Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '13

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
160
 

Bir kadın

Pencerenin perdesini araladı, kadın. Ardından uzun uzun seyretti önünde uzayıp giden caddeyi. Gelir miydi acaba? Veya bu yolun sonunda mıydı sevdiği? Bilmiyordu...

Bir sigara yaktı ve camı sonuna kadar açtı. Soğuk hava yüzüne çarptı, tıpkı sevdiğinden yediği o tokat gibi! O buzdan buz, kılıçtan keskin, kurşundan hızlı tokat yüzüne nasıl patladıysa bu da öyle patlamıştı işte...

Tokadın ardından iki damla gözyaşı süzülmüştü, acıyan yanağına. İki damlanın arkası yüreğine aktı, usul usul. Acıyan yer oraydı aslında. Ağlarken külleri mi yok ediyor yoksa içindeki yangına mı müdahale ediyordu, bilmiyordu. Aslına bakarsanız, bilmekte istemiyordu.

Şimdi yoktu sevdiği. Çekip gitmişti tokadın ardından. Dış kapının sesi hala kulaklarında çınlıyordu kadının! PAT diye, gidiyorum der gibi değil de isyan eder gibi biraz da pişman gibi... Tokat gibi! Ansızın, hızlı ve tek sefer...

“Kadına şiddet” haberlerini çok okumuştu, çok izlemişti, çok dinlemişti. Benimde başıma gelir mi, dememişti ama gelmişti. Yoksa gelmemiş miydi?

Tek bir tokat! Acısı geçmiş, yarası beresi kalmamış ama kalbe en haininden bir çelme takmış o tokat! Kadına şiddete girer miydi?

Dönerse affedecek miydi?

Düşündü... Tüm gece düşündü...

Yediği tokat gibi 100 tokat yiyip bir de kocasına kadınlık yapan kadınlar tanıyordu.

Tokat değil tekme-tokat yiyen ama gıkını dahi çıkarmayan kadınlar tanıyordu.

Kafasına tabanca dayanan ama kocasına “höt” demeyen – diyemeyen kadınlar tanıyordu.

Kadın olduğuna bin pişman edilen, emdiği süt burnundan gelene kadar dövülen, döverek öldürülen kadınlar tanıyordu.

Şimdi onların yanında bu ansızın gelen tokadın adı olur muydu?

Affedilecek bir şey var mıydı – yok muydu?

Yoksa “şiddet” böyle mi başlardı?

Tek tokat ardından tekme, yumruk, küfür... Ve artık Allah ne verdiyse!

Sahi erkeğin içinde şiddet duygusu olup olmadığı nasıl ortaya çıkardı?

Var mıydı bir yolu yorda mı?

Nasıl nasıl nasıl?

Halen ilk sorudaydı aklı?

Tek tokat şiddet sayılır mıydı?

 

Kapıya atılan her tekmede erkek kadına atacağı tekmeyi mi hazırlardı?

Masaya vurulan yumruğun asıl hedefi kadın mıydı?

Sıkılan dişler, fırlatılan eşyalar, bağırışlar... Kadın için yazılan şiddet senaryosunda sinopsis miydi?

Erkeğin kendi saçını yolması, yumruğunu sıkması şiddete meyil miydi değil miydi?

 

Şimdi bu erkeğin karısı dayak yer miydi ya da her erkek döver miydi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba. Kadına şiddetin tavan yaptığı şu günlerde(şu anda gündem hep değiştiği için pek konuşulmuyor ama şiddet devam ediyor)şiddet maalesef erkekten geliyor. Son cümlede sizin de ifade ettiğiniz gibi"erkek döver". Bu konuda benim de bir yazım var, fırsatınız olursa bakarsınız. Ancak şiddet konusunda kadının da hakkını vermek gerekir. Öyle kadınlar var ki, erkeğine adeta "bana şiddet uygula" dercesine tahrik edici ve kışkırtıcı sözler söyleyip, tavırlarıyla erkeği şiddete davet eden bir ortam yaratıyor. Ama bu gerekçeler tabi ki erkeğin şiddetini aklamaz. Neden elini şiddete bulaştırıyorsun be adam. Var sa bir sorunun otur konuş, anlamıyorsa hukuki yol açık. Şiddetsiz günler dileğimle, mutlulukla kalın.

Ali Rıza İZGİ 
 30.06.2013 0:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 203
Kayıt tarihi
: 05.10.12
 
 

Anadolu İletişim Meslek Lisesi & Radyo TV mezunuyum. Özel bir radyoda çalışmaktayım, köşe yazarlı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster