Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ocak '14

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
691
 

Bana Yalan Söyle, Paul Ekman ve Bio-bildirim

Bana Yalan Söyle, Paul Ekman ve Bio-bildirim
 

Bana Yalan Söyle, Paul Ekman ve Bio-bildirim


Eminim aranızda “Lie To Me” dizisini izleyenleriniz vardır. Ya da bir şekilde Paul Ekman’ın büyülü çalışmalarından etkilenenler.

Bir çok sitede ücretsiz olarak izleyebileceğiniz, “Bana Yalan Söyle”nin ikinci bölümü oldukça ilginç, ikinci bölümün en iyi parçası ise ilk sahnede saklı. Yani “yalan detektörü” nü fizyolojik gerilimi ölçen bio-bildirim sisteminden başka bir şey olmadığını öğrenmek için programı sadece birkaç dakika izlemeniz yeterli.

Bio-bildirim duygu dengesi ve stresle basa çıkmak için çok etkili bir eğitim aracı olabilir, çünkü bu araç daha hızlı bir geribildirime dayalı olarak karşıdakini öğrenmeyi mümkün kılıyor. Aslında piyasada ilgi çekici bir şekilde bu uygulamaların taklitlerinin  ya da bilimselliğe dayanmayan yüz okuma teknikleri, beden dili gibi eğitimlerin arttığını görüyoruz.

Teknolojinin etkili bir yalan detektörü olduğuna inanmayın, hayır değil. Teknoloji insana benzeyemediği gibi, sezgilerin yakınında bile durmuyor.

Paul Ekman mimikler yoluyla duyguları tanımlayabilmek için ayrıntılı bir araştırma yürüttü. Hem bu araştırmanın, hem de eğitim ve disiplinin birürünü olarak, Paul Ekman 42 mimiğini nasıl bilinçli olarak kontrol edebileceğini öğrendi, bu mimiklerin arasında kontrolden uzak bir şekilde kullandığımız, hatta kullanırken farkında bile olmadığımız mimikler de yer alıyor.

1960’larda ve 1970’lerde Ekman mimiklerin evrensel olup olmadığını araştırmaya başladığında, Margaret Mead gibi alanlarında başarılı çağdaş sosyal bilim insanları mimiklerin doğuştan geldiğine değil kültürün kendi ortamında oluştuğunu inanıyorlardı. Ekman farklı mimik yapan insanların fotoğraflarını çekerek bütün dünyayı dolaştı ve bununla birlikte modern çağdan taş çağlarına kadar geçmişi inceleyerek insanların duygularını benzer mimiklerle gösterdiğine inanan birçok kültürden insanla tanıştı. Daha sonra bu mimik ifadelerinin nasıl oluştuğuna odaklandı, 43 yüz kasının 10.000 mimik yaratabilmesi, eğitiminin temelini oluşturuyordu.

Ekman, birbirinden farklı mimiklerle bağdaştırılabilen yedi tane evrensel duygu buldu. Bu duygular: kızgınlık, korku, üzüntü, iğrenme, mutluluk, sürpriz ve kınama. Bu mimiklerin ortalama beş tanesi diğer memelilerde de görülmektedir. İlginç bir şekilde, gülümseme tanınması ve diğer duygulardan ayırt edilebilmesi bakımından en kolay mimik. Bu duygular özel dürtülerdir, siz düşünmeden gelir ve fizyolojinizle etkileşime geçer – bu da şu anlama gelir: yüzünüzdeki korku mimiği vücudunuzda korku tepkisi yaratır. Bu korku duygusuyla, nöronlar büyük istemli kaslara kan yollayarak sizi kaçmanız için hazırlar. Kızgınlık durumunda ise beyniniz ellerinize kan yollayarak dövüşmeniz için bedeninizi harekete geçirir. Kendiniz de deneyin: Mimiğinizi değiştirerek ruh halinizde değişiklik yaratabiliyor musunuz?

Duygular değişik dürtülerdir ve bunları anlamak duygularınızı ve tepki verme nedenlerinizi anlamanız için önemli bir adımdır. Şimdiye kadar, hissettiğiniz şeyin bilincinde olmadan tetiklenen dürtüyü tanımanın en iyi yolu uzun ve derin düşünme seanslarıydı (meditasyon). Ayrıca, açıklamakta yarar var ki, duygu ile mod aynı şey değildir, mod belirsiz bir dürtüye sahip, daha uzun süre etkili deneyimlerdir (ki içinde olduğunuz modu tetikleyen şeyin ne olduğunun farkında bile olmayabilirsiniz) ve görüş açınızı köreltmeye meyillilerdir.  

Daha da ilginç olanı, bu araştırmaya göre, duygular ve mimikler birbirlerini etkiliyorlar. Yani, sadece üzgün insanlar üzgün görünmüyor, aynı zamanda bilinçli olarak gülümseyen bir insan, gülümseyene göre daha mutlu.

Bu yazıyı yazmamın sebebi de aslında Paul Ekman’ın benim okulum olan Sola Unitas Akademi ile Türkiye pazarına da girmiş olması. Konuları tüm detaylarıyla öğrenmek için şimdi 4 Nisan tarihini sabırsızlıkla bekliyorum. Biraz pahalı olmasına rağmen Chikago’ya ya da Manchaster’e gitmekten çok daha avantajlı gibi görünüyor. Ne demişler herşeyi uzmanından öğrenmek lazım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 518
Kayıt tarihi
: 09.01.07
 
 

Uluslararası Koçluk Derneği (IAC) onaylı profesyonel yaşam koçu sertifikasına, Uluslararası Koçlu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster