Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '06

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
1016
 

Beni eve götür

Beni eve götür
 

-Götüreyim mi anne seni?
-He oğlum götür
-Ameliyat olmayacak mısın?
-Olmayacağım , beni eve götür.
-Hadi kalk
-Hadi

Alıp götüremedim annemi. Üç damarı tıkalı. 10 günde ölür. Ama ameliyat olursa 20 sene daha yaşar diyorlar. Annemin gözlerinde ölüm korkusu vardı. Çaresizdi. Kurban bayramındaki koyunların çaresizliği gibi. Hiç kimseye hiçbir şeye inanmıyordu.

-benim bir şeyim yok oğlum. çıkar beni buradan.

Gözleri kimseyi görmüyor. Hep bana bakıyor. Yardım isteyen gözlerle sadece bana. “sen başarırsın , bir tek sen yapabilirsin, sen ne dersen olur, sen güçlüsün, yardım et bana, çıkar beni buradan”

Anneme yardım edemedim. Canım annem. Öylece bana bakarak ameliyathaneye girdi. Eğer ölürse ..biliyorum beni affetmeden ölecek. Eğer konuşabilse idi

-Yıllarca ben sana baktım…. Bir kere… yalnız bir kere yardım istedim senden. Sana inandım…Ahmet yapar beni tutar çıkarır buradan gider yatağımda rahat rahat ölürüm dedim , yazıklar olsun sana…derdi biliyorum.

Annem ameliyat oldu. Ama mutlu olmadı . hep bir şeyi olmadığına . gereksiz yere kesilip biçildiğine inandı.

Biliyorum beni hiç affetmedi... affetmeyecek...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Babaanne akıllı kadındı, saygılı,sevecen ve empatik, dinlediğini anlarsın bakışlarından hayatı sevdiğini ve ne biliyim terliklerini çantasına koymasından, en ufak yolculuğa heyecanlanmasından, radyoterapiye koşa koşa gitmesinden ve onu tedaviye aldıkları alet bozulunca küstüm çiçeği gibi soluşundan anlarsın nasıl hala yaşamak istediğini. Babaannesi kocama çok güvenirdi çook, oydu tek umudu. Bilirim eşimin o güven veren,yatıştıran halini... Öyle teslim etmişti kendini torununa, oğullarına bile değil torununa. Sanki vakti geldiğinde onu ölümün elinden bile çekip alacakmış gibi güvenirdi ve 'Hadi babaanne hepsi geçti eve gidiyoruz' diyeceği anı beklerdi. Kanser çok hızlı yayıldı ve kimse onu kurtaramadı Ama yine yalnız bırakmadı Akgün babaannesini, gidebildiği son yere kadar yanında gitti. Kimse kimsenin kurtarıcısı olamıyor. Sorun bize bakan çaresiz gözlerde değil o bakışlarla bizde yerinden oynayan kronik suçluluk hissi illetimizde.Kederle kayıpla yaşanır ama suçlulukla yaşanmaz

Ellyph 
 01.08.2007 3:38
 

Sevgili Ahmet Bey, Bence anneniz sizi affetmemiş gibi görünüyorsa bile içten içe onun için doğru olanı yapmış olduğunuzu düşünüyordur. Onun gözlerinin içine bakın. Sevgiler...

Fulya 
 29.09.2006 9:02
Cevap :
haklısın umarım. aslında kim olursa olsun yaşam hakkında kendi yaşamı hakkında kararı kendisi vermesi gerekir bize saygı duymak düşer  29.09.2006 20:37
 

anneniz yaşıyorsa sizi çoktan affetmiştir..yaşıyorsa çok şanslısınız.. suçluluk duygusuna en yatkın millet olduğumuzu biliyormuydunuz? geçmiş olsun.. su karakuş

Su Karakuş 
 28.09.2006 22:57
Cevap :
yaşıyor , ama nedense hep dalgın bakıyor dünyaya haksızlığa uğramış gibi  28.09.2006 23:12
 

bir an gelir ne doğru ne yanlış asla bilemediğimizi kesinkes anlarız. sizin yaşadığınız an gibi. bir karar verirsiniz. sonucu sizden çok bir başkasını ilgilendirir. onun için mi doğruyu yoksa kendinizi için mi kolayı yaparsınız bilemeyiz. ama kendinizi suçlamayın. siz annenizin yaşamasını istediniz sadece. her evlat gibi. onun yaşaması için bir şansı olmasını istediniz. o da siz küçükken sizin için aynını yapardı emin olun. sevgiyle kalın.

Başak ALTIN 
 28.09.2006 22:33
Cevap :
çok yaşamak mı güzel , yoksa mutlu ölmek mi hala düşünürüm  28.09.2006 23:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 115
Toplam yorum
: 109
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 1219
Kayıt tarihi
: 17.07.06
 
 

Tek düşüncem yaşadığım dünyayı nasıl yorumladığımı başkalarının bilmesidir. Aslında yorumun özünde t..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster