Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1538
 

Başbakan ruh sağlığımızı bozuyor

Başbakan ruh sağlığımızı bozuyor
 

Sayın başbakanın oturup düşünmeye ve fikir üretmeye vakti olmadığı için olsa gerek; kendisini alkışlayacak bir kalabalığı ne zaman ve nerede görse, hemen mikrofonu ağzına dayayıp gazete ve kitaplardan, şair ve yazarlardan alıntılar yaparak, -16 İmparatorluk kurmuş yüce bir ulusun başbakanı olma sıfatını bir yana koyalım, bir belediye başkanına dahi yakışmayan- ayaküstü konuşmalar yapıyor.

Sayın başbakanımız ağzından çıkan her cümlenin milyonlarca insanın hafızasına ve binlerce televizyon ve gazete arşivine kaydolduğunu düşünmeden, sözün nerelere varacağını hesaplamadan, zaten barut fıçısına dönüşmüş bir toplumu ne kadar gereceğini veya böleceğini idrak edemeden konuşuyor da konuşuyor... Bazen kükremiş aslan edasıyla, bazen mazlum bir çocuk gibi naif ve ezik...

Sayın başbakan oruç nedeniyle kan şekeri, dolayısıyla beyin şekeri düştüğü için mi böylesine tehlikeli sözleri hoyratça sarf edebiliyor; yoksa bunca mütecaviz (kimilerine göre Kasımpaşalı) tavrın arkasında yatan bir siyasî taktiği mi icraata sokmuş gidiyor, bilemeyiz. Belki de askerî olan “saldırı en iyi savunmadır” stratejisini siyasî sanıyor, nereden bileceğiz!

Sayın başbakanın bu hâl ve belagati hangi sebepten kaynaklanırsa kaynaklansın, beni ilgilendirmiyor; ama belirgin bir zihniyeti yansıtan bu tutumu çok vahim sonuçlar doğurabilecek bir potansiyel taşıdığı için beni haddinden fazla endişelendiriyor, üzüyor. Dolayısıyla pozitif ruh durumumu olumsuza dönüştürdüğü için yazmakta olduğum romanıma bir cümle dahi ekleyemiyorum. Yani Sayın başbakan üretim gücümü baskılıyor, beyin çocukları doğurmamı engelliyor. Ve kim bilir daha kaç bin (veya milyon) kişinin yaratıcı enerjisini boşa harcamasına yol açıyor...

Sayın başbakanın “Bize karşı kampanya açan gazeteleri elinize almayın, evinize sokmayın!” sözündeki sezdirmeyi, Prof. Haluk Şahin şöyle değerlendirmiş: "Ülkeyi, belirli gazeteleri okuyanlar (Gafiller?) ve okumayanlar (Makbuller?) olarak ayırmak, özünde bölücü bir yaklaşım değil midir?”

Evet, bence özünde bölücü bir söylem ve tutumdur bu. Tıpkı G.W. Bush'un "11 Eylül"den sonra söylediği ve dünyayı bölen o ünlü tutumu gibi: "Your are either with us or against us! Ya bizdensiniz, ya bize karşı!"

Sayın başbakan. Eğer bu ayrışma gerçekleşirse, yani elimde Milliyet Gazetesi gören biri bana “Bu gazeteyi niye okuyorsun?!” diye reaksiyon gösterirse, o anda göstereceğim karşı tepkiyi şu anda hesaplamam mümkün değil; fakat bu plası bölünme tehlikesi dahi, içimde çok büyük bir kaygı ve üzüntü yarattı. Gel de şimdi otur, gelecek yüzyıldaki teknolojinin varacağı düzeyi ve yaratacağı toplumsal değişimi öngörme düşüncelerine dal dalabilirsen!

Sayın başbakan, bize yazık ediyorsunuz. Allah aşkına susun artık! Yeter!



.....................................................................................
* Kadın-erkek sayısı eşit ve "dokunulabilir" Meclis istiyoruz!
.....................................................................................

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayat bize şimdi kabadayılık yapanları ne şekilde gösterecek doğrusu çok merak ediyorum. Neden bu insanlar geçmişten hiç ders almazlar anlamam. Bu arada geçmiş Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar sağlık, huzur ve mutluluklar dilerim.

serifsoner 
 03.10.2008 15:07
Cevap :
Ben de geçmiş bayramınızı yürekten kutluyorum Ömer Bey. Teşekkürle, sevgiyle... MS  03.10.2008 19:06
 

Yazınızı çok beğendim.Rahmetli Kemal Sunal geldi aklıma. Bunlara baka baka kararıyoruz milletçe. Yeni yeni kelimeleri de sinirlerimizi bozuyor. Arapça ve farsça sözlüklerle dolaşmaya başladı aydınlarımız. Bende bir kaç kelime yazmak isterim bu AKP'lilere. Ayna da baksınlar kendi göz bebeklerine hangileri var kendilerinde. Ben yorum yapmıyorum. Ellerinde iman ölçerlerle dolaşan, sahte gazetecilerine de. Basiret, Muktedirlik, Çağdaşlık, Sünnetullah hangileri var kendilerinde. Kendinize iyi bakın, iyi bayramlar. İlgilenenlere devamı..! http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=133685

murat bakan 
 27.09.2008 19:41
Cevap :
Teşekkür ederim. Size de huzurlu bir bayram diliyorum... Selam ve sevgiyle... MS  29.09.2008 6:30
 

Herhalde katılacaksınızdır ki, bu ülke, 1920lerde mucizeyi gerçekleştirdi fakat korumayı başaramadı. RTE da koruyamayanlardan biri. Bunu kabul etmemiz gerekiyor. Sadece o degil ama o en tuhafı. Cünkü kendince yapıyor herseyi, ulkeye ya da ulkeyi ilgilendiren durumlara odaklanarak degil... Onun konusmalarını izlerken, herhangi bir esnafın konuşmalarından farkının olmadığını goruyoruz. Esnafları kucuk gordugumuzden mi? Ne münasebet; RTE'nin bulundugu makamı buyuk gormemizden... O makamın, sadece ve sadece toplumun refahı icin calismasi ve tarafsız olması gerekiyor. Kim oldugu, dini dusuncesi, medeni hali, ozel istekleri, hangi yemegi sevdigi, hangi takımı tuttugu vs kimseyi ilgilendirmez. Onun da zaten benliginden arınmıs olması gerekir. Bir hakem gibi. Amac sadece milletin ve memleketin refahi olmalidir. Digerleri cok mu iyi yapti diyeceksiniz.. Hayır yapmadılar... Mucizeyi bir kere gerceklestirdik sadece. Gerisi her zaman cadı kazanı oldu. Allah hepimizin yardımcısı olsun

ASLI AKOBA 
 27.09.2008 0:39
Cevap :
Amin...  27.09.2008 12:54
 

en iyi karşılığı bugünlerde Abdüllatif Şener verdi. Başbakanın niçin bu kadar agrasif tutum içinde olduğunu ayan meyan ortaya koydu. Sözün bittiği yer olsa gerek. Saygılarımla.

Hasan Göksu PBahçe 
 27.09.2008 0:23
Cevap :
Teşekkür ederim Hasan Bey, saygıyla... MS  27.09.2008 12:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 147
Toplam yorum
: 3492
Toplam mesaj
: 296
Ort. okunma sayısı
: 2808
Kayıt tarihi
: 05.05.07
 
 

İngilizce öğretmeniyim, çevirmenim, dilmaçım, araştırmacıyım. / Beş kitabım var: Beynin Kimliği, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster