Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ağustos '15

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
212
 

Barış ve dostluk köyü; Kayaköy

Barış ve dostluk köyü; Kayaköy
 

Kayaköy'de hala ayakta kalabilen bir evin odası


Likya uygarlığının gözbebeği olan “barış ve dostluk köyü” Kayaköy’e değinmeden önce içinde derin manalar olan Xanthos kazılarında ele geçen tabletin üzerindeki yazı ile yazıma başlamak istiyorum. Tableti Azra Erhat çevirmiş. Likyalıların bağımsızlıklarına düşkünlüklerini ve istilacılarla yağmacılara karşı bitmeyen direnişlerini simgeliyor.


"Evlerimizi mezar yaptık,

Mezarlarımızı ev

Yıkıldı evlerimiz

Yağmalandı mezarlarımız

Dağların doruğuna çıktık,

Toprağın altına girdik

Suların altında kaldık,

Gelip buldular bizi

Bozdular birliğimizi

Altüst ettiler bizi

Yakıp yıktılar

Yağmaladılar bizi

Biz ki analarımızın,kadınlarımızın ve ölülerimizin uğruna

Biz ki onurumuz ve özgürlüğümüz uğruna

Toplu ölümleri yeğleyen

Bu toprağın insanları

Bir ateş bıraktık

Hiç sönmeyen ve sönmeyecek olan..." 

Bu yazı beni her okuduğumda derinden etkiliyor. Karanlıkla-aydınlığın mücadelesi gibi... İyi ile kötü gibi...

Ne anlamlar biriktirmiş Likya, ne hikayeler.

Likya; Anadolu'da Roma İmparatorluğuna eyalet olarak katılan son bölgeymiş. MÖ 42 yılında büyük bir Roma ordusuyla Brutus Xanthos'u kuşatınca yenileceklerini anlayan Lykialılar toplu intiharlara girişmiş. Kucağında çocuğuyla ateşe atlayan bir kadını gören Sezar'ın  katili Brutus bile üzüntüye kapılmış ve askerlerine kurtaracakları her Xanthoslu için ödül vaat etmiş. Özgürlüklerini kaybetmektense ölmeyi tercih eden Ksanthoslulardan ancak 150'si kurtarılabilmiş.

Eski adları Levissi veya Karmylassos şeklinde geçen ve Likya’da yer alan Kayaköy ise; Fethiye’nin yaklaşık 8 km güneyinde yer alan ve geçmişi M.Ö. 3 binlere dayanan bir köy. 800 yıl Ortodoks Rum ve Yörük Türkleri hoşgörü ile birlikte yaşamış.

1912 yılında iki büyük kilisesi, şapelleri, eczanesi, hastanesi ve hekimleri, gazetesi, okulları, postanesi ve zanaat atölyeleri ile yörenin en büyük sosyal ve ticaret merkezi konumundaymış. Burada tam 3500 tane ev var. Köy demek ne derece doğru bilmiyorum çünkü 1922 yılına kadar nüfusu 25.000’imiş.

Kaya Köy’ün günümüzde ilgi odağı olmasının diğer nedenlerinden biri ise;
Kurtuluş Savaşı sonrasında Yunanistan ile yapılan mübadele ile boşaltılan bir yer olması. Mübadele sonrasında gelen Türkler tepede yer alan bu evlere yerleşmek yerine ileride yer alan düzlüklerde evlerini kurmuşlar. 1957’de  Fethiye Depremi ile evleri harabeye dönen Türkler bu evlerin ahşap kapı ve pencereleri ile evlerini onarmış daha sonraları bu evleri öğrenen kişiler evleri yağmalamış. Terk edilmiş hayalet kent görüntüsündedir ve “Hayalet Şehir” ismi ise buradan gelmekte deseler de bana göre hala etkileyici bir görüntüye sahip.

Yazımı bitirirken şu konuya da değineceğim.

Bu güzel köy için bizler yine durmamış çok çalışmışız(!) Öyle ki belli çıkar grupları tarafından “Barış ve Dostluk Köyü” olan bu köyün “konaklama tesisi”ne dönüşmesine yönelik çalışmalar yapılıyor. Rant amaçlı yapılan bu şeyler kadar tarihe zarar veren başka bir şey yoktur sanırım. Rehberimizle Likya turu yaptığım sırada gezdiğim onca güzel yerin geçmiş senelerde halkla açık yerler olmadığı ve korunduğu söylendi, özelleşince halka açılan yerler ve manzaralar... Bu tablo gerçekten çok üzücü. (He bir de İngilizlere 44 yıllığına kiralanan yerlerimiz var. British Museum’a kaçırılan tarihi eserlerimiz..)
Parantez içinde yazdıklarımı rehberimiz söyledi, orada yaşayan ve sürekli o tarihi yerleri dolaşan biri olarak aradaki farkı bizden daha iyi görüyordur diye düşünüyorum ve Atatürk’ün sözüyle yazımı bitiriyorum:

“Kültür; okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir.” Bizler önce bu ülkenin tarihini bol bol okumalı, beş yıldızlı otellerde konaklayarak ona buna hava atmaktansa böyle yerleri gezip-görmeli, gördüklerimizi paylaşmalı, ders alabilmeli ve düşünebilmeliyiz. Neler olmuş, neler olacak? Çünkü tarih bana göre de tekerrürden ibaret.


 Yazı ile ilgili 20 dakikalık belgesel önerisi:

 https://www.youtube.com/watch?v=5u-FHxZoJts







 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 309
Kayıt tarihi
: 09.09.14
 
 

Balıkesirliyim. Kocaeli Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde lisansımı, Marmara Üni..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster