Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '17

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
365
 

Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin sosyo-kültürel sonuçları ve medyadaki görünürlükleri

Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin sosyo-kültürel sonuçları ve medyadaki görünürlükleri
 

Bilimsel ve teknolojik gelişmeleri doğru anlamlandırabilmek ancak bilim ve teknoloji okuryazarlığı ile söz konusu olabilir.


– Medhal / prologue: Nasıl bir çağ bu çağ?
 
Tebliğin başlığının imâ, iddia ve işaret ettiği hayatiyet ve ehemmiyet şu hüküm cümlesininin acilen görünür kılınmasını icbar ediyor: Bilimsel ve Teknolojik Gelişmelerin sosyo-kültürel etkilerinin Türkiye Toplumsal Formasyonu medyasındaki verili (hakikatlerle mutabık ve kaliteliyansımaları / görünürlükleri, maalesef, YOK MESABESİNDEDİR!
 
Hüküm argümantasyonunu peşinen dillendirdikten sonra, ilkin ‘insan – eşya – Dünya – bilim ve teknoloji – medya – eğitim – okuryazarlık’ fenomenlerini (karşılıklı ilişkileri içerisinde ördükleri çok katmanlı / boyutlu Büyük Resim'e işaret ederek) anlamlandırmaya çalışacağım, ardından da bilimsel ve teknolojik gelişmelerimedyamızdaki kaliteli görünürlüğünün arttırılmasına ve insanımızın bilim ve teknoloji okuryazarlığı ile bu temelde oluşacak olan B&T (bu kısaltma, bu metinde yerine göre ya 'bilim ve teknoloji', ya da 'bilimsel ve teknolojik' ifadelerinin ikamesidir) algısı, duyarlılığı ve formasyonun geliştirilmesine yönelik somut önerilerimi (kuracağım / öreceğim MATRİS içerisinde) paylaşacağım.
 
Behçet Necatiğil ‘Kilim’ şiirinde ‘çok çiğ çağ’ bu çağ diye tarif ediyor kendisini kuşatan, parçası olduğu dönemi. Edebiyat aleminden bilim ve teknolojinin kozmosuna transfer olduğumuzda bu çağ, hiç kuşkusuz, ‘bilimsel devrimlerin ve bunların teknolojik uygulamalarının günden güne (üstel olarak) hızlandığı ve derinleştiği bir çağ’dır. Yanı sıra bu çağı ‘bir taraftan söz konusu devrimleri ve uygulamalarını mümkün kılan ve alanın profesyonellerine yönelik olan temel ve tatbiki bilimler eğitimlerinin, diğer taraftan ise, Büyük İnsanlık Ailesi’nin genelinin bilim ve teknoloji okuryazarlığının geliştirildiği bir süreç’ şeklinde nitelemek de mümkündür. 

Bilim ve Teknoloji (B&T) gelişmeleri, varoluşun karşımıza çıkardığı risk ve fırsatlara uygun cevaplar vermemizi sağlarken, aynı zamanda, bizatihi kendileri de, uygulanmalarının neticesi olarak, sayısız ‘risk ve fırsat’ pencereleri açıp, bunlara uygun çözümler üretmemize yardımcı olur.
İnsanlığı günümüze, 2017’nin Mart’ına taşıyan söz konusu gelişmelerden a-(Büyük Veri, Master Algoritma ve Akılı Algoritma'dan sonra) Yapay Zekâ (YZ), b-Robotik (R), c- Moleküler Biyoloji (MB) ve Genetik Mühendisliği (GM) ve d-Nano Teknoloji (NT), e-İlk dört maddenin çeşitli oranlarda aranjmanının yaratacağı 4. ve 5. Sanayi Devrimi'ne ait olan gelişmelerin, kısa periyotta (önümüzdeki birkaç yılda), başta Bilimsel ve Teknolojik (B&T) mahiyettekiler olmak üzere, bütün beşeri ve gayri beşeri süreçleri katlamalı (üstel, exponential) ve dramatik(trajedik?!) şekilde tayin edeceği söylenebilir. Bir başka deyişle B&T eğitim, B&T devrimler ve Büyük İnsanlık Ailesi’nin B&T okuryazarlığı bu tebliğ boyunca referans verilecek olan bütün gelişmelerde ya aktif ya da re-aktif olarak devredir.

ß – Kriz = tehdit + fırsat

İdeografik (şekilleri belli seslere işaret eden harfler değil, doğrudan doğruya fikirlerin kendisine referans veren semboller olan) alfabelerin başında Çin alfabesi gelir. Çin İdeogramı’nda ‘kriz’e  tekabül eden sembolün hem ‘tehdit’ ve hem de ‘fırsat’ anlamlarına geldiği epeydir yaygın kabul görmektedir. Esasen hakikatle gayrı-mutabık bu popüler yanlış, bu ‘galat-I meşhur’, literature girmesini Bradford Smith’in (‘Niçin Kendimize Benzeriz?’ ismiyle Türkçeye kazandırılan) ‘Why We Behave Like Americans?’ kitabına; küresel bilinirlik kazanmasını ise, bu argümanı bir konuşmasında kullanan J. F. Kennedy’e borçludur. Galat-ı meşhur lügat-ı fasiğe evlâdır argümantasyonundan hareketle, ‘kriz = tehdit + fırsat’ denklemin ‘hakikatle mutabık’ olduğu bir anlam uzayında devam edelim. 
 
B&T atılımların olağanüstü hızlanmasının, bırakın 50 yıllık orta ve 100 yıllık uzun vadeleri, yukarıda da işaret edildiği üzere, 10 yıllık kısa periyotta bile, hayat pratiklerimizi örgütlerken karşılaşacağımız ‘dünya ve insanlık hallerin’i temelden değiştirmesinin ikili bir karakteri olacak. Bu değişimler sağlık, beslenme, ulaşım, eğitim, mimari, güvenlik / savunma, ekolojik duyarlık gibi hayati süreçlerde bize büyük avantajlar sunarken; yanı sıra da, hem ‘kitlelerin teknolojik okuryazarlığı’nın B&T gelişmeleri tercüme edecek, anlamlandıracak kadar gelişmemesinden ve hem de giderek hız kazanan otomasyon ve mekanizasyondan kaynaklanan yaygın işsizlik; gelişmiş kitle imha imkânlarının küresel istikrarı bozacak unsurlarca temellük edilmesi; YZ’nın potansiyel yönelimlerin neden olabileceği katastrofik / apocaliptik bir gelecek bağlamında ortaya çıkabilecek tekno-totaliterizm kaynaklı sosyo-politik riskler gibi problemlerin nedenlerini / nüvelerini de bünyesinde taşımakta. YZ kaynaklı bu öngörülmesi çok zor problem ve riskler, kozmolojideki ‘kara delik içi süreçlerin kestirilemezliğine nispetle, ‘technological singularity (teknolojik tekillik) şeklinde tavsif ve tarif edilmekte. Yukarıda olumlu ve olumsuz veçheleriyle birlikte serdedilen argüman, rahatlıkla teşhis edilebileceği üzere, kritik aktüel uğrakların, istisnai tarihsel momentlerin ve krizlerin açtığı / sunduğu ‘risk ve fırsat’pencereleri’ ile ‘aynı anda’ karşılaşma halinin tipik bir tezahürüdür. Mezkûr pratik olgulara yeniden dönmek kaydıyla, gelin milyonlarca (milyarlarca?) yıla sâri spekülatif bir ufuk turu yapalım.
 
? –  ‘İnsanlık 6.0’ ve global/kozmik riskler
 
1970 – 2000 döneminin gelecekbilim (futurology) alanındaki en baskın / başat kanaat önderi olan Alvin Toffler’ın, başta ‘Future Shock’, ‘The Eco-Spasm Report’, ‘The Third Wave’ olmak üzere (neredeyse) bütün müktesebatı; Francis Fukuyama’nın ‘İnsan Ötesi Geleceğimiz, Biyoteknoloji Devriminin Sonuçları’, Jürgen Habermas’ın ‘İnsan Doğasının Geleceği)’, Ray(mond) Kurzweil’ın ‘İnsanlık 2.0’, ‘The Age of Spiritual Machines’, ‘The Age of İntellectual Machines ve Y. N. Harrari’nin ‘Homo Deus, Yarının Kısa Bir Tarihi’ gibi B&T temelli fütüristik (gelecekçi) eserleri, (imâ, iddia, işaret ve nispet ettikleri tüm alt metin kozmoslarıyla birlikte tetkik edildiğinde), Batı Medeniyeti’nin gelecek tasavvuru konusunda epeyce fikir vermekteler. Bunlar ve (başta İngilizce olmak üzere, belli başlı diğer bilim dillerinde devasa bir literatür oluşturan) benzerleri okunduğunda, Batılı Akıl’ın insanın gelişim seyri hakkında dillendirdiği (insanlığa ve varoluşa dayattığı) müktesebatını kabaca şöyle özetlemek mümkündür: 
 
a-insanlık 1.0: Salt biyolojik (teknoloji müdahalesiz) insan fazı; b-insanlık 2.0: otanjik yapısına (diş, kornea, kalp kapakçığı, pilatin çivi vb.) müdahaleler / eklemeler yapılmış ‘biyoloji baskın + teknoloji tali’ insan fazı; c-insanlık 3.0: beyni dışında bütün hayati organ ve sistemlerinin yapaylarıyla değiştirildiği ‘teknoloji baskın + biyoloji tali’ insan fazı; d-insanlık 4.0: İnsan zekâsının (hafıza, benlik, idrak, kişilik ?) beyin dışına alınarak süper bilgisayarlara transfer edildiği ‘biyolojik zekâ ve YZ organic artikülasyon’ fazı; e-insanlık 5.0: İnsan zekâsının bilgisayar ortamından ‘4 boyutlu uzay-zaman sürekliliği’ne raptedilmesi / transferi ile gerçekleşen ‘cosmic intelligence’ fazı; f-insanlık 6.0:cosmic intellegence fazı’na geçen antitelerin (insan?) her birinin, bazı kozmologların sonsuz sayıda olduklarını speküle ettikleri evrenlerden (parallel universes) birisine transfer edilip onu domine ettiği ‘entite (human) universalis’ fazı; g-insanlık 7.0: ..? Çok garip ve bir o kadar da korkutucu bir ‘Büyük Resim’ bu, öyle değil mi?
 
B&T devrimler sürecinin önümüzde açacağını varsaydığı yukarıdaki fırsat pencerelerinin yanı sıra, Batı Medeniyeti (Aklı), bunlarla birlikte ortaya çıkabilecek (bir kısmı B&T gelişmelerin ürünü, bazıları da bunlardan bağımsız olan) bir dizi global / kozmik riske de işaret etmekte. Bunların belli başlıcaları: 
 
a-çok sayıda (volkan patlaması gibi) magmatik, (deprem gibi)  tektonik ve (tsunami gibi) oceanic aktivitenin senkronik olarak gerçekleşmesi neticesinde oluşacak global yıkım ve çöküşb-doğal ya da laboratuar menşeyli super bir mikro-organizmanın yol açacağı pandemic (global) bir virütik salgın felâketi ile milyarlarca insanın ölmesi; c-Meksika’nın Yucatan Yarımadası’na (65 milyon yıl öncesine tarihlenen) meteor (kuyruklu yıldız iddiası da mevcut) düşmesine benzer bir kozmik çarpışma sonucu yeryüzündeki yaşam formarının büyük kısmının yok olması; d-Zeki yaşam formlarını aramak için SETI (Search for Extra-Terrestrial Intelligence; Dünya Dışı Akıllı Yaşam Araştırması) Projesi  çerçevesinde evrene gönderdiğimiz ‘biz buradayız uzaylı, oradaysan ses ver!’ mesajları ile, ya da, elektronik çağla birlikte, 100 yıldır uzaya yaydığımız elektromanyetik ışıma sayesinde varlığımızdan haberdar olan, bizden çok daha ileri teknoloji sahibi ve kötü niyetli uzaylı bir ırkın, dünyayı kolonize etmeye ve insanları da gıda olarak kullanmaya kalkmasıe-insan kaynaklı olduğuna (ABD Başkanı Donald Trump gibi) çok sayıda önemli küresel kanaat önderi ve karar alıcının, ne yazık ki, inanmadığı küresel ısınma bazlı iklim değişikliği sonucu dünyamızın, (Worldwatch Institute’ün yayınlarıyla İnterstellar filminin de arasında olduğu) sayısız bilimsel rapor ve kurgusal eserde resmedilen katastrofik / kıyametçi final fazına erişmesi; f-Matrix trilogy’de olduğu gibi, kontrolden çıkan YZ’nın insanlığı köleleştirmesi ya da YZ üzerinden sağlanan (George Orwell’ın 1984’ünün gelişmiş bir versiyonu olan) panopticon bir tekno-totalitarizm’in kurulması; g-termo-nükleer silahlarla girişilen bir dünya savaşının insanlığın sonunu getirmesi; h-etnik, dini, milli aidiyetler temelli çatışmalarla, kuraklık, seller gibi küresel iklim değişikliği nedenli göçler ya da aşırı nüfus artışı yüzünden yaşanan streslerin yol açtığı küresel huzursuzlukların kontrolden çıkması….
 
? – Değişim, korku, anomi, kaos, radikalleşme, eğitim ve medya

Tarih okumaları sosyoloji, sosyal psikoloji, davranış bilimi, antropoloji gibi prizmalardan kırılmış haliyle gerçekleştirildiğinde, burada ifade edilen türden sürekli ve şiddetli değişim dalgalarına maruz kalan ve bunlara hazırlıksız yakalanan toplumların önce tedirginlik, kaygı, stress, korku dolu bir atmosfere mahkûm oldukları, akabinde (bir arada yaşamayı mümkün kılan) bütün temel kurallar manzumesinin geçersiz olduğu derin bir anomi tablosuna ve nihayet ardından da dipsiz bir anarşi ve kaos haline evrildiği gözlemlenecektir. Bahse konu patolojik manzaranın bu denli vahimleşmediği başlangıç aşamasında ise, insanların sür’atle ve yığınlar halinde radikalize oldukları ve (Donald Trump, Brexit, Marine le Pen, Frexit gibi) sağ popülist ya da (Podemos, Aleksis Çipras, Bernie Sanders gibi) sol popülist söylemlerin peşine takıldıkları bilindik hallerdir. Bu anomi, kaos ve anarşi hallerini yaşamamak; ya da, bu gibi halleri sosyal çöküş aşamasına gelmeden kontrol altına alabilmek için ihtiyaç duyulan unsurlar yine bilim, teknoloji ve bunları ortaya çıkartan gelişmiş eğitim sistemleridir. Dünyayı domine eden güçlü (öncü, lider, büyük) ülke / toplum olabilmek için, bunların yanı sıra, B&T devrimlerin en geniş yığınlar tarafından kavranması, bir diğer deyişle, B&T okuryazarlığın maksimize edilmesi noktasında (aşağıda detaylandırılacağı üzere) konvansiyonel ve dijital bütün unsur ve bileşenleriyle, medyada (stratejik bir bakış açısıyla) ‘yönlendirme ve özendirme temelli regülasyonlar’ gerçekleştirilmedir.
 
?– Sürücüsüz aracı da, araçsız sürücüye de lider ülke yapacak
 
Çok değil 30 yıl önce İETT araçlarında sürücünün yanında bir de biletçi vardı. Aynı kurum, yolcuların biletlerini kontrol eden kontrolörler de istihdam ederdi. Artık ne kontrolörler, ne biletçiler var. Çok yakında, 'çalışanlar'ının büyük kısmı robotlar olan (neredeyse insansız) fabrikalarda üretilmiş sürücüsüz araçlarla seyahat edeceğiz. Böylece, teknolojinin yok ettiği sayısız meslekler kervanına sürücülük de katılacak. Sürücüsüz araçlardan sonraki faz ise (fütürolog ve teknologlara bakılacak olursa), araçsız sürücü çağı olacak. Yerçekimini alt eden giyilebilir donanımlar sayesinde insanlar, saatte binlerce km’ye varan hızlarla, havada tek başlarına seyahat edebilecekler. Sadece bu konsept bile, verili havayolu taşımacılığı ekosferindeki yüzlerce mesleği yok ederken, yeni yüzlerce mesleğin de oluşmasını sağlayacak.

Sadece ulaştırma sektörüyle ilgili olanlar değil, diğer sektörlere ait olan bugünün pek çok gözde mesleği de bir kaç 10 yıl içinde yok olacak. Bu arada, her sektörde, yeni teknolojilerin yarattığı yepyeni meslekler çıkacak ortaya. Eğitim sistemi, bu doğrultuda kökten değiştirilmezse, insanlığın önemlice bir kısmı, teknolojik okuryazarlıkları olmadığı, ya da yetersiz olduğu için, yeni teknolojilerle ilişki kuramaz, kendini (ve yakınlarını) geçindirecek iş bulamaz hale gelecek. 

Bu noktada çözüm olarak düşünülen ve Kuzey Avrupa ülkelerinde yakında uygulamaya konulacak olan 'Vatandaşlık Maaşı', politik yelpazenin sağındaki ve solundaki ortodoks çevrelerin dillendirdiği 'insanın tembelliğe alışacağı', ya da 'çalışmadan kazanç elde edenin kendisini değersiz hissedeceği' gibi olumsuz; ya da, liberal ve liberter kesimlerden yükselen (köklerini Paul LafargueBertrand Russell ve Beat Generation'da bulan) 'sınırlı ömrünü para kazanmak için mecburen (çoğunlukla da sevmeden) çalıştığı e (ücretli kölelik) hasretmek zorunda kalmayan insanın, tamamı kendisine ait olan zamanlarını istediği gibi (özgürce) değerlendirmesine izin vereceği; bunun da bir yeryüzü cenneti inşaasının ilk evresi olabileceği' şeklindeki olumlu tepkilere neden olmakta. 
 
B&T devrimlerin bu dizginlenemez koşusu sırasında, insanlarına / yurttaşlarına yüksek nitelikli temel ve uygulamalı bilimler eğitimi veren ve bunun ayrıl(a)maz bir parçası / sonucu olarak da ileri bilim ve teknoloji üreten ve (tabii bunlarla birlikte) mümkün en fazla sayıda yurttaşını iyi birer bilim ve teknoloji okuryazarı haline getiren ülkeler sürücüsüz araçları da, araçsız sürücüleri de hayata geçiren failler olacakinsanlığı onlar domine edecek, dünyayı onlar yönetecek. Dün olduğu gibi, bugün olduğu gibi, yarın da böyle olacak bu işler.
 
? – B&T okuryazarlıktaki hal-I pür melâlimiz ve ‘ne yapmalı, nasıl yapmalı?
 
Türkiye Toplumsal Formasyonu’nun geneli için konuşulduğunda yapılacak şu merkezdeki argümantasyonların hakikatlerle mutabık olmaklığı yüksek ihtimaldir: bütün mecraları, bileşenleri ve unsurlarıyla medyanın onlarca yıldır sürdüğü yayınlar neticesinde ülkemiz insanının a-futbol okuryazarlığı, b-iç politika okuryazarlığı, c-edebiyat okuryazarlığı, d-dış politika okuryazarlığı, e-finansal okuryazarlığı vasatın üzerindedir. Bir diğer deyişle, bu sahalardaki skorlarımız küresel ölçeklerde kabul edilebilir düzeylerdedir.
 
Öte yandan ve ne yazık ki, bu tebliğin girişinde de işaret edildiği üzere, ortalama insanımızın (average people / sokaktaki adam) bilim ve tekonoloji okuryazarlığı çok ama çok düşüktür. Bir başka deyişle, bu sahadaki kondisyonumuzu ‘yerlerde sürünüyor!’ mecazı tarife ehildir, mümeyyizdir.
 
Hiç kuşku yok ki bu durum bilime ve teknolojiye yaklaşımımızı tayin eden (başımıza icat çıkarma’, ‘eski köye yeni adet yaratma’, ‘aklın yolu birdir’ ifadelerinde somutlaşan) ‘derin / arkaik ve negative kültürel kodlarımız’ın; bu kodların beslediği insan yetiştirme mantalitemizin; asırlardır defalarca ve defalarca ve defalarca değiştirilen ve ama bir türlü istenilen neticeyi veremeyen eğitim sistemimizin; (bilim ve teknoloji ile ilgili nitelikli eleman istihdam etmediği, alana dair stratejik bir bakış açısına sahip olmadığı için, spesifik bilim ve teknoloji yayıncılığı yap(a)mayan, yaptığı yetersiz ve kısıtlı yayıncılık da kabul edilemez hatalarla malûl olan) verili medya düzenimizin; özel sektörle kamuya ait iktisadi üretim birimleri ve akademyanın Ar-Ge’ye, buluşa, inovasyona ve patente (bu alandaki küresel sıralamada ilk 20’ye giren ülkelere kıyasla) daha az kaynak ayırıyor oluşumuzun kesişmesiyle ortaya çıkan (aynı zamanda da 'Bileşik Kaplar Kuramı'nı doğrulayan) 
komplike bir sosyolojik vakıadır. Çocuklarımızın son yapılan ve Aralık 2016’da açıklanan PISA Testi’nde, önceki sınavlara kıyasla daha da gerileyerek, 72 ülke arasında 50. sıraya kadar inmesi bu büyük resmin küçük bir leitmotiv’i olsa gerektir.

Teşhisden sonra tedaviye; olabildiğince çok yuttaşımızın B&T okuryazar haline getirilmesi için MEDYA MERKEZLİ somut önerilere geldi sıra:

01 – B&T habercileri yetiştirecek bir eğitim içeriği liseler’in ve yüksek öğretim kurumlarının müfredatlarına acil olarak eklenmeli; 
02 – Akademyabasın, iSTK’lar, siyasiler, bakanlıklar, meslek birlikleri, çeşitli sektörlerin konuya yakın kanaat önderlerinin en geniş katılımının sağlandığı 10 bölgesel çalıştay yapılmalı, bunların medya üzerinden kamusal bilinirliği sağlanmalı; 
03 – Bölgesel çalıştayların sonuç raporları bir ulusal çalıştayda birleştirilmeli. Ulusal çalıştay raporunun önerileri strateji ve eylem plânı haline getirilerek medya üzerinden toplum ile paylaşılmalı; ardından da uygulamaya konulmalı; 
04 – Gazete ve dergiler (vergi istisnaları, diğer muafiyetler ve doğrudan fon aktarımı gibi maddi müşevviklerle) B&T okuryazarlığını arttıracak yayınlar yapmaya özendirilmeli; 
05 – İnternet mecrasında yayın yapan kişi ve kurumlar B&T okuryazarlığını arttıracak içerikler oluşturmaya özendirilmeli; 
06 – B&T temalı araştırma kitapları ile nitelikli bilim kurgu kitap ve dergileri devlet tarafından desteklenmeli; 
07 – Cep telefonu operatörleri B&T temelli içerikler üretmeye özendirilmeli / yönlendirilmeli; 
08 – İçerik sağlayan IT şirketleri B&T okuryazarlığını geliştirecek içerikler üretmeye özendirilmeli; 
09 – Yazılım şirketleri B&T temalı bilgisayar oyunları üretmeye özendirilmeli; 
10 – İlkokuldan başlayarak eğitimin her kademesinde B&T okuryazarlığı oluşturmaya ve geliştirmeye yönelik bir müfredat hazırlanmalı; 
11 – Ulusal ve yerel kanallar her gün üçer dakikalık mini B&T belgeselleri yayınlamalı; 12 – Ulusal ve yerel kanallar B&T temalı (10 dakikayı geçmeyen) belgeselleri her gün prime time’da göstermeli; 
13 – TRT B&T TV kanalı kurulmalı; 
14 – TRT B&T radyosu kurulmalı; 
15 – Bütün üniversiteler, bulundukları yörelerde, bir yıl boyunca B&T temalı düzenli popüler seminerler düzenlemeli, bunların medyada görünürlüğü sağlanmalı
16 – İlgili bütün bakanlıklar B&T temalı popüler seminerler düzenlemeli, bunların medyada görünürlüğü sağlanmalı
17 – Belediyeleri, B&T temalı etkinlikler yapmalı, bunlarınmedyada görünürlüğü sağlanmalı
18 – İlköğretim okullarıyla liselerB&T temalı periyodik, popüler seminerler yapmalı, bunların medyada görünürlüğü sağlanmalı
19 – İlköğretim okullarıyla liselerimiz bütün bir yıl boyunca (gece - gündüz olmak kaydıyla) eğitim veren ilim merkezlerine dönüşmeli. Eğitim dönemi boyunca gündüz çocuklarımızı eğiten söz konusu kurumlarda akşamları, hafta sonraları, sömestr ve yaz tatillerinde, bir yandan her yaştan göçmenlere Türkçe, adalet sistemimiz, tarihimiz, kültürümüz ve adetlerimiz öğretilirken, aynı zamanda da, yukarıda işaret edilen B&T seminerleri hayata geçirilmeli, bunların medyada görünürlüğü sağlanmalı
20 – Belediyelere ve diğer kamu birimlerine bağlı olarak bütün şirketler, iştigal sahaları ve müktesebatları çerçevesinde B&T temalı popüler seminerler düzenlemeli, bunların medyada görünürlüğü sağlanmalı
21 - Özel şirketler, iştigal sahaları ve müktesebatları çerçevesinde B&T temalı popüler seminerler düzenlemeli, bunların medyada görünürlüğü sağlanmalı
22 – Büyük sermaye grupları B&T TV kanalı ve radyosu kurmaya özendirilmeli; 
23 – Büyük sermaye grupları B&T temalı kitap, dergi, gazete yayınlamaya ve internet portalı kurmaya özendirilmeli; 
24 – B&T temalı bu etkinlikler’de eğitmenlik yapabilecek kişilerden oluşan çok geniş bir yetenek havuzu oluşturulmalı;
 
- mâbad / epilogue: ortak akıl temelinde tartışmalı
 
Ludwig Wittgenstein, sadece kendisinin ve çağının değil, insanlık tarihinin de en önemli düşünsel meydan okuyuşlarından birisi olan Trctatus Logico-Philosophicus’‘Hakkında konuşulamayacağa dair susmalı (Wovon man nicht sprechen kann, darüber muss man schweigen.’ argümanı ile noktalar.
Girişte de zikredildiği üzere, Dünya’nn en gelişmiş (lider) 10 ülkesinden biri olmak iddiamızı kuvveden fiile çıkarabilmek, temel ve uygulamalı bilimler alanlarında dünyanın en iyi eğitimlerini veren kurumları yaratabilmek, toplumun bilim ve teknoloji okuryazarlığını maksimize edecek bir yeni medya düzenini kurabilmek için, B&T üretilmesine elverişli bir zihni iklimi ve düşünsel atmosferi sür'atle tesis etmeliyiz.

Bütün bunlar, hiç kuşkusuz, en geniş ve en zengin ortak aklı yaratmakla ve Wittgenstein’ın (yukarıdaki argümanının örtük / potansiyel olarak) işaret ettiği üzere ‘hakkında konuşulabilecek şeylere dair olan her şeyi konuşmak ve tartışmak’la söz konusu olabilecektir (**).

dipnotlar:
(*): 3. Milli Kültür Şûrası'nda (3 - 5 Mart 2017) sunulacak tebliğ metnidir.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 293
Toplam yorum
: 148
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1404
Kayıt tarihi
: 29.08.11
 
 

1958 Fatih / İstanbul doğumlu. Etiler Lisesi ve İTÜ Maden Fakültesi Petrol Mühendisliği Bölümü me..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster