Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '06

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
2850
 

Bir bayram anısı...

Bayramlar herkesi olduğu gibi beni de heyecanlandırır, çok zaman da eskilere götürür.. Hayatın belli dönemlerinde o günkü şartlara göre enteresan olaylar bir tatlı anı olarak kalıyor..

Bazen hiç beklemediğiniz karşılaşmalar ,geçmişte olan bir anıyı tekrar gözler önüne getiriyor.. Geçmişte olan bir bayram anım beni her zaman gülümsetirken, birde buna bu anının baş aktörü katılınca, anı daha da zevkli oluyor… Şöyle başlayayım ;

1950 yıllarında Resmi bayramlar, Cumhuriyet bayramı, 19 mayıs Gençlik bayramı gibi bayramlar bilhassa Ankara’ da çok görkemli kutlanırdı.. Bir memur ve öğrenci şehri olan o zamanki Başkent Ankara’ da , televizyonun, cep telefonlarının olmadığı sade ama onurlu hayatı içinde bu bayramlar heyecanla beklenen ve törenlerinin seyredilmesi için her türlü olanaktan yararlanarak gidilmeye çalışılan yerlerdi….

O yıllarda askeri öğrenci olan ben ve benim gibi 19 mayıs stadına girmek bir hayaldi.. Çünkü bu davetiyeler Bakanlıklarda memurlara, üst rütbeli memur veya askeri erkana verildiği için biz öğrencilere yer kalmazdı.. Benim gibi bazı askeri öğrencilerde bayram törenlerini görebilmek için işi zorlayıp dururduk..

Bir Yalova – İstanbul vapurunda üst güverteye girdiğim zaman orada oturmakta olan Albay’ı görünce hayatımda hiç unutmadığım bu yüzü hatırladım. “Albayım ; beni hatırlamazsınız ama sizinle beraber 1951 yılı !9 mayıs törenleri için stada girmiştik, daha da doğrusu sizin sayenizde girmiştik. hatırlanınız mı ?” dediğimde ,yüzüme baktı ,olayı zannederim hatırladığı için o da güldü..

O yıl bayrama girecekler için Eski meclis , daha sonra Gençlik parkı önünde güvenlik güçleri barikat kurar ,ancak davetiyesi olanlara geçiş hakkı verirdi. Askerliğini yapanlar bilir , Harp okulunda okuyan askeri öğrencilere ,resmi kıyafetli iken polis gücü karışmadığı için bizler sayısı 100 civarında askeri öğrenci bu barikatları aşarak stad kapıları önüne kadar gelebildiğimiz halde kapıda davetiyemiz olmadığı için giremiyor ,yine de bir şeyler olabilir beklentisi ile usanmadan bekliyorduk… Birden bir gür askeri komut bizleri şaşırtmasına rağmen hemen düzene geçmemizi sağladı..

“Askeri öğrenciler beşli safa geçin “ Askeri öğrenci olmanın kolaylığı ile verilen emirlere uygun “Rahat – Hazır ol” “ Uygun adım marş “ komutları ile yüz civarında bir öğrenci kıtası yürüyüşe geçti , Başta genç bir yüzbaşı sert adımlarla giriş kapısına yöneldik.. Nereye , niçin gidiyorduk bilmiyorduk. Biz askerdik verilen emirlere de uygun ,yürüyerek giriş kapısından geçip tribünler önüne kadar geldik.. Genç Yüzbaşı bize dönerek ; “ Dağılabilirsiniz , ben de bu merasime giremiyordum “ diye bağırarak gülmeye başladı. O zaman ne yapıldığını anlamaya başladık.
Yüzbaşı da davetiyesi olmadığı için giremediği stada kurduğu bir askeri birlik komutanı olarak girmiş ,bizleri de içeriye sokmuştu..

İşte yıllar sonra karşılaştığım albay bu genç yüzbaşı idi..

Ona hayatımda böyle güzel bir anı bıraktırdığı için , her zaman teşekkürler edip andım. Bunu da hayatım boyunca çevreme zevkle anlatıyorum. Bu genç yüzbaşıyı saygı ve zevkle selamlıyorum...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 452
Toplam yorum
: 217
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 1043
Kayıt tarihi
: 24.07.06
 
 

1933 Kayseri'de doğdum. Kayseri Lisesi Ankara Veteriner Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Diş Heki..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster