Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1338
 

Azınlık sorunu

Azınlık sorunu
 

Birinci Dünya Savaş’ı sona ermişti. Paris Barış Konferansı (1919)’nın ardından merkez güçleri (Almanya, Avusturya-Macaristan, Osmanlı İmp.) ve ittifak güçleri (İngiltere, Fransa, ABD) arasında antlaşmalar imzanlandı. Bu antlaşmaları bir kenara bırakarak ben azınlık sorunu üstünde durmak istiyorum.

Bildiğiniz gibi A.B.D başkanı Wilson bir 14 maddelik Wilson prensiblerini deklare etmişti. Bu 14 maddenin özünde azınlıkların kendi kaderini tayin etme hakları ve bir uluslar ligi (league of nations) kurulması vardı.

Paris Barış Konferansı’ndan sonra bu azınlıkların ya da kendilerini azınlık gibi gören insanların kendi kaderini tayin etme hakkı üzerinde durmadı ancak Polonya, Çekoslovakya ve Sırbıstan’ın dışında.

Peki neden birçok insan ya da azınlık kendilerine büyük devletlerden yardım beklerken, sadece devlet olabilme yönünden yardımı sadece Polonya, Çekoslovakya ve Sırbıstan almıştı? Çünkü İngiltere ve Fransa kendi çıkarlarına uygun gelen bu milletleri Paris Barış Konferansı’ndan sonra devletleştirmişti. Bunu yapma nedenleri ise, Almanya’nın olası bir gelişim süreci sonrası tekrardan İngiltere ve Fransa için tehlike olacağını düşünmeleriydi.

Şimdi İngiltere ve Fransa nasıl kendileri için (buffer zone) tampon bölge devletleri kurdular? Polonya Rusya ve Almanya’dan toprak alarak kuruldu ve bu aldığı topraklar sayesinde öncesinde denize girişi olmayan Polonya denize giriş kazanmıştı. Bu Polonya için çok büyük bir olaydı; çünkü bu sayede Almanya’ya karşı ayakta kalabilecekti; çünkü denize girişi sayesinde hem deniz ticaretinde rol alacak; hem de bir deniz donanması olacaktı ve bu İngiltere ve Fransa’nın çıkarına olduğu için Polonya Devleti konferanstan sonra oluşturuldu.

Yine aynı olayı biz Sırbistanda ‘da gördük. Sırbistan da İngiltere ve Fransa’nın isteği ve desteği ile kuruldu ve ona da denize girişi için toprak verildi. Bu da yine Almanya’ya karşı güçlü bir Sırbistan içindi.

Gelelim Çekoslovakya’ya, burada çok enteresan bir durum var. Sudetanland isimli bölge, son derece dağlık olan bu alan, dündüz bir ova olan Çekoslovakya’ya verildi çünkü ova olan Çekoslovakya savunma için iyi değildi; ancak Sudetenland dağlık alanı ile savunma açısında daha iyi bir vaziyet kazanacaktı.

Yani sonuçta Paris Barış Konferans’ından sonra ortaya atılan aznlıkların kendi kaderini tayin etme hakkı İngiltere ve Fransa’nın kendi çıkarlarını koruyan bir duruma dönüşmüş oldu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 1267
Kayıt tarihi
: 25.02.07
 
 

23 yaşında, İstanbul Bilgi Üniversitesi Siyaset Bilimi 4. sınıf öğrencisi. Bilgi Üniversitesi Sulh K..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster