Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mart '11

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
1752
 

Beşiktaş'ta bir müzik devi, BEŞİKTAŞ MÜZİK EVİ

Beşiktaş'ta bir müzik devi, BEŞİKTAŞ MÜZİK EVİ
 

.


Hepimizin bir çocukluk hâyâli olmuştur. Ancak ilerleyen yaşlarda bu düşlerimizi gerçeğe dönüştürebilenimiz oldukça azdır. Akordiyon çalmak da benim çocukluk hâyâlimdi. Akordiyon hakkında edindiğim ve sizlere ilginç gelebileceğini düşündüğüm bazı bilgileri şimdilik başka bir yazıma havale ediyorum.

Bu yazımın konusu ise, çocukluk hâyâlimi gerçeğe dönüştürmemde tesirli olan ve Beşiktaş’ta faaliyet gösteren Beşiktaş Müzik Evi.

Seneler önce bir arkadaşım Üsküdar’da bir müzik kursuna yazılmıştı. Sanırım gitar dersi alacaktı. Birkaç ders gittikten sonra, artık gitmeyeceğini söylemişti. Sebebini sorduğumda tam olarak açıklayamamıştı…Çok mu pahalıydı? Hayır. Hocası başarılı mı değildi? Hayır. Arkadaşım mı ders almaktan sıkılmıştı? Hayır.

Ya peki niye vazgeçtin diye sorduğumda, ‘abi yok yaaa, o şey yok… ruh yok’ demişti.

Kastettiği şeyin İngilizce’de karşılığı olmadığını bildiğimiz ‘gönül’ denilen şey olduğu konusunda seneler sonra da ittifak etmişliğimiz vardır ki o ayrı bir konu. Hiç şüphe yok gönülden verilmeyen bir ders hele ki bu ders müzik dersiyse, sadece sayısal verilerden ve notalardan ibaret olacaktır.

Beşiktaş Müzik Evi’nde gönülden ders anlatan hocalar olduğunu gördüm. Kursun kurucusu S e z e n Taylan, doğma büyüme Beşiktaş’lı genç bir sanatçı. İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı’na 10 yaşında başlamış 21 yaşında diplomasını almış. Çalgı Eğitim Bölümü mezunu. Uzmanlık alanı ise tambur ve Türk Sanat Müziği…

Eğitimini Amerika Birleşik Devletleri ve Londra’da taçlandırmış. Beşiktaş Kültür Sanat Derneği’nin de başkanı. Öğrencilerle arasında organik ilişkiyi çoktan yakalamış bile. Kimisi ona Sezen Abla diye hitap ediyor, kimisi hocam, kimisi de Sezen ya da Sezen Hanım. Tüm enstrümanların dersinin verildiği bu kursta başta Sezen Taylan olmak üzere tüm hocalar aslında bir nev’i psikologluk da yapıyorlar.

Bu da nereden mi çıktı? Her yaş ve meslek grubundan öğrenciniz olunca buna mecbur kalıyorsunuz çünkü. Benim gibiler için değil belki ama, hayatının her karesine başarı taşlarını döşemiş bir cerrah ya da hukuk doktoru bir iki müzik dersinden sonra alıştığı profesyonel başarıyı göremediği zaman devreye Sezen Hanım giriyor.

Bunun normal olduğunu, bir iki dersten sonra herhangi bir parça çalmanın zaten mümkün olamayacağını, bir terapist sağduyusuyla anlatıyor ve onları ikna edip rahatlamalarını sağlıyor.

Yaptığımız görüşmede aldığı birincilik ödüllerini ve hatta diplomasını bile hiç değilse sembolik olarak da olsa kursa niçin asmadığını sorduğumuzda net bir cevap veriyor. Burası ticarethâne değil. Şeklen öyle görülebilir ancak aslen ben de zaten tüccar değilim...İsterseniz telefonda bir fiyat almaya çalışın, telefonlara da ben çıkarım ve mümkün olduğunca ders fiyatlarından, kurs ücretlerinden bahsetmekten kaçınırım zaten...diye devam ediyor.

İnsanların buraya gelip görmesinin ilk aşamada onun için daha önemli olduğunu, bazı şeylerin notaların büyüsünü, sanatın gizemini bozacağını düşündüğünü altını çizerek söylüyor. Ve gücü yettiğince öğrencilere her türlü kolaylığı zaten gösterdiğini de ekliyor.

Barbaros Yokuşu'nun sonuna geldiğinizde kafanızı kaldırıp yolun sol tarafına baktığınızda Beşiktaş Müzik Evi tabelasını göreceksinizdir.

Beşiktaş Müzik Evi aynı zamanda Beşiktaş Kültür Sanat Derneği Merkezi’ne de ev sahipliği yapıyor…

Akordiyon çalarken ilk denemelerimde başarısız olmuştum. Yaşça benden oldukça genç olan akordiyon hocam Alpay, bir parmağı olmayan 72 yaşındaki bir amcaya akordiyon çalmayı nasıl da öğrettiğinden bahsetmişti. İşte; bir enstrüman çalmaya başladığınızda müzik kursunuzda size böyle şeyler anlatılması gerektiğinin önemi...

Hepimizin bir çocukluk hâyâli olmuştur. Ancak ilerleyen yaşlarda bu düşü gerçeğe dönüştürenimiz oldukça azdır.

'Az' ı temsil eden o kitleden olmamanız dileğiyle.

Sabrın sonu ile

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Beşiktaş Müzik Evi kendini niye tanıtmıyor. Daha doğrusu tanıtsa da senin gibi tanıtamaz. Sezen hanımın yaklaşımı mükemmel. Belki fırsat bulursam TSM'ye katılmak isterim. Korkum yaşımdı. Ama yazın bana cesaret verdi.Bakalım. Kısmet. İyi günler dileğiyle.

yılmaz çetingöz 
 15.04.2011 19:28
Cevap :
Yılmaz Bey, değerli yorumunuz için teşekkürler.  18.04.2011 0:10
 

Sayın dostum ne güzel bir blog yazmışsın.Bu yazını çok geç okumuş oldum.Neyse ki okudum.Yalnız

yılmaz çetingöz 
 15.04.2011 19:23
 

resim, piyano, davul- bateri (vurmalı çalgılar) yan flüt, keman :)) ... umarım en kısa zamanda olayı kapar ve konserini verirsin, mekanın doğal yapısı müzik sessizliğinde kendini fotolardan belli ediyor :) sevgiler.

Ruksan İLDAN 
 02.04.2011 14:03
Cevap :
Konser mi? nerdeeeeeee??....teşekkürler  03.04.2011 9:51
 

UKDELERİ teker teker yaşayarak sıfırlayıp kuşlar kadar hafiflemeniz dileğiyle. Sevgiler...

Kadri KANPAK 
 27.03.2011 23:27
Cevap :
Teşekkürler Kadri Bey...  28.03.2011 12:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 258
Toplam yorum
: 1366
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1872
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

Kabataş Erkek Lisesi Matematik, Marmara Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Makine ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster