Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1229
 

Ben seni değil, bizzat 'kendimi' kıskanıyorum!..

Ben seni değil, bizzat 'kendimi' kıskanıyorum!..
 

''Kendim için bişey istiyorsam namerdim'' bakışı :))


Kıskanmanın kime yönelik olduğunu karıştırır dururuz hep bana kalırsa.

Başkasını kıskanıyor olduğumuz yanılgısını yaşarız, kıskandığımız kişinin aslında kendimiz olduğunu fark etmeden.

Sevdiğimizin yanında gördüğümüz ve onun için bir tehdit olarak algılayıp kıskandığımız insanların, gerçekte kendimiz için bir tehdit olduğunu aklımızdan bile geçirmeyiz ama gerçek tam da böyledir aslında.


Sevdiğimizi kıskanıyor sanırken, onu esirgediğimizi düşünürken karşı taraftan, esirgediğimiz tas tamam kendimizdir.
Kendimizi esirgediğimizi, sevdiğimize karşı kendi konumumuzu korumaya çalıştığımızı fark etmeyiz ‘O’nu başkalarından koruduğumuz yanılgısı içinde.

Hâlbuki bir başkasının varlığı veya olma ihtimali, sevdiğimiz için değil, bizim (kendi pozisyonumuz) için bir tehdittir ve rahatsız olmamızın özünde yatan şey bu gerçektir işte.

Onu kaybetmekten daha çok, onun gözünde ‘kendi yerimizi kaybetmekten’, yok sayılmaktan, hiç olmamış olmaktan veya olmamış sayılmaktan korkarız.

'O'nu bir başkasına kaptırma ihtimali değil, ondaki kendi yerimizi bir başkasına kaptırma ihtimali korkutur bizi.

Basbayağı bencil bir duygudur kıskançlık. ‘Ben’ merkezlidir ama ‘sen’ veya ‘o’ merkezliymiş gibi yanıltır insanı.

Şu sorulara cevap vermeyi düşündünüz mü hiç?

Bir başkasının varlığı veya olma ihtimali ortaya çıktığı zaman neden korkuyor ve rahatsız oluyorsunuz?
Böylesi bir şüpheyle dolduğunuzda içiniz ne hissediyorsunuz?
Kimi kimden ve neden kıskanıyorsunuz? Sizi rahatsız eden ve korkutan gerçek ne?
O insanın varlığı mı sadece veya o insan olduğunda ‘sizin daha az var olma veya hiç kalmama’ ihtimaliniz mi?

Sevgilinizin ona gitme ihtimali mi yoksa sizin ‘sevdiğinizin gönlünden gönderilme’ ihtimaliniz mi?


Sizin yerinize ben cevap vereyim bari; ‘’Tabii ki kendinizle ilgili olan kısmı! Yani (bizzat) siz!’’

Bir başkasına kızgınlığımız, hazımsızlığımız, o insanın kendi varlığından ötürü değil!
Özünde, o insanın varlılığın bizim varlığımızı ve konumumuzu tehdit ediyor oluşundan!
Gerçek bu işte!
Tas tamam bu!
Aynen bu!
Katıksız, yalansız ve kıvırtmasız bu!

Acı ama gerçek!

Sevdiğiniz bir başkasına gitse ve artık sizi sevmekten vazgeçse bile; bu, sizin onun sevmeye ve ona karşı derin duygular hissetmeye devam etmenize engel değil. Öyle olsaydı eğer, ayrılıkların ardından hala acılar çekilmezdi ve Atilla İlhan üstadın dediği gibi ‘ayrılıklar sevdaya dâhil’ kalmazdı.
Küt diye biterdi karşılıklı duygular eğer sevmemek için sevilmemek yeterli olsaydı.
Ama öyle değil işte, ol(a)muyor da! Ol(a)mayacak da!

Neyse.. Dağıtmayalım konuyu..

Onun başkasına ne hissettiği (veya hissetme ihtimali) sizin için neden bu kadar önemli diye sormuştum. Onun kendi hissettiklerinden ötürü mü, yoksa ‘size ne hissettirdiğinden ötürü’ mü?

Bulabildiniz mi yanıtı acaba? Kendinize samimi olup itiraf edebildiniz mi?


Yine ben söyleyeyim; aslında, sevdiğinizin (size veya başkasına) ne hissettiği değil, ‘size ne hissettirdiği’ veya (artık) ‘ne hissettirmediği’ önemli gözünüzde ve kıskançlığınız başkasından ötürü sevdiğinize veya sevdiğinizden ötürü başkasına değil! Siz öyle sanıyorsunuz sadece!
Kıskançlığınız düpedüz, kendinizden ötürü (başkasına).

Bir başkasının olma ihtimali bunun için işte kıskançlıkla dolduruyor içimizi.
İçinizi acıtan şey, onun size ne hissettiği değil, sizin ona (hala) neler hissediyor olduğunuz.

Canımızı yakan, içimizi kavuran kıskançlığımız bundan!
Önemsediğimiz (aslında) kendi duygularımız!
Önemsediğimiz şey ‘önemsenme biçimimiz ve dozu’.. Tercih edilme arzumuz.. Önemsediğimiz aslında alternatifsiz olmak/kalmak isteğimiz.

Kıskançlıktan ötürü yaşadığımız üzüntü, korkular ve hazımsızlıklarımız, sevdiğimizle ilgili görünürken özünde basbayağı ‘kendimizle ilgili’..

Bir başkası varsa...
Veya bırakın bir başkasının varlığını, ‘olma ihtimali’ bile varsa ortada, kişinin kıskançlıktan deliye dönmesinin sebebi sevdiği kişi değil, sadece ve bizzat kendisi. Çünkü bir başkasının varlığıyla tehdit edilen konum, sevdiğimizin bizim gözümüzdeki konumu değil, bizim onun gözündeki konumumuz.
Bizim onun gönlündeki yerimiz değil mi gerçekte kaybetmekten korktuğumuz? (Bana kalırsa aynen öyle!)


Ve ''kıskançlık bunun için bencildir'' diyorum işte!

Aldatıcıdır kıskançlık, korkaktır aslında! Falsolar yapar ve yaptırır!
Bir başkasına değer veriyor maskesiyle, özünde kendimize verdiğimiz değeri gizler kıskançlık. Kaçak güreşir!

Hadi itiraf edin artık!

Kıskançlık kaybetme korkusuyla beslenir, doğru! Ama bu korku, sevdiğini başkasına kaptırıp ‘onu kaybetme’ korkusu gibi görünse de; aslında kişinin ‘sev(il)diği yürekte kendini kaybetme’ korkusudur!



Fotoğraf: www.yonja.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geçmişteki yazılarınızdan pişmanlık duyduğunuz zehabına kapıldığım için Yanılmışım dedim. Sizinle polemiğe girmek istemem. Üzüntüm kendim için

Hilmi Polat 
 26.10.2008 18:24
Cevap :
Sizi üzdüğüm için üzüldüm ama yapabileceğim bişey maalesef yok! Doğru konuşmak dışında! Polemiğe girmeme dileğinize de saygı duyuyorum ve bundan sonrasında (gerekirse) beni okumamanızı öneriyorum size :)) Sağlıcakla kalınız..  27.10.2008 0:38
 

Yerinde bir analiz ve tespit :)

aslihanca 
 23.10.2008 17:51
Cevap :
Katılımınıza çok teşekkürler. Ayrıca 'tazecik' Milliyet Blog katılımınız için de bir 'hoşgeldin' :)) Çiçeği burnunda bir üyemizin sesini duymak güzeldi. Sağlıcakla kalın..  24.10.2008 0:34
 

ben de kıskanç bir insan olaraktan sanki karşıma geçmişsin de bana bağrıyorsun gibi hissettim bacım hahaha:) Anamm ne bileyim valla sevdiklerim gider korkusu mu beni seven yürekleri de onlarla gider düşüncesi mi bilemiycem ama kıskancım valla :)))) Sevgiler

Dilek Fuçucı 
 21.10.2008 16:54
Cevap :
Seni döversem bana güzel haberleri kim verecek bacım? Keser miyim sence bindiğim dalı?!! :)) Yılbaşına az kaldı bak! :)) Kıskançlığın enişteyi bağlıyor, benim yerime o kızsın sana :)) Kal sağlıcakla..  21.10.2008 19:42
 

Yazınızı çok beğendim Leyla Hanım ve öyle ki eşime de okuttum bu yazıyı. Eşim bir MB takipçisi değildir ama her insan gibi biraz kıskanç tarafı (malesef ki) vardır. Teşekkür ederiz değerli paylaşımlarınız için...

Leman Evrim Kesler 
 21.10.2008 12:09
Cevap :
Demek ki 'kalemimden düşenler sizin için bir anlam ifade etmiş' sevgili hocam. :)) Çok memnun oldum paylaşımıza. Sağlıcakla kalın..  21.10.2008 14:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 889
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2118
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

1969 İstanbul'unda açmışım gözlerimi bu dünyaya... Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu, şimd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster