Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ağustos '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
595
 

Balyoz davasından tutuklu komutan Kemal Dinçer’i göreve çağırmışlar

Balyoz davasından tutuklu komutan Kemal Dinçer’i göreve çağırmışlar
 

Fotoğraf: http://www.farklihaber8.com


Sözcü Gazetesi'nden Saygı Öztürk'ün haberine göre, Savunma Bakanlığı, (millisi yok!) Balyoz Davası'nın tutuklu sanığı emekli Albay Kemal Dinçer'i askerlik şubesine çağırdı. Avukatı 'Ne zaman tahliye olacağı meçhul' yanıtını verdi.

Silivri Cezaevi'nde yatan emekli albaya, Suriye ile yaşanan gerilimden sonra 'sefer görev emri' çıkarıldı ve en kısa sürede Askerlik Şube Başkanlığı'na başvurup askeri birliğe gitmesi istendi.

Dinçer'in sefer görev emri talimatı, Boyabat Askerlik Şube Başkanlığı tarafından ev adresine gönderildi. Yazıyı alan emekli albayın eşi Zehra Dinçer, durumu avukatları Emin Emir'e bildirdi.

Tutuklu emekli albayın avukatı Emir, dün Boyabat Askerlik Şube Başkanlığı'na gönderdiği cevap yazısında şöyle dedi: ''İlgili şahıs kamuoyunda 'Balyoz' olarak bilinen, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dosyasıyla ilgili olarak 11 Şubat 2011'de tutuklanmış olup, ne zaman tahliye edileceği meçhuldür.''

***

Ne oldu?

Etekleriniz mi tutuştu?

Gizli tanıklarla bu komutanları içeri atarken,

Ailesini, çoluğunu, çocuğunu, konumunu düşünmeden mesnetsiz suçlamalarla onurunu çiğnerken,

Birçok muvazzaf, subay, asker, arından namusundan canına kıyarken!

Neredeydiniz?

Neredeydiniz, vatanına milletine bir kez bile helal getirmemiş, yüz çevirmemiş bu ülkenin bel kemiği askerlerine kıyılırken?

Hangi gizli tanığın seyrindeydiniz?

Hangi şehvetin cemindeydiniz?

Şimdi mi aklınıza geldi onlar, şimdi mi hatırladınız?

Yoksa Habur sınır kapısına gönderilecek hakimleri savcıları mı seçiyor, ayıklıyordunuz?

Hangi dağda kurt öldü, hangi esenler esti de aklınıza geldi. Kendi ellerinizle içeri attığınız ama ne hikmetse orada unuttuğunuz, çürüttüğünüz, tükettiğiniz o komutanlar?

Kendi bakanlığında görevli bulunan komutanların bile çetelesini tutamayan, kendine bağlı askerin, komutanın nerede, ne halde olduğunu bilmeyen bir bakanlık dünyanın neresinde, hangi çevresinde görülmüş?

Onlar haindi hani?!

Hani camileri bombalayacaktı?!

İşte şimdi her şey tekelinizde. Önünüzde topuk selamına duran çok değerli bir Genelkurmay ve onun komutanları var. Başkomutan da Çankaya’da oturuyor. Kolay değil öyle komutanlık, hele hele başkomutanlık! O öyle bir görev ki; hazır servet üstünde fındık kırmaya benzemez. Aha meydan, aha da cephe! Çıkın da millet boyunuzu görsün. Anlasın ne menemen bir şey olduğunu şu kahramanlığınızın!

Yıllardır arkasından demediğinizi bırakmadığınız, şanla, şerefle, milletiyle elele kazanıp bu millete armağan ve emanet ettiği, gözü gibi baktığı, sakındığı Cumhuriyeti ve onun değerlerini çarçur ettiğiniz, heba ettiğiniz Mustafa Kemal gibi çıkın meydanlara, muharebe alanlarına. Askerlikten kaçırdığınız oğullarınızla birlikte!

Hani fotoğraflarını bankalardan kaldırdığınız, hani resmi kurumlardan azalttığınız, hitabesini çöplerden topladığımız, Nutuk'unu suç delili olarak fişlettiğiniz, ismini okullardan sildirdiğiniz, ona ihanet eden ne kadar isim varsa sahip çıktığınız, yücelttiğiniz Gazi Mustafa Kemal gibi… !

Çıkacaksınız tıpkı onun gibi, geçeceksiniz ordunuzun başına, askerlerinizin önüne ve nasıl soktuysanız bu ülkeyi bu cenderenin içine, aynen öyle çıkaracaksınız!

Fakat siz! Siz. Komutasında kaç asker, kaç komutan bulunduğunu; nerede, nasıl, hangi şartlarda bulunduğunu, ölümü sağ mı olduğunu bile bilmeyen bir bakanlığın üyeleri olarak bunu yapabilir misiniz, nasıl yaparsınız bilemem? Hiç de umudum yok!

Bunca yaptıklarınızdan sonra hangi asker, hangi komutan size güvenir, PKK ile gönül rahatlığı ile mücadele edebilir ki?

Yarın yargılanır mıyım, hücrelere atılır mıyım, namusumu, şerefimi bir paralık ederler mi demeden, işaret edeceğiniz düşmanla ya da kim bilir kiminle çarpışabilir ki?

Şimdilik kullanalım, sonra gereğini yapar, geldiği yere, deliğine tıkarız nasıl olsa diye mi düşünüyorsunuz? Var mı böyle bir düşünceniz, hesabınız, kitabınız? Olmasa bile bundan böyle kim size güvenir, kim sizin ipinizle kuyuya iner ki?  Bunu kendinize sorun.

Öyle, bugün canım sıkıldı bu bayramı kaldırayım, yarın hanım sıkıldı şu bayramı kaldırayım, öbür gün kız sıkıldı fotoğrafını indireyim, ardından enişte sıkıldı adını sildireyim demekle olmuyor bu işler.

Sen kalkar Türküm dersen, o da kalkar Kürdüm der demekle de olmuyor.

Oluyor idiyse buyurun. Han sizin hamam sizin! Gün sizin devran sizin! Dert sizin derman sizin! Yaraya sürecek merhem  sizin! Sürün, sürün de iyileştirin açtığınız yaraları. Nasıl açtıysanız, aynen öyle!

Bilmem anlatabildim mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu güzel insanı tutuklamak ve onun vatanseverliğinden şüphe etmek başlı başına ayıp,seni seviyoruz komutanım...

Cahit ÇAKIR 
 14.08.2015 17:42
 

Büyük bir telaşla, ABD'nin 1 Mart Tezkeresinin geçmemesinden dolayı oluşan büyük kininin tetikçiliğine soyundukları için, kimi tutuklamışlar, niye tutuklamışlar,içerde kim var, kim yok hiç farkında değiller. Teslimiyet, emir kulluğu ve Eşbaşkanlık görevi bazen bu tür traji komik durumlara yol açabiliyor. Rezil oldular.. Çuvalladılar.. Saygılar..

cevodem1957 
 12.08.2012 12:33
Cevap :
Bunu bir de kendileri görebilseler. Zeytinyağı gibi her dem üstteler. Ortadoğu ekseninde eriyip gideceğiz korkarım. Selamlar  13.08.2012 23:44
 

Ben sadece bu yoneticilerimizden utaniyorum diyebilirim. Kimisi timsah gozyasi dokuyor, kimisi seytan gozyasi dokuyor ama anlamakta zorlandigim konu su:muslumanligi kimseye birakmayan bunlar Kul hakki konusunda ne dusunuyorlar acaba.Bu kadar Kul hakkiyla ahirete gitmek hicmi onlari korkutmuyor,yataga baslarini koyunca neler dusunuyorlar acaba gercekten merak ediyorum.

Mehmet Sahin 
 12.08.2012 6:44
Cevap :
Kul hakkı onların gündeminde yok Mehmet bey. Sıradaki şikayetiniz! :))   12.08.2012 13:36
 

Merhaba, Siz anlatmasına çok iyi anlattınız da onlar anladılar mı? Malum sizin anlatışınız değil karşınızdakini anlama kabiliyeti geçerlşidir. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 11.08.2012 14:32
Cevap :
Onlar işime gelenleri çok iyi anlıyor. Bakmayın siz anlamıyor gibi yaptıklarına, kulaklarını tıkadıklarına. Hedef saptırmak için taaa dünyanın öbür yüzünde göz yaşı döktüklerine. Vatandaşlar görmesin, örnek alıp zırıl zırıl ağlamasın diye. Tüm çabaları yine bizim için!!! Saygılar, selamlar.   11.08.2012 19:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1487
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster