Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Eylül '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
494
 

Başbakan PKK'yla külahları ne zaman değişir? (Erdoğan'ın konuşmasının satır başları)

Başbakan PKK'yla külahları ne zaman değişir? (Erdoğan'ın konuşmasının satır başları)
 

Başbakan Erdoğan'ın dünkü konuşmasından birkaç başlık:

-Pkk konusunda sabrediyoruz, böyle devam ederse külahları değişiriz.

Ben başbakan öfkelendiğinde muhtemelen sonradan kendisinin de pişman olduğu şeyler söylediğine sıkça şahit oldum ama sanırım öfke anlarındaki geniş sınırları bile aşacak bir garip açıklama bu. Her gün sayısız şehit haberleri geliyor Güneydoğu'dan. Yani durum karşılıklı restleşme, düşman uçağının senin sahana girip çıkması, it dalaşı falan değil. Resmen her gün onlarca askerimiz ölüyor. Ve başbakanın henüz sabrı taşmamış. Bu ülkenin evlatları ölürken taşmayan sabır sizce ne zaman taşar? Askeri önlemleri savunuyor duruma düşmek istemem, sadece açıklamadaki tuhaflığa dikkat çekmek istiyorum.
 
-Şehit haberlerinin basında yer almasından rahatsızmış.

Yani duyulmazsa problem yok. Her boyayı boyandık, bir kaz boku yeşil kaldı yani. Her şey güllük gülistanlık, askerlerin canları çok da problem değil ama basında yer alması çok ilginç gerçekten. Oysa gönül isterdi ki Menderes dönemindeki gibi duyulmaması gerekenlere kulak tıkasın herkes. Ne yazık ki başbakan Menderes kadar şanslı değil çünkü artık internet denilen dev bir iletişim olanağı var. (hatta yıllardır tüm dünyada kullanılıyordu da Akp döneminde Türkiye'ye getirildi gibi bir hava yaratılıp seçim döneminde övünülen bir konuydu oy istemek için bu internet konusu) ama muhtemelen birkaç zaman sonra başbakan en azından yazılı ve görsel basını tüm ayrıntılarına kadar istediği hizaya sokar ve bu hedefe muvaffak olur. Şu an bence hedefe yüzde doksan oranında ulaşmış sayılır. Ayrıca kendi il başkanı kaçırılmasına da az yer verilmesinden şikayetçi oldu. Chp milletvekiline daha çok yer vermiş. Üstad Aziz Nesin'in kulakları çınlasın. Milletvekilleri, il başkanları kaçırılıyor ve başbakanın bu olaydaki konumu, gazetede kendi partilisine daha az yer verilmiş olması. Adamlar ne yapsın? Az yer verseler suç, çok verseler suç. Bence çözüm şu olmalı; stad ışıkları açılsın mı açılmasın mı sorusunu bile sorduğumuz başbakana gazetelerin baskısının taslağını yollayıp onay istemek gerek...
 
-Kurumların üzerine çok gidiliyor.

Ösym ve Genelkurmay başkanlarını kastederek söylediği bu sözün Ösym başkanını savunma kısmına bir şey söylemek bile istemiyorum. Genelkurmay başkanını savunurken söylediği iki şeye değinmek istiyorum. Öncelikle, adam askeriyenin içinden gelmiş, sen nasıl kurumları zayıflatmaya uğraşırsın, bu resmen alçaklıktır. Başbakana göre zaten birçok eylem alçaklık, şerefsizlik ya da nefret/hakaret içeren başka bir vasıf... Adamlar yıllarca askeriyenin içinden gelmiş, yetişmiş. Aileleri tartışmaya katanlar, mal varlığıyla alakalı iftira atanlar, devletin Pkk/Apo'yla görüştüğünü söyleyenler falan... Başbakana sormak gerek, siz bu mevkiye gelirken kurumları hiç eleştirmediniz mi diye. Mesela Yök başkanı Teziç hakkında, Genelkurmay başkanları hakkında vs vs vs. Sizin eleştirdiğiniz hatta yerden yere vurduğunuz o Genelkurmay başkanları askeriyenin içinden yetişip normal terfi yollarını katederek oralara gelmemişler miydi? Bir ikincisi ise "Sen nesin?" lafıydı. Bu ülkenin bir vatandaşı olarak mahallede kavgalarda falan alıştık ama başbakanımın ağzından duymak ne acı...
 
-Gel gelelim olayın püf noktasına. Başbakan her ne derse desin, en son öyle bir şey söyledi ki tüm hatalarını kapatacak kadar mühimdi... Onlar oturdukları yerde alkollü içeceklerini içerken yazı yazıyorlar.

Burada dikkat edilmesi gereken husus içeceklerin "akollü" olması. Yani sevgili seçmen kitlem, her ne kadar öfkeyle bir yığın yanlış laf etmiş olsam da din diyanet mevzularını düşünün. Ben müslümanım bunlarsa alkollü içki içen adamlar. Yani dilim varmıyor kâfir demeye, varın siz anlayın. Bu durumda kimin ne dediğinin bir önemi var mı? Yok... Bence de yok. Bana da afedersiniz çok yemek düşer. Devir sizin devriniz...
 
Kalın sağlıcakla...

Nur Yılmaz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Askeri onlemleri savunuyor duruma dusmek istemeyen yazar arkadas; acimasiz vatan hainlerinin her turlu alcakca saldirilarina tukurerek mi karsilik vermeyi dusunuyorsunuz acaba? Hainlerin arkasina sigindigi her turlu sebep coktan asildi ve asilmaya da devam ediliyor. Geriye kalan tek care; acimasizca, gerillayim diyen serefsiz teroristlere bin misliyle karsilik vermektir. Profesyonel askerlerden olusan ozel bir karsi gerilla ordusu kurup haklarindan gelmek ordumuzun boynunun borcudur. Bu is kisla askerleriyle olmuyor, olamaz da. Mustafa Salih Kiyiskan

Mustafa Kiyiskan 
 11.09.2012 17:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 63
Toplam yorum
: 73
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 775
Kayıt tarihi
: 28.08.10
 
 

Spor, edebiyat ve farkında olan bir vatandaş olmak için elbette ki gündem, ilgi alanlarım. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster