Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Nurten Yiğit Tartaç

http://blog.milliyet.com.tr/nurmer

08 Mart '16

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
108
 

Bir kadın (5)

Bir kadın (5)
 

Hiç konuşmadı yol boyunca iki kadın. Eve geldiklerinde Hürü, işe koyulmadan önce hep yaptığı gibi uzun eteğinin ucunu toplayıp beline soktu ve yere, ocağın önüne oturdu. Büyücek odanın baş köşesinde şimdiki şöminelere benzeyen, içinde hem yemek yapmak, hem ısınmak için ateş yakılan ocaktaki kapkara sacın üstüne, yine dışı ateşin isinden kapkara olmuş bakır tencereyi koydu. Kızının tepsiyle yanına getirdiği, pişireceği yemeğin malzemelerini sırayla soyup doğrayarak tencereye koydu. Sönmekte olan ateşi eline aldığı demir çubukla deşeledi önce. Birkaç kuru ağaç dalıyla ateşi canlandırdıktan sonra ocağın yanındaki tekerlek biçiminde şekillendirilmiş tezeklerden birini aldı. (Hayvan dışkısının samanla karıştırılıp kurutulmasıyla elde edilen doğal yakıt.) Dizinden güç alarak küçük parçalara ayırıp ocağa atarak ateşin iyice harlanmasını sağladı.

Hürü etrafa minik kıvılcımlar saçarak çıtır çıtır yanan ateşin alevlerini izledi oturduğu yerden boş gözlerle. Loş odada yüzünde ışıltılı gölgeler oluşturarak kıpırdaşan alevler, sanki öfkeli gözlerinden saçılıyormuşçasına ürkütücü geldi kumasına. Eline aldığı tahta kaşıkla tencerede pişmekte olan yemeği karıştırdı Hürü. Suratı sıcaktan kıpkırmızı oluca ocaktan biraz daha uzaklaşıp yine aynı şekilde oturmaya devam etti. Ağzını bıçak açmıyordu… Kuması ise ne düşündüğünü, akşam kocası gelince olanları anlatıp anlatmayacağını anlamak için etrafında dolanıp duruyordu ama nafile. Öyle ya da böyle hiç ifade yoktu yüzünde Hürü’nün...

Neredeyse akşam olmak üzereydi. "Ne zaman gidiyorsunuz?" dedi aniden, tıslar gibi bir sesle ve yüzü yine ateşe dönük.
"Ne..?" dedi kuması, saatlerdir ağzından iyi ya da kötü tek kelime alamadığı Hürü’nün tam olarak ne dediğini anlamaya çalışarak.
"Kaçacağız demedin mi?"
Sonunu kestiremediği bu konuşmadan kaygılı ama aynı zamanda artık Hürü’nün kendisiyle konuşmaya karar vermiş olmasından duyduğu rahatlamayla bir çırpıda, "Yarın akşam." dedi. Derin bir nefes aldı… "Ahmet’in Ankara’da bir askerlik arkadaşı varmış. Bir ev ayarlamış bize. Çalıştığı yerde de bir iş…"
Dudağının kenarında alaycı bir gülümseme belirdi Hürü’nün. "Herşey de hazır öyle mi?"
"Öyle ablam... Hazır…"

***
Akşam kocası eve geldiğinde, "Anam haber salmış çocukları çok özledim diye. Bizi kasabaya götürsen, bir iki gün kalsak…" dedi kocasına. Uzun süredir hiç olmadığı kadar sevecen, yumuşak bir ses tonuyla. Geri döndüğünden beri sürekli surat asan, homur homur homurdanan, yanına yaklaşamadığı Hürü’nün bu isteğini geri çevirmek işine gelmedi kocasının. İnadını bilirdi. Tam yumuşamışken kocasının onu tekrar küstürmek istemeyeceğini de Hürü iyi biliyordu.
"Bu ne olacak? Yalnız kalamaz." dedi adam başıyla genç kadını işaret ederek… Durup dururken Hürü’nün neden kasabaya gitmek istediğini anlayan kuması minnet dolu gözlerle baktı O’na.
"Anam kalır benim yanımda, siz gidin..." diye atıldı heyecandan kalbi ağzında atarak...

***
Kasabaya geldiklerinin ikinci günü erkek kardeşlerini karşısına aldı Hürü ve artık kocasıyla yaşayamayacağını, köye dönmemeye kesin kararlı olduğunu, eğer ona destek olmazlarsa dört çocuğunu da alıp buralardan çekip gideceğini, izini kaybettireceğini söyledi. Dimdik ayakta kalıp çocuklarına kendisinin bakabileceğine, köyde çocuklarını okutma şansının bile olmadığına, oysa okumalarını ne kadar çok istediğine ikna etti onları. Geçen sefer kocasını terk ettiğinde olmamıştı, başaramamıştı. Ama şimdi çok daha güçlü ve tüm zorluklara karşı durmaya hazırlıklıydı. Yapabilirdi... Aksini düşünmüyordu bile artık…

" Şu sünepe bile neleri göze aldı sevdiğine kavuşmak için. Ben neden başaramayacak mışım? " diye düşündü kendi kendine. Omuzlarını dikleştirdi, "Hadi çocuklar uyku vakti, yatağa..." dedi.

Büyük kızı gülümseyen Annesinin huzurlu yüzüne baktı. Nasıl da güzel oluyordu Annesi gülerken...

***

Önce biraz tatlı dille, sonra biraz tehdit ve o da olmayınca birazcık da zor kullanarak gönderdiler köye Hürü’nün kocasını. Tek başına…

Adam köyün girişinde almıştı diğer karısının da başka bir erkekle kaçtığı haberini…

nurten y taraç

22.04.2010

SON  

Birgül YILMAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 126
Kayıt tarihi
: 12.05.15
 
 

Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunuyum. Emekliyim.   İnsana, hayvana, bir küç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster