Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '08

 
Kategori
Ekolojik Yaşam
Okunma Sayısı
536
 

Balıklar da yanar!

Balıklar da yanar!
 

Son anını düşündüm bir uğur böceğinin.

Evini sırtında taşıyan kaplumbağanın!

Son anını düşündüm bir tavşanın.

Nasıldı, nasıl geçmişti?

Son dakikaları…

Son saniyeleri…

Son saliseleri.

Teninde ateşler uçuşurken zavallıların!

Her sabah yaptığı gibi...

Selamlaşabilmiş miydi mesela ceylan

Kapı komşusu koca kurtla.

Kelebekler kondurabilmiş miydi?

En hafif, en can alıcı öpücüğünü…

Bir çınarın sevdaya duran yaprağına aşkla!

Kolayca veda edebilmiş, terk edebilmiş miydi telli kavak?

Teni tenine muhtaç, kolları boynuna kement sarmaşığı!

Kol kanat gerebilmiş, çare olabilmiş miydi söğüt ağacı?

Gölgesinde boy veren geline, gelinciklere?

Ya da kovalamış, ötelemiş miydi çam ağacı?

Duldasına yuva yapan serçeleri!

Uzaklara…

Ta uzaklara…

Bir geyiğin ağlaması nasıldı peki?

Gözlerinde yaş var mıydı?

Kalmış mıydı?

Son nefesini vermeden…

Az biraz önce!

Ya arılar…

Arılar konabilmiş, öpebilmiş miydi son kez?

Dikeni yabana vuslat…

Meyvesi aşka biat…

Bir böğürtlenin asi kızıl nefesini,

Siteminden

Gizeminden

Özünden

Sunmak için giderayak sahibesine

Altın sarısı mucizesinden!

Ya kuşlar?

Kuşlar kaçıp gitmiş, terk etmişler miydi peki?

Rüzgârda aşka gelen, meltemle raks eden

Çam ağacının zülüflerini!

Yoksa…

Yoksa bile bile lades deyip,

ateşe mi atmışlardı kendilerini.

"sen olmazsan yaşamak benim neyime?" deyip,

Ölüme yekvücud yürüyen sevdalılar gibi.

Ben bir balığım!

Hani balıklar yanmaz diyorlardı ya…

Ben yandım…

Ben yandım arkadaşlar.

Bir ceylanın son bakışında!

Sonsuza kadar…


A. Sarıkaya…

***Bu şiirimi: son yangınlarda ağzı olup da bize göre dili olmayan ama her biri dilinde ayrı bir sevda şarkısıyla giden tüm canlıların anısına karaladım. Saygılar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok içten yazmışsınız sizi yürekten tebrik ederim fakat atlayamayacağım bi konu var. siz hayvanlardan bahsetmişsiniz peki yaa üstünden 15 yıl geçen ve 37 insanın kül olduğu yangın? Ne acıdır ki insan kılığına girmiş insanım diye geçinen zavallıların sebep olduğu yangın. içerde can pazarında alevlerin kendilerine ulaşmasını beklerken yaşadıkları o insanların! Arkalarında bıraktıkları eşleri, çocukları. Babasını hiç göremeyecek bir yavru. Hayaller bile yanıyor ne yazık ki...

Mavi. 
 07.08.2008 4:29
Cevap :
Çok haklısın. Onlara ne denir bilmem ki... Onları anlatacak kelime bulamam inan. İnsan kılıklı zebaniler desem zebanilere ayıp olur. Ve hala aramızda dolaşıyorlar ne yazık ki...  07.08.2008 11:13
 

Böylesine duyarlı olabilmek güzel, duyarlılığını bu kadar güzel ifade edebilmek daha da güzel... Yüreğinden öpüyorum.

Melek Koç 
 06.08.2008 11:07
Cevap :
Teşekkür ediyorum. Sevgiler Melek.  06.08.2008 11:49
 

Yerli malı haftası kaldırılmış okullarda... Çok kominist kaçıyormuş... Orman haftası yokmuş artık... Sonuç bunlar işte... Köy enistüsünü kapayanlar, çağ yangınlarından sonra orman yangınlarını da tetiklediler... İçli satırların için teşekkür ediyorum...

yeşilsoğan 
 04.08.2008 21:57
Cevap :
Abi... Biz kendimize dikkat edelim bence... Bizi de kaldırabilir tedavülden sözünü ettiğin bu zihniyetler o zaman. Diğer yandan yerli malı da pek kalmadı gibi bişey zaten. Senin de son yazında vurgulagığın gibi... %60 sermayesi yabancıların elinde bir ülkede yaşıyoruz nasıl olsa. Hızla kullaşıyoruz bi yandan. Hadi hayırlısı. Bak öyle dedin de ne geldi aklıma . Ben bugün anamın yaptığı, domatesli, biberli, fesleğenli sulu bulgur aşı yapmıştım. Onu da yasak etmesin bunlar yakında... AB uyum yasalarıyla çelişiyor diye. Ne dersin?  04.08.2008 22:13
 

bizim çocuklarımızın, torunlarımızın nefessiz kalacaklarını düşünebilse , sevgiler

Dilek Fuçucı 
 04.08.2008 21:20
Cevap :
Teşekkürler Dilek. Keşke...  04.08.2008 21:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1471
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster