Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '21

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
196
 

BEN KİM MİYİM? AYNAYA BAK..

Kısacası ışık saçmana yardımcı olmak için buradayım ve yıllardır kişisel gelişime dair bu şeyleri araştırır (önce) dener ve yazarım.
Bir çok insandan mail almakta onlarla dertleşmekteyim, velhasıl bu bile bazı kalplere dokunduğumu gösterir ki böylece de kendimi fazlasıyla önemli hissederim ne mutlu..
Benim için önemli bir misyon bu, yazarak (ve öncelikle kendimi bir kişisel gelişim öğrencisi varsayarak) yadım etmeye çalışıyorum sana ve (öncelikle tabi) kendime. Böylelikle misyonumu yerine getiriyor ve bu dünyadaki zamanımı boşa harcamamış oluyorum, kime ne..
Alışkanlıklarımdan bahsedebilirim o halde sana, kimin kaleminden seslendiğini sana, biraz daha iyi tanı ve ilişkimiz bir adım öteye taşınabilsin diye..
Öncelikle iflah olmaz bir okurum ki yazmanın en temel şartı budur, zira bir süre sonra okuduklarınız taşar ve yazı kıvamında fırından çıkmak üzere sizi dürter durur.
Hafta sonu şekerlemelerini saymazsak neredeyse her gün sabah altıda kalkarım. Bu açıdan bir sabah rutini edinmeni şiddetle tavsiye etmekteyim aslında..
Benim sabah rutinim şöyle başlar; Olabildiğince vücuduma iyi baktığım için uyanır uyanmaz bir kaşık zencefil, karabiber ve zerdeçal karışımı (balla) götürüp, bir bardak su eşliğinde yutarım.
Şampiyonların kahvaltısı için hazırımdır; müsli, yulaf, çia, kayısı, hurma ve süt kasesi, yirmi dakika sabah sporu ve on dakikalık meditasyon (ama kendi tarzımda, sonra yazarım) ardından mideye indirilir..
Bunlar bitip de masama oturduğumda, günlük olarak yazdığım anı defterine (bir günlük değil, yapmak istediklerim ve kişisel gelişimime dair hedef ve amaçlarımı içerir; bunu da sonra önereceğim) yazmaya başlarım; küçük başarılarım, hedeflerim, kendimce hesaplaşmalarım, günlük hedeflerim, aldığım dersler, yeni fikirler..
(Yani, filmlerdeki melankolik ergenler gibi; "Sevgili günlük..." diye başlamaz bu defter. öyle olsa ne olur, hiç işte, neyse dağılmayalım...)
Ajandamı yazmak, yapacaklarımı düzenlemek, sabah rutinimin devamında olan şeydir.
Her gün en az elli sayfa okurum ki bu da o gün eklenir ajandama.. (ailemle geçirmeme gereken vakitte hatta).
Çıkarsam dışarı, her gün bir gazete okurum ama haberleri seyretmem genellikle, zira şiddet ve yandaşların kandırmacası dışında bir şey bulunmayan kanallarla zihnimi kirletmek istemem.
Ajandama o hafta yapılacakları da eklerim ki bitmemiş işler kıvamında beynimi kemirmesinler. Bir kez yazılı hale geldiler mi daha az stres kaynağı olurlar.
Sırada bloğumu yazmak ve sonra gazete bloğumu düzenleyip yollamak gelir..
"Eee", diyorsan hâlâ; Tüm bunları kendime ve sana faydalı olmak için araştırıyor ve yapıyorum emin ol.
Bir çok insan için küçücük de olsa bir etkim olabilirse misyonum ve değerlerim doğrultusunda bir gün geçirmiş olmanın mutluluğunu hissederim yüreğimde, zira hafife alınacak bir şey değildir bu;
"Bir çok insan için, küçücük (ama zamanı artık gelmiş) bir fikrin hayatlarını değiştirmeye yettiğini bilirim.."
Hayatıma ışık veren ve seninle de paylaştığım bu şeyleri bugün uygulamanı ve üzerinde düşünmeni tavsiye ederim sana.
Bugün yeni bir fikirle aydınlanan;
yeni hayatının ilk günü olabilir yani..
Velhasıl bu fikri, neden ilk kez benden duymuş olmayasın.
Yok farkımız buna gerçekten inan ve aramızda dünya mesafeler varmış gibi davranma boşuna;
Zira Ben diye bildiğin şey yanlış,
Ben sadece Sen'im..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 174
Kayıt tarihi
: 21.07.13
 
 

Öncelikle belirteyim ki; mutlu olman için buradayım,, misyonumun bu olduğu kanaatindeyim.. Zira Sen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster