Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
361
 

Bir annenin feryadı ve bilgi kirliliği

Bir annenin feryadı ve bilgi kirliliği
 

25.03.2009 günü saat 14.40 yer Kahraman Maraş…

İçinde 6 kişi olan bir helikopter havalanıyor…

Helikopter yolcularından birisi Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, diğerleri, partili, bir Ajans muhabiri ve helikopter pilotu.

Bir müddet sonra, helikopterde bulunan İhlas haber Ajansına ait muhabirin Acil 112 yi arayarak helikopterin düştüğünü, kendisinin yaralı olduğunu, ayağının kırık olması nedeniyle helikopterin içinde sıkışıp kaldığını, düşülen yerin neresi olduğunu bilmediğini, diğer yolcuların hayatları hakkında bir bilgisi olmadığını söylüyor.

Bu saatten itibaren bir bilgi kirliliği başlıyor…

Önce Sağlık Bakanlığından yapılan bir açıklamada; Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun da içinde bulunduğu helikopterin düştüğü, ölü bulunmadığı, Yazıcıoğlu ve diğer yaralıların, hastaneye getirildikleri, durumlarının iyi olduğu bildirildi.

Arkasından Valiliğin yaptığı açıklamada, Helikopterin düştüğü yerin tespit edildiği, kurtarma ekiplerinin hemen yola çıktığı, en kısa sürede yaralıları alarak, hastaneye getireceği söylendi.

Gittikçe kirlilik arttı. Her önüne gelen telefonla Televizyon kanallarına bağlanarak, ahkâm kestiler. Öyle ki Hastanedeki doktor bile yaralıların yolda olduğunu, kendilerinin gerekli önlemi aldığını, yaralılara anında müdahale edeceklerini söyledi.

Günün ilerleyen saatlerine doğru gerçek yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Kaza yeri tespit edilememişti. Arama-kurtarma ekipleri değişik teknolojik araçlar yardımı ile yer tespitini çalışırken, bilgi kirliliği devam etti. Bir ara Emniyetten yapılan bir açıklamada, kaza yerinin tespit edilerek, kurtarma ekiplerinin birkaç yüz metre uzaklıkta olduğu bilgisi tüm kanallara yansıdı. Ancak bu ve benzeri bilgilerin doğru olmadığı en kısa zamanda anlaşıldı.

Böylesine bilgi kirliliği içinde sabah oldu. 26.3.2009 günü saat 11.00 sıralarında gece saat 23.00 de vazgeçilen aramaya(!) tekrar başlanıldı. Gündüz gözü olduğu için gerçekler saklanamaz oldu. Kaza yeri hala tespit edilememişti.

Yetkililer açıklama üstüne açıklama yapıyorlar. Ve Devletin tüm imkânları ile kaza yerini tespite çalıştığını açıklıyorlardı. Bu açıklamalardan anlaşılan, devletimizin teknolojik bakımdan ne kadar güçsüz olduğu hemen anlaşılıyor. Oysa Ergenekon davasındaki dinlemeler ve bilgisayar çözümleri(!) iddianameye konulurken, ne kadar güzel teknolojiden yararlanmıştı!

Ulusal bazda yayın yapan haber kanallarının, Muhsin Yazıcıoğlu’nun Sivas ilindeki ailesine ve de özellikle annesi Fidan Yazıcıoğlu ile yaptıkları söyleşiyi görünce, 87 yaşındaki bir annenin feryatlarını duyduk. Fidan Yazıcıoğlu da tıpkı bizler gibi devletin güçlü olduğunu, en kısa sürede oğlunu ve diğer yaralıları bulacağını sanmıştı. Ve tabii ki bilgi kirliliğinden dert yanmıştı. Oysa gelişmeler hiç de öyle olmadı. Saat 18.30 itibarı ile Muhsin Yazıcıoğlu ve diğer yaralılara hala ulaşılamadı.

Sonuç itibarı ile bu bilgi kirliliği ve vurdumduymazlık içinde, tek dileğimiz biran önce kazazedelere ulaşılması ve gereğinin yapılması.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3072
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster