Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Aralık '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
668
 

Bir düşünsek

Bir düşünsek
 

Önceleri deniz kıyısından hızlı adımlarla geçiyordum, acelem vardı, evde çocuklar bekliyordu diyordu kadın, ekliyordu sonrasın da;
"şimdi o bakmadan geçtiğim denizin ak köpükleri maviliği nasıl burnumda tütüyor, şimdi orada olsa idim hiç acele etmezdim doyasıya bakardım denize"...
diyordu demir parmaklıklar ardında cezasını çeken genç kadın...

Bazen nasılda kaptırıyoruz kendimizi koşuşturmalar içinde çevremizde ki o görülesi güzellikleri; sabahları güneşin güne merhaba deyişini, mandalin bahçelerinin çiğle sulanmış o güzelim ışıltısını, fırından taze çıkmış ekmeğin o güzelim kokusunu, yağmurun o inanılmaz gücü ile herşeyi misler gibi yıkayıp "bakın ne kadar hamaratım uyanın ey hanımlar siz uyanmadan ben her yeri yıkadım pakladım dercesine gövde gösterisini...

"Müebbet" diyordu genç kadın cezaevi arabasından mahkumiyetini çekmek üzere cezaevine gider iken gözleri dolu dolu, omuzları çökmüş bir daha göremeyeceği denizin köpük köpük kıyıya kadar uzanan dantelimsi uzantılarını izler iken...

Bazen karabasan gibi rüyalar görürüm izlediğim filmlerden ya da etkilendiğim olaylardan korkularımızın zihnimizin bir yerlerine pusu kurup zayıf anımızı yakalayıp ansızın ortaya çıkışında kendimi bir yerlerde tutuklu görürüm. Anında her şeyin sonu gelmiş gibi hisseder hayatla tüm köprülerin atıldığını hisseder kahrolurum, bir yandan da "rüya bu rüyaaaa" diye uyanmağa çabalarım.

Pek çoğumuz farkına bile varmaz kimsenin engellemesi olmadan özgürce dolaşıp dilediği kadar gönlünce gezip dolaşmanın anlamını.
Kendimi o mahkum kadının yerine koydum, soluğum kesildi, sanki hayatla bağlarım aniden liğme liğme ellerimden aktı gitti.

Bir anlık öfke, sonu düşünülmeden yapılan önce karşısındakinin sonra kendinin ve çevresinin canını yakan tepeden atılan kartopu misali büyüyen etrafını yakıp yıkan acı yumağına dönüşen yanlış davranışlar...

Hoşgörüsüz, toplum olduk vesselam...Saygıyı da pek bir yitirdik, benden sonra tufan misali kırıp döküyoruz pek çok kez.

Oysa özgürcesine yaşamak, kine, nefrete, düşünmeden hareket etmeğe, şiddete ne çok eğilimimiz var öyle.

Küçük bir kıvılcım yetiyor kocaman alevler yaratmaya...

Çevremizdeki, elimizde ki güzellikleri kaybetmeyelim lütfen.

Deniz kıyısından geçer iken denize, bahçeler arasından geçer iken çayıra çimene ve sevdiklerimizin gözlerine bakıp, sıcacık ellerini sımsıkı kavrayalım...

Yaşamak güzel şey be sevgili dostlar...Anı yaşayalım dostlukla sevgi ile...

Sevgi ile kalın efendim...




Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yeni büyüyen nselin bu kelimelrin anlamlarını bilmemelerinden korkuyorum Halide'ciğim. Sevgilerimle bayramını kutlarım.

Özlem Akaydın 
 07.12.2008 16:15
 

Ne yazık ki herkesin yüreği seninki kadar sevgi dolu değil, sevgili Halide. Bu güzel yazı için teşekkürler..

Melek Koç 
 05.12.2008 17:38
 

Hızlı tren camlarından dışarıyı seyretmeye çalışan insanlar gibiyiz desenize…Direkleri sayacağız diye hayatı kaçırıyoruz….

Ali Gülcü 
 05.12.2008 11:34
 

bu dilege blog dunyasinda bile engel olmaya calisanlari ne yapalim ?

Nursen 
 05.12.2008 8:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 292
Toplam yorum
: 1601
Toplam mesaj
: 220
Ort. okunma sayısı
: 933
Kayıt tarihi
: 08.03.07
 
 

Yazmaktan hoşlanan... Kelimeleri renklendiren bir sihirbazım ben.. Bodrum'da yaşamaktayım.. Sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster