Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
305
 

Zeytin

Zeytin
 

objektifimden...


Kara, iri iri, üç çift göz! Tabağın ortasında tek başına kala kalan, tek bir zeytin tanesine takılmıştı. Peşkirin ucunu, belli belirsiz çekiştirip duran minicik eller, uzanıp da ‘’O’’ tek taneyi alamıyordu! Üzgün ve hüsranla buğulanan gözlerindeki hüznü, çocuklarından sakınan anne; yer sofrasının ortasında duran tepsinin kıyındaki somundan, üç kocaman lokma kopardı. ‘’O’’ tek zeytin tanesini de üçe bölüp, kocaman lokmaların içine yerleştirdi ve bir bir o minik ellere tutuşturdu.

Yokluk, yoksulluk hayatın fıtratında mı vardı? Yoksa o melun fıtrat gelip de onları mı bulmuştu? Onlar gibi nicelerini! Bilinmez!

Gün olur, tek bir zeytin tanesi, rızık olur sofralara ‘’Ben hayatımda bugüne kadar hiç zeytin yemedim!’’ Ya da’’ Bir bardak suda fırtına koparıyorsunuz! Dağ, taş zeytin ağacı dolu’’ diyenlere inat!

O mızrağımsı, deri gibi sert, minik ama yeşilin bin bir tonundan birini yaprağının üstünde, gümüşün albenisini de yaprağının altında gizleyen zeytin… Yapraklarının kimi kez yakacak, kimi kez de içinde barındırdığı uçucu yağları ve tanenle, Alternatif Tıp’ta şifa kaynağı olarak kullanıldığı zeytin…

İlkbaharın son demlerinde salkım salkım açan çiçekleriyle ve kışa doğru sürgünlerinin arasında önce yeşil, sonra kararan meyvelerini insanlara sunan zeytin…

Büyüdükçe irileşen gövdesiyle, beyaz güvercinin ağzında tuttuğu dalıyla Barış’ın simgesi olan zeytin…

Derindir kökleri, aynı tarihçesi gibi. Kumlu çakıllı, kalkitli ya da taşlı ayırt etmez, salar derinleşir, toprağa. Yüzyıllar boyu hüküm sürer olduğu yerde. Sever ışığı, Güneş’i sıcağı. Bir yıl bol, bir yıl nazlanır ürün verirken. Halk arasında ‘’ Zeytinin var yılı, yok yılı’’ derler, hasat ederken.

Mitolojide ‘’ölümsüz ağaç’’ diye isimlendirilirken, Kuran-ı Kerim’de de ‘’Tanrının insanlara hediyesi olarak Sina Dağı’na cennetten indirildiği’’ yazmakta ve ‘’mübarek bir meyve’’ olarak tanımlanmaktadır zeytin…

‘’Allah, göklerin ve yerin Nur’udur. O’nun nurunun misali, içinde çer; ağ bulunan bir kandil gibidir; sırça, incimsi bir yıldızdır ki doğuya ya da batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (Bu öyle bir ağaçtır ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. Bu Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu kendi nuruna yöneltip, iletir. Allah, insanlar için örnekler verir. Allah, her şeyi bilendir.’’ (Nur Suresi 35) (Alıntı)

Tarihsel verilere göre, Milat’tan önceki yüzyıllara dayanır geçmişi, elbette tespit edildiğince, belki de daha eski.

Anadolu’da, İyonların zeytinden, yağ çıkarmak için kullandıkları pres ve aletler ile muhafaza etmek için kullandıkları küplerin bulunduğu ve sergilendiği ‘’Kuşadası’nda OLEATRİUM, Dünya’nın ilk ve tek Zeytinyağı Müzesi ‘’ olma özelliğini taşır.

http://blog.milliyet.com.tr/kusadasi-nda-sakli-cennet--degirmen--1--oleatrium/Blog/?BlogNo=366218

Bu mucizevi bitkinin meyvesi zeytinin ‘’ altın’’ diye nitelendirilen, her derde deva; yeşilimsi- sarımtırak renkteki yağı; zeytinyağının faydaları, saymakla bitmez.

Zeytin ve zeytinyağı bünyesinde ‘’A,D,E ve K vitaminlerini ihtiva eder. Kalınbağırsak, prostat, mide ve pankreas kanseri ile kalp ve damar hastalıklarından korur. Karaciğerin dostu, kemikleri güçlendirici, antioksidan özellikte, kabızlığı öneyen, hücre yenileyen ve yaşlanmayı geciktirerek, ömrü uzatan zeytin…

Kıymayın!

Nesiller boyu insanlara, faydadan ve şifa vermekten başka hiçbir suçu olmayan zeytin ağaçlarına!

Unutmayın!

Gün olur, devran döner!

Yeşili, betona, yola veya santrallere, tercih eden insanlara, Tabiat Ana, verdiklerinin kıymetini bilmedikleri için, en acı yöntemlerle eza eder!

 

Ay Şen…

 

Tanen: Bitkilerden elde edilen ve açık sarı-kahverengi toz, pul ya da süngersi bir kütle halindeki biçimsiz (amorf) maddelere verilen addır.

Çer; ağ: kandil, Işık, çırağ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Zeytin,bu ülkenin can damarlarından biridir. Onu ,keserek yok edenler,bir kendilerinin de bir zeytin tanesini arar duruma geleceklerini düşünmeleri gerekir.Bir de 25 dönümden küçük zeytinlikler bile inşaat alanı oluyor.Bu gidişle zeytin ithal eder duruma geliriz.Selamlar.

Hüseyin Başdoğan 
 02.12.2014 23:36
Cevap :
Sayın yazarım, şu an (son verilere göre) Dünya'da zeytin ve zeytinyağı üretiminde ve de ihracaatta 4. sıradayız. Avrupa, Amerika ve Çin gibi ülkeler, sağlık açısından, hızla zeytinyağı tüketimlerini arttırmaya çabalarlarken; biz engebeli arazilerde yetişmekte olan zeytinlerimizi ıslah edip bakacak ve üretimi daha da arttıracak önlemler alacağımız yerde, zeytinlerin ölüm fermanlarını hazırlıyoruz kanunlarla! Yani Nasrettin Hoca misali bindiğimiz dalı kesiyoruz.Gerçi öz varlıklarımızdan ne kaldı ki? Satılmayan, kiralanmayan? ''Kapitilasyonları kaldırdık'' diye okuturuz okullarda! Kapitilasyonların daha fazlasını veririz, özelleştirme adı altında!Değerli yorumunuza teşekkür ediyor,saygılar sunuyorum.   03.12.2014 2:38
 

Özünde asıl olan insana hak ettiği değeri vermemektir arkadaşım. İnsana değer verenler, canlılara kıyamaz. Hele ki böylesine faydalı bir ağaca...Günü kurtarmaya çabalıyor bazıları, yarını, yarınlarımızı, çocuklarımızı, torunlarımızı düşündüğü yok. Dünyanın hakimi olacaklar sanki. Ağaçlar olmayınca bir gün hayat da olmayacak farkında değiller...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 02.12.2014 18:30
Cevap :
Yani Ayşegül'cüğüm ülkenin hangi yakasına baksak, durum içler acısı! :((( Ne ekonomi, ekonomi ne de siyaset siyaset!Bir ''adam sende''cilikle günü kurtarma çabasında millet. Aslında bir gün öyle büyük bir çöküş yaşayacağız ki kanımca! Hem de her alanda! Uyanıp silkelense de insanlar, olmayacak artık bir fayda! Sevgiler arkadaşım.   03.12.2014 2:43
 

Betonlaşma uğruna, iktidarın gözlerini zeytinliklere diktiği bu günlerde, zeytine hem güzelleme, hem ağıt olmuş bu yazın sevgili Ayşen. Ben kendi yaşamımda, toplumun böylesine vurdumduymaz, böylesine körleştiği bir dönemi görmedim. Ülkemi ve kendimi tecavüze uğramış hissediyorum sürekli. Yüreğin sağlık, sevgiler...

Vildan Sevil 
 02.12.2014 15:32
Cevap :
Çok ama çok haklısınız Vildan öğretmenim. Ne yazık ki hangi konuda haklı olsak da milletin kulakları tıkalı, gözleri kör. Algı sıfırın altında!Sevgilerimle...  03.12.2014 23:13
 

Zeytinlik sahipleri de zeytin ağaçlarını kesmekten men edilmeli ve zeytinliğin tarım dışı şehirleşme tasarımlarına tapulanması yasaklanmalıdır. Buna karşın zeytin üretimi maddi destek almalıdır.

Muharrem Soyek 
 02.12.2014 14:59
Cevap :
Muharrem Bey, yazdığınız her bir kelimenin altına imza atarım da başta bazıları zeytini düşman ilan ettiler! Üretici kesmese, büyütüp baktığı ağaçlarına sahip çıksa da var mı bir çareleri? Gündeme son düşen habere göre Edremit'te binlerce zeytin ağacı kesilecekmiş yine:( Söylenecek o kadar çok şey var, hatta yazılacak da olmuyor! Kelimeleri dans ettirip, derdimizi anlatmaya çabalıyoruz. Selamlar ve saygılarımla...  03.12.2014 2:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 533
Toplam yorum
: 2840
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1332
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster