Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ekim '08

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
2796
 

Ben bir çınar ağacı olmak isterdim

Ben bir çınar ağacı olmak isterdim
 

Ben bir ağaç olmak isterdim…

Ama bir çam ağacı olmak istemezdim, her mevsim aynı kalmak…

Bir çınar ağacı olmak isterdim…

Her mevsimin izlerini taşımak isterdim üzerimde…

Her bahar yenilenmek, yeni heyecanlara, yeni güzelliklere tomurcuklanmak isterdim…

Her yaz güneşin kavurdukları için bir serinlik, kuşlar, böcekler için yuva, kelebekler için konak olmak isterdim… Hayatı birileriyle paylaşmanın mutluğunu hissetmek…

Son bahar rüzgârları ile benden ayrılması gereken her yaprağı, başımı öne eğmeden, büyük bir olgunlukla yolculaşmak isterdim…

Her kış yapraklarım olmadan ne kadar eksik olduğumu anlatmak… Benim gibi yarım kalmışlara dost olmak isterdim.

Onlarla gelecek baharın hayalini kurmak ve yeni tamamlayıcılarımıza tomurcuklanmayı beklemek isterdim… Erken açan tomurcukların henüz bir yaprak olmadan, gelişmeleri için olgunlaşmamış şartlara yenik düşeceğinin bilincinde…

Sabırla beklemek isterdim.

Hiçbirinden kaçmadan yüzleşmek isterdim her zorlukla…

Yağmurun altında sırıl sıklam olmak,

Karların altında kalmak,

Tüm kızgınlığına rağmen güneşe yüzümü dönmek,

Onun beni alıp götürmesine izin vermeden, nereye ait olduğumun bilincinde rüzgâra teslim olmak isterdim…

Evet, ben bir çınar ağacı olmak isterdim. Ulu, büyük bir çınar ağacı… İmrenilecek her şeyinin Rab’inin bir lütfü olduğunun, onlarla övünmeye hakkı olmadığının farkında bir çınar ağacı…

Duruşumla “Rabbim sen yardım edersen ve sen istersen her şeyim ama sen yardımsız bırakırsan bir hiçim” diye haykırmak isterdim beni duyanlara…

Ve beni duyanlarla birlikte “Ya Rab! Sen bütün noksanlıklardan münezzehsin ve güzel sıfatların sahibisin” diye seslenmek isterdim en gizli yakarışları duyana!
Bir çınar ağacı olmak isterdim; çekirdekten yetişip, olgunlaşıp, son buluncaya dek yaşamım, başı dik, kolları hep semaya uzanmış, her zorluğun üstesinden yüzünü buruşturmadan gelmiş “Yüzümü ve özümü sana döndüm, sana teslim oldum Allah’ım!” edasıyla sessizce haykıran bir çınar ağacı…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eğer başarabilirsem,son noktaya kadar İÇİMİN SESİNİ yazacağım...Benim senin yaratılış şeklin ve özelliklerin hakkında hiç bir istemde bulunma şansım yoktu,olamazdı da...Ama iyi ki o İNANDIĞIMIZ YARADAN, seni bir çınar ağacı olarak değilde, GÜZELLİK TİMSALİ bir insan olarak yaratmış.Bana da, yaşamakta olduğumuz dünyamız da, katetmek zorunda olduğumuz hayat yolculuğunun bir kesitinde, aynı coğrafyayı, aynı zaman diliminde kullanmayı hediye eylemiş....Seni görmüyorum da, duymuyorumda..Ama yazdıkların seni görmeme de ,seni duymama da, yetiyor.Yetmeklede kalmıyor içinde ki güzelliğede ayna tutuyor adeta.... Ben parkta ki ağaçlarıda seviyorum vede onlarlada konuşuyorum ama onlar bana sadece açan yapraklarını ve mis kokulu çiçeklerinin güzelliklerini gösteriyorlar...Ya sen ne yapıyorsun...Her mevsim farklı bir meyva veren ağaç misali her yazdığın yazıyla ruhumuzu ihya ediyorsun....Aslı kusura bakma, bu nokta da içimde ki sese müdahale ediyorum. Yoksa bütün geceyi klavye başında geçirtecek

sezar pan 
 20.10.2008 23:41
Cevap :
Teşekkür ederim Sayın Sezarpan. Kusura bakmadım :)  21.10.2008 8:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 78
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 1308
Kayıt tarihi
: 18.09.08
 
 

1983 doğumluyum. 2004 yılında Endüstri Mühendisliği Bölümünden mezun oldum. Mezun olduktan sonraYöne..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster