Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '12

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
251
 

Beş kere yedi otuz beş, değil mi Cemile?..

Beş kere yedi otuz beş, değil mi Cemile?..
 

Neylersin... Bir varmış bir yokmuş.


İlkokul ikinci sınıfta, bayan öğretmenimizin bir gün önce yazdırdığı çarpım tablosundaki beş kere yedi’nin otuz beş ettiğini, sınıfın ön sırasında yan yana oturduğumuz arkadaşım Cemile ile ezberlemek için defalarca tekrarlamıştık!..

Sıra arkadaşım, bir gün okula gelmedi… İkinci gün yine yok… Üç, dört, beş…

Bir hafta sonra anladık ki!... Hiç gelmeyecek…

O yaşlarda sınıfça ne olduğunu anlamadık… Taa ki bir gün ben bunun nedenini tesadüfen anlayıncaya kadar…

Sıra arkadaşım aslında ölmüştü… Üzülmeyelim diye bize haber vermemişlerdi.

Cemile o günden sonra küçücük parmaklarıyla çarpım tablosunun yedilerden sonrasını gittiği yerde ezberlemeye devam etti mi bilmiyorum?

Ama biz sınıfça sonraki günlerde çarpım tablosunu bitirmiştik…

Bu sayıları ömrüm boyunca hiç unutmadım…

BEŞ KERE YEDİ OTUZ BEŞ eder…

Cemile’nin neden öldüğünü anlamam için üç beş sene daha geçmesi gerekiyormuş.

Bir gün beni tesadüfen kendi evcil köpeğimiz ısıracak da, bunun üzerine tedbir olsun diye karnımdan yirmi tane kuduz iğnesi yiyeceğim. O zaman anladım Cemile’nin aniden yok olduğunu…

O kaybolduktan sonra, her ihtimale karşı başta ben, sınıfça her gün hastaneye gidip karnımızdan iğne yemiştik… Arkadaşım; herhalde ailesi tarafından önemsenmeyen büyük bir ihmal sonucu kuduz’dan ölmüştü…

Bunca seneden sonra düşünüyorum da, sahiden gittiği yerin bu dünya ile bir bağlantısı var ise, ihtimal bütün sınıfları başarıyla geçip öğretmen olmuştur. Çünkü sınıfça hepimiz gibi o da, küçücük işaret parmağını ileri uzatıp sırtı dönük öğretmenimizi işaret eder, "Ben de Zihniye öğretmenim gibi olmak istiyorum." derdi.

Ne mutlu ki, bizleri Atatürk çizgisinde çağdaş birer birey olarak yetiştiren ve de bundan sonra yetiştirecek olan elleri öpülesi öğretmenlerimize…

 

Şahin ÖZŞAHİN

   

Merve Ballı Acar bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazınızı e-kitabınızdan okumuştum ama bloglarınız içinde de varmış.Aradım,buldum,yorum yazmak istedim...Anılar can acıtıcı oluyor bir zaman sonra değerli şairim.Yaşlandıkça,daha bir yufkalaşıyor yüreğimiz herhalde.Cemile için çok üzüldüm.Benim de öğrenciyken böyle bir hastayı takip etmişliğim var.Camlar arkasından ne kadar takip edilebilirse işte...Hayvanları sevmek çok güzel ama çocuklarımızı da uyarmalıyız bu konularda.En ufak bir tırmıklamada dahi bize haber vermeliler.Yoksa sonu ölümcül olan bir hastalık hala kuduz.Aşısı var ama tedavisi yok maalesef.Yüreğinize sağlık.Saygı ve selamlarımla efendim...

fisun gökduman kökcü 
 06.06.2018 12:18
Cevap :
Fisun Hanım, çocukluğumda bu hastalık çok vardı, Ben Aydın şehir içinde yaşıyor olduğumdan ve kalabalık bir aile yapımız dolayısıyla birbirlerini uyarıyorlardı galiba, ama çevre köylerden çok olay duyardık. İlginize çok teşekkür eder esenlikler dilerim.  06.06.2018 22:56
 

Çok duygulu hocam:(... Allah rahmet eylesin, uzaklardan hep izlemiştir sizleri eminim.. SEvgiler, selamlar..

Selda Çakmak 
 30.03.2016 18:51
Cevap :
Selda Hanım, inanın yıllardır hiç aklımdan çıkmadı. Çocukluğumda Aydın gibi bir şehirde yaşamış olmama rağmen, buna benzer hastalıklara karşı yeterli bilgi yoktu ne yazık ki. İlginize teşekkür eder esenlikler dilerim.   30.03.2016 22:28
 

Çok üzgünüm gerçekten. Gözümde beyaz yakalı önlüğüyle minicik bir kız çocuğu canlandı. Canım benim. Keşke yaşasaydı. Keşke hayalindeki gibi öğretmen olsaydı. Allah gani gani rahmet eylesin. Melek olmuş.

Merve Ballı Acar 
 30.03.2016 16:13
Cevap :
Merve Hanım, Sizi üzmek istemezdim, yaşamımız boyunca nice olaylarla karşılaşıyoruz bunlar da bizi yerine göre daha dirençli olmamızı sağlıyor. İlginize teşekkür eder sağlık, esenlikler dilerim.  30.03.2016 16:47
 

Çok acı...Allah rahmet eylesin...Böyle çok acı öyküler var... bu yurdum insanı çok çileler çekiyor...

Mesut Selek 
 24.01.2012 12:00
Cevap :
Çocukluğumun bir anısını yaşatmak istedim. Nereden nereye geldik   24.01.2012 12:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1123
Toplam yorum
: 4324
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 211
Kayıt tarihi
: 11.02.09
 
 

Teknik ressamlıkla geçen çalışma hayatımdan sonra emekliliğini yaşayan bir kız ve bir erkek çocuk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster