Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sabiha Rana Melekler Yüreğinizden Öpsün

http://blog.milliyet.com.tr/sabiharana

01 Şubat '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1169
 

Başbakan Erdoğan'ın ''DAVOS'' Psikolojisi

Başbakan Erdoğan'ın ''DAVOS'' Psikolojisi
 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''DAVOS'' Psikolojisi Milliyet.com.tr


Davos'u bir Şövalye edasıyla terkeden Sayın Başbakan Erdoğan'ı, Sayın Prof. Dr. Nevzat Tarhan psikolojik açıdan değerlendiriyor...

Sayın Tarhan'ın yapmış olduğu bu değerlendirmeden haberim olur olmaz, hemen harekete geçtim ve Sayın Nevzat Tarhan'dan aldığım izinle şimdi bu değerlendirmeyi, (sayfam da) sizlerle paylaşmanın onurunu yaşıyorum..
Ben buradan bir kez daha Sayın Nevzat Tarhan Beyefendiye sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum ve kendilerine çok teşekkür ediyorum.. Sağlıkla var olunuz efendim.

Psikolojik açıdan ''Davos'' ve Sayın Recep Tayyip Erdoğan

<ımg id="image" hspace="5" src="http://www.kadinhaberleri.net//images/content/7225.jpg" width="150" align="right" vspace="5" border="0" name="image">

Diplomaside öfke ve kibir

Diplomasi tarihinde ender rastlanacak ve unutulmayacak bir olay yaşandı. Eşit konumdaki iki konuşmacıdan birisine 25 diğerine 12 dakika süre verildi. Kısa konuşma süresi verilen ve cevap hakkı engellenen Sayın Erdoğan birinci bölümdeki soğukkanlılığını değiştirdi, ağır ve hüküm içeren bir konuşma yaparak salonu tek etti. Daha sonra Sayın Erdoğan basın toplantısında tepkisini panel moderatörünün âdil davranmaması ile ilgili olduğunu söyleyerek köprüleri atmadığını belli etti. Mamafih Sayın Simon Peres de hemen arayarak özür diledi.

Daily Telegraph gazetesinin başlığı: "Türk lider, İsrail Cumhurbaşkanı ile yaptığı tartışmadan hışımla çıktı." şeklinde. Ve şu ifadeleri: "İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, ülkesinin son bir ayda Gazze'ye yaptığı saldırıyı hararetle savunmuş ve sesini yükseltip parmağını sallayarak, Erdoğan'a her gece İstanbul'a füze atılsa ne yapacağını sormuştu. Yanıt vermeye çalışan Erdoğan'ın sözü kesildi. O da 'Konuşmama izin vermediğiniz için bir daha Davos'a geleceğimi sanmıyorum' diyerek kalktı ve konferans salonundan çıkıp gitti." konuyu özetliyor.

Sayın Erdoğan'ın tepkisi diplomatik tavır mı, teatral bir heyecan mı, diplomatik kabadayılık mı, diplomatik skandal mı? sorularına cevap vermeye çalışalım.

İki tür diplomasi tanımı vardır. Klasik diplomasi 'Ülke için yurtseverce yalan söyleme sanatı' olarak tanımlanırken bilimsel diplomasi tanımlaması 'Uluslararası alanda ülkeyi temsil, muhatabı ikna etme iş ve sanatı olarak
tanımlanır' Klasik diplomatlara göre bir haksızlık varsa ve söz verilmediyse tepkinin sadece bir açıklama ile olması yeterlidir. Sonuç aldırıcı bilimsel diplomasi ise krizi fırsata dönüştürecek beden dilinin kullanılmasıdır.'

Bilimsel diplomaside amaç sorunu çözmek ise diplomatik dil ve üslup için "Diplomat gibi hem hikmetli hem nazik, çocuk kadar hem saf hem de ısrarcı olabilmek" amaçlanmalıdır.

Niyet'in bilimsel bir kategori olduğu anlaşıldıktan sonra iletişim teknikleri yeniden yazılmaya başlandı.

Çünkü niyet 'Non verbal comminication' olarak tanımlanan iletişim biçiminde beden dili şeklinde ses tonu, konuşmalardaki eşik altı vurgulara, mimik ve jestlere yansıyarak dinleyicilerin beyinlerinde ayna nöronları harekete geçiriyor ve etkileme gücü artıyor.

Beden diline iletişimin %70-80'ini oluşturan duygusal aktarım ayağı da denebilir. Büyüklerimizin 'Samimiyetin dahi kerameti vardır' telkini bilimsel olarak artık doğrulanıyor.

Eğer diplomatın amacı kendi egosunu tatmin ve mesleki geleceğini düşünmek ise sonuç almak değil alkış almaya öncelik verir, rolünü yapar meslektaşlarından alacağı övgü ile beslenir.

Sayın Erdoğan ne yaptı? Türkiye de televizyonlar konuşmanın tartışma olduktan sonraki bölümlerini verdiler. Sadece bu bölümü izleyenler bütünü görmedikleri için asabi ve fevri bir tavır olarak yorumladılar.

Ben ilk izlediğimde antisemitizm'in verdiği bir duyarlılık mı, haklıyken haksız duruma düşecek orantısız bir tepki mi verildi, diye düşündüm.

Sayın Peres'in kibirli, başöğretmen edası ile parmağını sallayarak 25 dakika konuşması ve yer yer bağırarak konuşması dikkat çekiciydi. Moderatörün Sayın Erdoğan'a el müdahalesi ile engelleme yapması, 12 dakika süre ile
kısıtlanmasını izlemeden hüküm vermek önyargı işareti ve 'İsrail Muhibler Cemiyeti' tavrı ile mümkündür.

Yahudilerin kendilerini üstün ırk olarak gördükleri biliniyor. Yahudi narsisizmi Tevrat'a da girmiştir. Narsisizmin temel özelliği empati yapamaması ve haklılığı kendilerine yönelik değerlendirmesidir.

Narsisistik büyüklenme içinde olan bir kişiyle iletişim kurmak isteyenlerin zaman zaman ilişki sınırlarını hatırlatması gerekir. Büyüklenmeci kişi hep ayrıcalık beklentisi içindedir ve sıradan olmaktan çok korktukları için çok çalışıp başarılı da olurlar sırf övgü almak için bunu yaparlar.

Yahudi ırkının büyüklenme hastalığına karşı onlarla ilişkide amaç onlara değişmeyi öğretmek olmalıdır. Bu zor bir yoldur. İki şeyi kabul ettirmekle 'politik kibirli' ile mücadele edilebilir.

Birincisi değer verdiği şeyin kaybının çok yakın olduğunu hissettirmek, ikincisi de ciddi olduğunuza onları inandırmaktır.

Kibirlilerin çoğu zora girmeyi sevmezler tek kutsalları kendi çıkarlarıdır, onlardan adil olmayı beklemek saflık olur. İlişki kurarken kendi sınırlarını net çizenler kazanırlar.

İsrail ve Dünya Yahudileri İkinci dünya savaşında ciddi biçimde mazlum oldular, ta bugüne kadar mazlum olma konusundaki potansiyellerini inanılmaz bir şekilde kullandılar.

29 Ocak 2009 Davos dünyanın İsrail propagandasını fark etmesini sağlayacak bir kırılma yaşattı. Dünya Yahudilerine her istediklerinin kendi menfaatlerine olmadığını anlatmak ve dünyanın geri kalanları ile adil bir ilişki kurmaları zaruretini öğretmek için iyi bir fırsat yaşıyoruz.

Sayın Erdoğan'ın son konuşmayı yaparken bacak bacak üstüne atması, mütevaziliği terk etmesi, kararlı ve tutarlı konuşması yerinde idi. Eğer salonu terketmeseydi büyük bir hata yapabilirdi.

İçinde öneri olan kontrollü, haklı ve mantıklı gerekçelere dayalı öfkeli tavır içtenlik içeriyorsa ancak bilimsel olarak ikna edici ve ciddiyeti çağrıştırıcı etkisi ortaya çıkar.

Sayın Erdoğan'ın tavrı diplomasi'de olgu olarak değerlendirilecek sonuçlar çıkaracak niteliktedir. Mazlumların onurunu koruyan bu tavır son çare olarak ve yerinde kullanılırsa etkili olmaya devam eder.

İletişim psikolojisi açısından eleştirilebilecek tek yönü 'Ben dili yerine sen dili' kullanmasıdır. Ben bu duruştan İsrail içindeki barış isteyenlerin elinin de güçlendiğini düşünüyorum. 'Dünyanın desteğini kaybediyoruz, yalnızlaşacağız, değer verdiğimiz şeyleri kaybedeceğiz' diyen barışcıl ve laik İsrail toplumu özeleştiri yapabilirse Ortadoğu ve dünya barışı için ümitlenebiliriz.

Sayın Erdoğan'ın içinde öneri olan bu öfkesi ancak alkışlanabilir.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan

Başbakan Erdoğan'ın Davos psikolojisi: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=159749
Davos Allah'ın Emriyle Terkedildi: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=159318
Başbakan Erdoğan ve Davos: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=159276

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türkiye gerçekten garip bi ülke geçmişte abd başkanlarının önünde hazır olda duran başbakanların yaptıkları herşey güzel oluyodu ne yapsalar yeridir diye milleti uyutma politikası izlerlerdi. şimdi ise dünyaya meydan okuyan dünyanın kabul ettiği saygı duyduğu bi başbakanımz var bizler ise halen eleştiriyoruz. fakat bunların hiçde iy niyetli eleştiriler olduğunu sanmıyorum. başbakanın ne yapsa hemen psikoloji tartışılıyo üslübü tartışılıyo ya bırakın bu boş şeyleri kendinize çekin düzen verin ve böyle başbakanımız olduğu için allaha şükretmeli ve her kesimden başbakana destek vermeliyiz. medya halen seni kabullenemesede biz senin arkandayız sayın başbakan.

SELAHATTIN YILDIZ 
 03.02.2009 8:45
Cevap :
Sayın Yıldız, Bakınız siz de ne güzel yorumunuzu yapmışsınız. Kendinize ait görüşlerinizi bildirmişsiniz.. Bizler de ne yaptık? Okuduk efendim! Saygılarımızla..  03.02.2009 10:25
 

"Sayın Erdoğan'ın içinde öneri olan bu öfkesi ancak alkışlanabilir" Sadece bu kadar.Siyaset bir kenarda dursun.İnsanca bir tepki ve milyonların sesi bence zulüme karşı.Dil, din ,renk, siyasi görüş;insan hayatı söz konusu olunca düşmana dosttur.Teşekkürler yüreğinize sağlık.İnsanlar ölmesin savaş olmasın.

Şengül SELVİ 
 02.02.2009 23:33
Cevap :
Fikirlerinizi bizlerle paylaştığınız için teşekkür ederim efendim.. Sevgilerimle..  03.02.2009 0:25
 

"İktidar yanlısı" diye suçlanan TRT dahil özel televizyonlar konuşmanın tamamını niye göstermediler acaba? Türk insanı sadece Başbakanımızın bağırıp çağırmasına göre olayı değerlendiriyor. Simon Peres'in başbakanımıza karşı daha önceki tavrını görsek belki bizler de değişik yorumlar yaparız. Saygı ve sevgiler.

Mustafa Mumcu 
 01.02.2009 18:13
Cevap :
Sayın Mumcu, Sevgili Öğretenim! Bu isteğiniz hepimiz için gerçerli ve haklısınız. Ama Sayın Simon Peres'in konuşmasını ben özel ve yabancı TV'lerden izlediğim kadarıyla ki buna yabancı basın da katılıyor Sayın Peres'i ve prog.sunucusunu yer yer haksız bulmaktalar. Benim internetten takip ettiğim, gazete haberlerinden okuduğum kadarıyla ve izlediğim görüntülerden doğan hissiyatım şu oldu.Sayın Erdoğan'ın haklı olduğu fakat bu karşı çıkışı (özelikle Sayın Peres'e yönelerek ve yaşıyla ilgili olan sözlerinde) ben olsam çok daha farklı kelimeleri seçerdim diyorum! Size bir şey söyliyeyim mi efendim? Ben de olsam aynını yapardım gibime geliyor... Saygı ve sevgilerimle birlikte değerbilir yorumunuza teşekkür ederim.  02.02.2009 11:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1989
Toplam yorum
: 5393
Toplam mesaj
: 722
Ort. okunma sayısı
: 4931
Kayıt tarihi
: 26.10.06
 
 

Gazeteci - Yazar (NLP Uzmanı - İlişki ve Yaşam Koçu) Yaşarken dünyayı dolaşmayı, topraktan güneşe..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster