Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '15

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
1228
 

Beşinci boyut var mıdır?

Eski Yunanda iki boyutlu bir yerküre  vardı. Yerküre düzdü. Bu nedenle boyut olarak  en ve boy vardı.

Eski bilginler iki boyutlu olan  üçgenler ve dairlerle uğraştılar. Mimaride de bunları bol miktarda kullandılar. Daireden oluşan sütunların üzerine üçgenleri ya da dikdörtgenleri  oturttular.

Bu sırada Mısır’da firavunlar  kare  ve üçgenlerden oluşan  piramitler yapıyorlardı .Onlar, astronomide ilerlemiş olduklarından üç boyutluluğa inanıyorlardı.

Ptolemaios(Müslümanlar Batlamyus demişlerdir)adlı Yunanlı bilgin(Babasının Mısır'lı olduğuna dair de söylentiler vardır) çağına göre astronomide ,coğrafyada ,  ve matematikte  çok  gelişmiş kuramları  ortaya koymuştur.

Buna göre yerküre düzdü ve güneş ve yıldızlar yerkürenin çevresinde dönüyorlardı. Bu inanış Hristiyan kilisesince  benimsenmiş ve orta çağ karanlığı bitene dek bilim evrenine egemen olmuştu

 İki boyutlu yerküre inanışı uzun süre islam da dahil insanlığın temel inanışı olmuştur.

Bunda, kitaplı dinlerin payı büyüktür. Benim çocukluğumda bile- 1940 lı yıllar- yerkürenin düz olduğuna ve öküzün boynuzları üzerinde durduğuna    inananlar vardı. Artık yerkürenin uzaydan mavi bilya görünümlü yuvarlak olduğunun resimleri okul kitaplarında vardır.

Oysa eski Yunanlı bilgin  Pisagor yerkürenin yuvarlak olduğunu ileri sürmüş  ve bunu güneş ışınlarının durumu ile kanıtlamağa çalışmıştır.Ondan önce de Babillilerin yerkürenin yuvarlak olduğunu bildiklerine dair kanıtlar vardır. Ancak, bu görüş taraftar bulmamış ve herkes Ptolemaios'un  kuramına inanmıştır. 

Orta çağa dek süren  karanlık dönemden sonra üç boyutlu bir yaşam başladı . Yerkürenin yuvarlak olduğu ileri sürüldü ve en-boy-yükseklikten oluşan üç boyutlu döneme geçildi.

Bunu sağlayan ünlü bilim adamı Galileo Galilei dir. Dünyanın yuvarlak olduğunu ve kendi çevresinde  ve güneşin çevresinde döndüğünü ileri sürdüğünde Hristiyan kilisesi onu Engizisyona(işkenceli dinsel yargı)sokmuş,  o da canını kurtarmak için yerkürenin düz olduğunu ve dönmediğini itiraf etmştir. Ancak, mahkemeden çıkınca ayağını yere vurmuş  ve "Siz isteseniz de istemeseniz de dünya dönüyor"diye bağırmıştır. 

Bundan sonra başlayan yeni çağda  astronomi- matematik-fizik-kimya ve biyoloji bilimlerinde büyük gelişmeler yaşandı.

Atom bombalarının kullanıldığı yirminci yüzyılda atom çağına girildi .Bu çağda  Einstein bu üç boyuta dördüncü boyutu ekledi. Zamanın dördüncü boyut olduğunu ileri sürdü ve bu bir genel kabul gördü.

Diğer boyutlarla oynanabildiği gibi dördüncü boyut olan zamanla da oynanabileceği  görüşü ortaya çıktı. Zaman bükülebilirdi.

Einstein’ın da belirttiği gibi zaman düz bir çizgi gibi değildi .Eğilip bükülebilirdi .Zamanın bu eğilip bükülmeleri nedeniyle zamanda yolculuk tartışılmaya başlandı . Zaman eğilip bükülebiliyorsa o zaman zamanda geriye-geçmişe- ya da ileriye-geleceğe- zıplamalarla yolculuk yapmak olanaklı olacaktı.

Bundan sonra beşinci boyut var mı tartışmaları başlamıştır.

Günümüzde beşinci boyutun varlığı-her zaman olduğu gibi- iki ayrı kanaldan tartışılmaktadır.

Beşinci boyutun varlığı matematikte-geometride-fizikte-  ileri sürülmektedir.

Beş boyutlu uzay modeli matematikte ortaya çıkmaktadır. Günümüzde fizikte de beşinci boyut vardır.

Beşinci boyut, var olan üç boyut ve göreceliliğin boyutu olan zamanın ötesinde  ve dışında varsayımsal bir boyuttur.

Varlığı kanıtlanmamıştır. Kuramsal bir kavramdır.

(M-)kuramı, yedi tanesi atom altında  kalan 11 boyutlu uzay-zamanın varlığını ileri sürmektedir. Bu matematikte ileri sürülen bir kuramdır

Hologramlar üç boyutludur.  Bu durumda   iken dördüncü boyut eğrilik yolu olduğunda beşinci boyut ortaya çıkar.  Beşinci boyutun geometriye uygulanmasından  politoplar ve hiperküreler ortaya çıkarılmıştır.

Ancak fizikte üç uzay boyutu ve bir de zaman boyutu hala kabul gören kavramlardır.

Buna karşın; Süper sicim kuramı 10 boyutlu fiziksel uzay;

M kuramı, 11 boyutlu fiziksel uzay;

Bozonsal-bir grup atom altı parçacıkları- sicim kuramı ise 26 boyutlu fiziksel uzay olduğunu ileri sürmektedir.

Bu boyutların tümü yerküresel değil, uzaysaldır.Hepsi de atom altı parçacıklarla, mikro kozmoz ile ilgilidir.

Gelelim beşinci boyutun yarı bilimsel açıklamalarına.

Buna göre tüm varlıklar dönüşürler, değişirler. Bizlerin dönüşümümüz beşinci boyuta geçmek demektir. Buna ,gezegensel biliçliliğe geçiş de denilmektedir.

Eski kendimiz-dönüşmeden önceki kendimiz-üç boyut alışkanlıklarımızdır.

Yeni benliğimiz belirsizdir. Biz olmaktır .Beşinci boyut, bir başkasında yaşama sevincini çoğalttıkça ve diğerlerine hizmet ederek yaşamı destekledikçe görünür olacaktır.

Üç boyutta zaman çizgiseldir, öyle algılanır. Oysa; zaman döngüseldir. Dört ve beşinci boyutlar bu nedenle vardır.

Beynimizin yüzde onu kullanılabilen bölümdür . Bunun dışındaki beynimiz; dört ve beşinci boyutlarda bulunmamızı sağlar.

Değişimde ışık enerjileri ve frekansları artar . Bu da dört ve beşinci boyutlara geçmemizi sağlar. Bu gördüklerimiz, yaşadıklarımız astral alem ya da düşlerdir . Bunlar,  dördüncü boyutta olmaktadır.

Dördüncü boyuttaki düalite yaşamı-iyi ve kötü, güzel-çirkin gibi-ve paradokslar(bir şey  hem olabilir hem  olmayabilir)dan kurtuldukça  birey yürek gözüyle yaşama başlar. Bu beşinci boyuttur.

Gerçekte bizler ve tüm varlıklar, uzun bir zaman tünelinin içinde(dördüncü boyut) parlak nurdan oluşan  tünel çıkışına doğru(beşinci boyut) düşe kalka ilerlemekteyiz. Sonunda, tünelin ucundaki parlak nurda yok olup gideceğiz ya da biçim değiştireceğiz.

Bizim gibi güneşimiz ve çevresindeki gezegenler(belki de içinde bulunduğumuz  gökadası da) bir geniş zaman tüneli içinde devinip durmaktadırlar ve onlar da tünelin ucundaki nurdan ışığa kavuşacaklar ve beşinci boyuta geçip bir karadelikte yok olacaklar ya da biçim değiştireceklerdir.  

Beşinci boyut bizlerin enerjiye dönüşmüş durumumuzdur. Burada,  elmayı düşünmemiz yetmektedir .Elmayı anında elimizde bulmaktayızdır.

Beşinci boyuta ulaştığımızda hiç kuşku yoktur ki "altıncı boyut var mı"sorusunu soracak ve o boyuta ulaşmaya çabalıyacağız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 138
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 520
Kayıt tarihi
: 04.09.13
 
 

1940 yılında İzmir'de doğdum İzmir Atatürk Lisesi'ni bitirdim 1961 yılında Mülkiye(Siyasa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster