, eskiler yer değiştirmişler bir çırpıda!

Kuş olup uçtular mı? Toz olup kondular mı? Bilinmez de!

O kanserli madde içeren ayakkabılar nerede, hangi pazar tezgâhlarında, hangi sokak arasındaki raflarda satılmakta! Hangi çocukların ayağında?

Ne vahim bir durum!

Biz ağlarken, kahrolurken bir çift kara lastiğin haline!

Şimdi binlerce çocuğun ayağına giyeceği kanserojen etkili ayakkabıların peşine düştük, düşmesine de!

Nerede? Nasıl? Kim bilir? Kim bulur?

Nasıl bulunur?

Belki ‘’O’’ küçük kız ağlamayacak bir müddet, yeni ayakkabılarını giyip okula gidecek, sevinerek!

Ya onun ve diğerlerinin sağlığını bekleyen büyük tehlike?

Bilemeyecek hiç kimse!

Birilerinin, 3-5 kuruş fazla para kazanalım hırsı; binlerce insanın sağlığını hiçe sayacak!

Her şey gibi, bu da unutulup gidecek!

Hayat, kör topal, öylesine devam edecek!

 

Ay Şen…

Yazarın notu;

Antik bir Hint masalı ile son nokta…

‘’Çok büyük ama aptal bir kral sert zeminin ayağını acıttığını söyleyip tüm krallığın sığır derisiyle kaplanmasını emretmiş. Ancak sarayın maskarası bu fikre kahkahalarla güldü; o bilge bir adamdı. Dedi ki: “Kralın fikri en basitinden komik.”

Kral çok kızmıştı ve maskaraya dedi ki: “Bana daha iyi bir seçenek göster yoksa öldürüleceksin.”

Maskara, “Efendim küçük bir sığır derisi parçasını kesip ayağınızı kaplayın” dedi. Ve ayakkabılar bu şekilde doğdu.

Bütün dünyayı sığır derisiyle kaplamaya gerek yok; sadece ayağını kaplamak tüm dünyayı kaplar. Bilgeliğin başlangıcı budur. ''

Ayakkabılardan önce, vicdan kayboldu!

Vicdan, cüzdanın ardında yok oldu!

 

Bilgi notu:

Azor Boya:Giysi ve ayakkabı gibi insan bedenine temas eden ürünlerde kullanılmaması gereken İnsan sağlığına zararlı bir boya çeşidi.

kaynak: Google

Çağın kabusu kanserin nerede, nasıl karşımıza çıkacağı belli olmuyor. Şimdi ayaklarımızdan bizi yakalıyıp hasta eden kimyasallar gündemde. Tehlike büyük. Aldığınız ayakkabılara dikkat edin.

Tehlikenin kaynağı ftalat denilen ve plastiği yumuşatmak için kullanılan bir madde. Özellikle suni deri ayakkabılarda bol miktarda ftalat kullanımına rastlanıyor. Bu maddenin en büyük özelliği tenle temas ettiğinde vücuda hemen geçmesi. Bu durumda 7-8 saat boyunca ayaklarınızın içinde durduğu ayakkabılar gerçek bir tehlike anlamına geliyor.

Ftalat kansere davetiye çıkarıyor. Hormon bozuklukları, ilerki dönemlerde dokularda kanser gibi bir takım sıkıntılara yol açabiliyor. Tüketicinin bunu anlaması imkansız. Özellikle okulların açıldığı bu dönemde alınabilecek en büyük önlem bilinmeyen markalar ve suni deriden uzak durmak.

kaynak:

www.habercil.com

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hadi bizde katakulli çok da Çin de ihracatına izin vermeseydi ve hatta üretimine müdahale etseydi! Uluslararası yaptırımlar Çin'e işlemez tabii. Mesela bu olaydan sonra Çin'den ithalatı yazakladık mı:) İnsanın değeri yok bu ülkede Ayşen Hn! Yok etmek için de bir vesile bulunur mutlaka. İyi pazarlar.

Ata Kemal Şahin 
 30.11.2014 6:24
Cevap :
iyi pazarlar Ata kemal Bey... Olimpiyat açılış törenini bile çakma görüntülerle Dünya'ya seyrettiren Çin! Hiç ''benim malım kötü, almayın'' der mi?Sadece ayakkabılar da değil, bir çok üretilen malzemede insan sağlığına zararlı maddeler var ve bunlar pazarlarda, kırtasiyecilerde satılıyor. Ucuz emek, ucuz maliyet ve eşittir, insan katli!2 gün önce ''O'' zehirli ayakkabıların fotoğraflarını yayınladı bakanlık! Neden ithalatçı firmanın adı açıklanmıyor? Hep bir dolap, hep bir düzen! Selam ve sevgiler...  30.11.2014 15:34
 

Ayşen Hanımcım emeğinize ve yüreğinize sağlık.Sevgilerimle.

Şennur Köseli 
 27.11.2014 11:13
Cevap :
Çok teşekkür ederim, Şennurcuğum... Sana sevgilerimi yolluyorum...  27.11.2014 14:06
 

Adaletin hüküm süemediği toplumlarda sömürü devam ettiği için eşit ve hakça paylaşım yapılmadığından kötü tutkuların ve açgözlülüğün iştahı insandaki tahribatı daha da yoğunlaştırır...Sisler içinde kalanlar sisi önceden farketseydiler apaçık yollarını kapayanları sisler içinde bırakırlardı...Ayrıca bir ayakkabı kutusuna saklanmışlarla bütün ülkeyi giydirecek kadar ayakkabı alınabilirdi...Antik masalıyla beraber oldukça zengin bir günceldi sayın Şen.Sağolun.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 26.11.2014 20:29
Cevap :
Sayın Abbas Oğuz arkadaşım ''ADALET'' şiddete ve tecavüze uğramış, şimdilerde de durumu daha vahim bir halde yerlerde sürünüyor.İnanın ki her geçen gün ruhum daha bir karanlık dehlizlere yönelmiş bir halde ve ne yazık ki o dehlizlerin sonunda hiç bir ışık emaresi de gözükmüyor:( Her ne kadar ulusal basına ait kurumsal bir yerde blog yazarlığı yapıyorsak da ki alt tarafı bir blog! İnanın çok yakındır bunları dahi kaleme alamayacak bir duruma gelmek üzereyiz. ''hadi bakiim kadın, sen muhtemel şüphelisin, sayfan error!''Ayakkabıları soruyorlar, o diyor ''ben görmedim'' öbürü diyor ''ben bilmiyorum'' Yani ben bilsem! Bilirim yapacağımı da! Kim bilir şimdi o ayakkabılar kimlerin ayağında!Çok eski yıllarda Afrika'daki halkların, sırf elmas madenlerini ele geçirmek adına nasıl açlığa mahkum edildiğini okumuştum. Tarih yer değiştirerek tekerrür etmekte! Selam ve saygılar sunuyorum, teşekkürlerim eşliğinde...   27.11.2014 14:06
 

Sevgili Ay Şen Hanım, bilgilendirici, uyarıcı yazınıza kulak verilir inşallah bir tek ayakkabı değil, oyuncaklardan her şeye kadar kanserojen madde içeriyor. Vicdanlar cüzdanların içine girdi.Selam ve sevgiler canım.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 26.11.2014 18:54
Cevap :
Özellikle de cicili, bicili rengarenk kırtasiye malzemelerinde ve oyuncaklarda hocam. Ne kadar büyük tehlike. Ve... Bu arada bizim üreticilerimiz kan ağlıyor, hem sağlığa zararlı hem de ucuz bu malzemeler. Bizim zanaatkara iş kalmıyor. Ah ah kocaman bir balon şu an ekonomi ve aniden patlayacak!Sevgiler sunuyorum size.  27.11.2014 2:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 525
Toplam yorum
: 2813
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1157
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster