Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Eylül '11

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
781
 

Bilim, düşünce ve sanatta çalıntı-faydalanma farkı; Nihat Genç’in Dante iddiası

Bilim, düşünce ve sanatta çalıntı-faydalanma farkı; Nihat Genç’in Dante iddiası
 

Bizde bir hastalık var. Esinlenme, yararlanma, örnek alma gibi kavramları bilmiyoruz. Benzerlikler, esinlenmeler, yararlanmalar bizim için hemen çalıntı oluyor, çalıntı anlama geliyor. Bunu da genellikle kültürel meselelere hamaset ve senincilik, benimcilik taşımak için kullanıyoruz. Örneğin İslam dünyasının ortaçağda bilim ve düşünce alanında yaptığı kimi keşifleri övmek istediğince bazılarımızın aklına hemen “batı şunu bizden çaldı, batı bunu bizden çaldı” demek geliyor. Harezmi’nin matematik biliminin başlangıcına büyük katkılar verdiğini söylemek yetmiyor, 18. Yüzyılda matematiğe büyük katkı yapmış, bulunulan evredeki bütün bilgi ve imkanları kullanarak matematiğe bir adım daha attırmış Avrupalı bilim insanlarının ille de bir şeyleri Harezmi’den “çalmış” olması gerekiyor. Er Razi tıp alanında bir şeyler mi yapmış, 19. Yüzyıldaki bir tıpçı ondan çalmış oluyor bulduklarını, 20. Yüzyılda kimyada büyük bir keşif mi yapılmış, hemen aklımıza onun ilkel haliyle ortaçağda uğraşmış islam bilim insanını getirip Avrupalı’ya bir şeyleri “çaldı” damgasını yapıştırıyoruz. Bir de bizim bilim insanımızı “unutturup” yerine geçtiler. Oysa gerçeğe dönüp baktığımızda görmek kolay: bu Avrupalıların kimseyi unutturmaya çalıştığı falan yok ki. O bizim sadece sidik yarışı konusu ederken hatırladığımız bilimci ve düşünürleri n adlarını onlar kitaplarında bizden daha çok geçiriyor, adlarını bizden çok daha fazla anıyor, onlara hak ettiği değeri aslında bizden çok daha fazla veriyorlar. Sadece yerli yerine koyma meselesi. Bir ortaçağ bilimcisini düşünürken bilimi yüzyıllar sonra ondan daha ileri bir noktaya taşıyan bir başka bilimciyi aşağılamaya çalışmaksa gereken, elbette bunu yapacak halleri yok. O geliştirilmiş halleri olmasaydı, ortaçağ bilgilerinin asla doğru bir kullanıma erişemeyeceği ni biliyorlar haliyle. Üstelik biz bir şey daha yapıyoruz, genelde hamaset adına “ilk” lerden söz ederken işi İslam dünyasından başlatıp Antik Yunan, Roma , Hint ve Çin’de de o bilgilerin çoğunun biraz daha ilkel halleriyle ama bir “ilk” olarak bulunduğunu es geçiyoruz. Onlar elbette bunu da yapmıyorlar.

Descartes’ın “düşünüyorum, öyleyse varım” ının aslında İslam düşünürü bilmem kime ait olduğunu söyleyen bir yazı okumuştum günün birinde. Buna kadar varmıştı iş. Sanki “düşünüyorum, öyleyse varım” lafı insanlığın başından beri dile getirilen, Yunan’da, Roma’da da benzerleri kullanılan bir kavramsallaştırma değil, ampul gibi bir keşifmiş de Descartes tutup İslam düşünüründen çalmış gibi.

Geçenlerde Nihat Genç bir yazısında bu alıntı, esin, çalıntı mevzusuna edebiyatı da gayet yanlış bir biçimde karıştırdı. Dante’nin İlahi Komedya’sını eski Zerdüşt eseri Ardavirafname’den çaldığını iddia etti Genç. Murat Bardakçı geçtiğimiz haftalarda bu meseleyi kapsamlıca ele almış, Ardavirafname’nin benzer bir cennet, cehenneme inme öyküsü olduğunu belirterek bu eserin Dante’ye ilham vermiş olabileceğini söylemişti. Nihat Genç’in dilinde anında “çalma” ya dönüşmüştü bu benzerlik. Edebiyat tarihinin en hakiki, en zor ve en güzel metinlerinden birinin anlamını sadece Ardavirafname gibi mistik bir eserden konu aşırımına bağlı olduğunu öne sürmek, o nakış gibi işlenmiş dizlerdeki edebi uyum ve sanatın değerini sadece “cennet, cehennem yolculuğu” ile başka bir esere benziyor diye küçültmeye çalışmak, bu yaklaşım, Nihat Genç gibi Türkiye’nin en büyük edebiyatçılarından biriyim” diyen ve edebiyatı bildiğini iddia eden birine dair, doğrusu bende hayal kırıklığı yarattı. Şimdi Nihat Genç’e şöyle bir önerim var: Ardavirafname, zardavirafname, hırdavirafname, o kitabı, bu kitabı… Al eski bir metin, Dante’nin yaptığını iddia ettiğin gibi (asla da bir kanıtı yok, sanmam da) konusunu aşır, sen de İlahi Komedya gibi bir eser yaz. Kimden aşırırsan aşır, kolaysa, aşırıp çalıp hemen oluyorsa işte, kimse bir şey demeyecek bak, sen de al bir kitabı, aşır, çal, İlahi Komedy’nın yanına yaklaşan bir metin yaz. Bekliyoruz. Bu işler çok kolay. Bizi bu ispattan ve örnek metini okumaktan mahrum bırakma…

Not: Mevlana’nın Mesnevisi’nin ondan bundan çalıntı olduğunu da iddia eden çok insan var. Onlar İlahi Komedya gibi Mesnevi’yi de hiç okumamış, edebiyatı hiç anlamamış sanki. Lütfen, bari artık edebiyata bulaşmayın.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 107
Toplam yorum
: 200
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 1995
Kayıt tarihi
: 22.06.07
 
 

İsmim Burak Çapraz. Buraya başladığımda 21'dim, öğrenciydim. Bir okul bitti ama hala öğrenciyim. İl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster