Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '06

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
2249
 

Bir düğün gecesi

Birbirini yıllardır görmeyen uzak akrabaları ve eski dostları buluşturan biri tatlı biri acı, iki önemli olay vardır. Düğün ve cenaze...

Dün akşam bir düğündeydim. Otuz yıla yakındır görmediğim bazı iş arkadaşlarımı ve dostlarımı gördüm. Aradan geçen yıllar birçok iz bırakmış geride. Özellikle dikkatimi çeken şey, âmir-memur, işçi-işveren ilişkisi içinde birbirlerine mesafeli davranmak zorunda kalanların, şu anda yaşları ve bulundukları pozisyonları gereği birbirleriyle daha insanca bir ilişki içinde olmalarıydı.

Toplum olarak çözemediğimiz problemlerden biri de budur. İş ilişkisiyle insan ilişkisini birbirine karıştırıyoruz. Hepimiz eğitimimizin bize kazandırdığı bilgi ve beceri çerçevesinde bir görevdeyiz. Bu görev dağılımı içinde birbirimize ihtiyacımız, bağımlılığımız, ast-üst ilişkimiz, gerektiğinde tatlı rekabetimiz bile olabilir.

Ama iş bittiğinde hepimiz insan olarak sadece iş arakadaşıyız ve eşit haklara sahip bireyleriz. Üst kademede görev yapanların büyük çoğunluğu bu gerçeği kabullenemeyip iş çıkışında da hâlâ üstündeki idareci üniformasını taşımaya devam ediyorlar. Alt kademede çalışanlarsa başlarına bir iş kazası gelmemesi için mecburen bu duruma ayak uydurarak, hattaüstüne biraz da "yağ" sürerek işi çığırından çıkarınca, aradaki mesafenin nasıl da bu kadar açıldığına bir gün hep beraber şaşırıp kalıyoruz.

Gelişmiş ülkelerde bu sorunun çoktan çözüldüğünü söylemeye gerek yok. Bizde de eminim modern anlayışın hâkim olduğu birçok işletmede artık benim bu şikâyet ettiğim türden olaylara rastlanmıyordur. Ama şahsen ben böyle bir ortamdan yararlanamadığımı üzülerek belirtmeliyim.

"Saygı" kavramının abartılmasına ve "başarı sadece benim olsun" anlayışına dayanan bu merkezi yönetim modeli, idarecinin her işi kendi yapmaya kalkışması ve yanındakilere insiyatif tanımaması sebebiyle, hem işin hızlı yürümesine, hem de geriden eleman yetişmesine engel olur. Ekip ruhuyla işe sarılamamanın, hep birlikte yükün altına girip bütün zorlukları göğüsleyememenin getirdiği eksiler de cabası...

Bir düğün hikâyesinden nerelere geldik... Oysa ben daha size 28 yıldır ilk kez karşılaştığım, selam verip tokalaşırken kulağına, "ben Ahmet Yılmaz, tanıdın mı beni?" diye sorduğum, "he he tanıdım tanıdım" deyip yüzüme biraz gülücük dağıttıktan sonra beni bırakıp etrafıyla ilgilenen arkadaşımı anlatacaktım.

Sonra ne mi oldu? Baktım arkadaş, içinden "kimdi bu Ahmet Yılmaz yahu, hiç de yabancı gelmiyor ama..." diye beni hatırlamaya çalışırken, etrafındakilerin kendisine benimle konuşmak için zaman bırakmadığı gibi bir izlenim yaratıp sürekli onlara laf yetiştirmeye çalışıyor.

Eee, daha ne var ne yok? deyip klasik bir soruyla onu kendime çevirdim. Daha fazla da bulmaca çözdürmenin gereksiz olduğunu düşünüp, "sen beni hatırladığını söyledin ama, tam da çıkaramadın galiba" dedim. O da açık sözlülükle "ya düşünüyorum, çok âşina bir isim, ayrıca benim hafızamda insanların isminden çok resmi kalır, fakat sana bakıyorum bakıyorum bir türlü hatırlayamıyorum" dedi.

Kendini zorlama canım, ben sana biraz yardımcı olayım, hani 1977-78 yılları, birlikte çalışmıştık, filan deyince jeton düştü tabii.. Ulan Ahmet, Ulan Ahmet deyip biraz yumrukladı, sarstı, yeniden kucakladı beni... Eski günleri andık, diğer arkadaşlarla ilgili bilgi alışverişinde bulunduk, sonra daha sık görüşme dileğiyle ayrıldık...

Bir düğünün anlamı ve önemi benim için farklı bir noktaya odaklanmıştı. Eminim oradaki herkes için böyleydi. Kimbilir belki oradaki gençlerden biri burada gördüğü bir hanımlahayatını birleştirecek, bir diğeri belki tanıştığı biriyle iş ortaklığı kuracak, vs.vs.

Kaç yıllık dostları bir araya getirerek, bu kadar insana bu kadar değişik duygular yaşatan genç çifte ömür boyu mutluluklar dilerken, Tanrı'nın her zaman, buna benzer güzel günlerde bizi sevdiklerimizle bir araya getirmesini temenni ediyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 952
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster