Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Şubat '22

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
71
 

Bir sıkımlıkmış hayat

Gözümü açtığımda hava henüz koyu griydi. Sandım ki gün henüz başlamamış. Yok, başlamış da ıslak gri karartmış. "Olsun varsın" dedim, sıkmadım canımı grilere inat. Sıcak yatağımda, sabaha karşı yanmış kombinin ısıttığı evimde güne başlamanın sıkılası bir yanı mı olurmuş?

Kalktım, son günlerde olduğu gibi yaşamaktan utanırcasına başladım güne. Çayımın yanına alışkanlıkla kızarttığım ekmeklere aynı  alışkanlıkla sürdüm tereyağını. Peynirim, zeytinim. Hani evinin köşesindeki köylü kadının sattığı siyah zeytinlerden koymuştun seni bırakıp evime dönerken. Bir de “ben yemem senin için almıştım” diyerek verdiğin beyaz peynir.

Sonra “hadi” dedim kendime “yaşam devam ediyor”, toparlan artık. Artık alabilirsin. Hani bana geldiğinde elden geçirmiştik, geçirmiştin her yanı da atı atı vermiştin bir şeyleri. Arka odamı da düzeltecektik ama fırsat olmamıştı; büyüktü iş, bir şeyler atılıp yerlerine yeni bir şeyler konacaktı. İşte o “yeni” şeylere bakmaya gittim bugün. Şehrin öbür yakasındaki kocaman yapı markete.

Bindim metroya, sonra otobüse; sana 65 yaş kartı alacağımız ve şehri gezeceğimiz metroya, sonra otobüse; acelem yok, sen hepten yoksun.

Sakince, sessizce, usulca… dolaştım, baktım, olabilir dedim, alabilirim; bunu, şunu bir de bunu, bunu… konuştuğumuz gibi.

Acıktım bakmalarım bitince. Senin “acıkmadığını” bilerek. Güneşin ısıttığı bir masada yedim kızarmış tavuk butlarını, ketçapladığım kızarmış patatesleri. Az gelmişmiş oysa  ketçap, alttaki patatesleri yemek istemedim. Ama “yesem” diyorum, kalkıp ketçap alıp gelecek halim yok. Bir umut, sıkıp kenara koyuverdiğim ketçap poşetini aldım elime,  iki parmağımın arasında sıvazladım, sıktım ve “aaaa içinde kalmışmış” meğer. Sevindim ya abla ben, sevindim!...

İçimde yokluğunun halâ alışamadığım ince sızısı, bir sıkımlık ketçapa sevindim  ben bugün ablaaa, bir sıkımlık ketçepa.

Yaşın yok artık abla; sen hepten yoksun…

…uğurlar olsun!..

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, En kötüsü "yerine koyacak bir şeylerin "olmaması. Yine de aldığı peynir kalmış. Eşlik etmiş. Işıklar içinde yatsın.

Birkan Can 
 26.03.2022 16:21
Cevap :
Merhaba.. uyusun... huzur da eşlik etsin ona ki bazen televizyonun karşısında uyuyakaldığında kaşları hep çatık olurdu. Bir öfkesi vardı sanki hayata dair. Bitti artık hepsi. Geride o kadar çok yaşanmamışlık kaldı ki!.. Sık sık deriz ya hani, "yapacak bir şey yok" ki itiraz ederim "yapacak bir şey var" Ama burda hakikaten yapacak bir şey yok!.. ( Çok teşekkürler bu içten yorum için. Yıllar sonra bu sayfalarda yeniden merhaba demenin bir "mavi" nedeni olsaydı keşke. Yine de, aydınlık şehrimden papatyaların ayak sesleriyle; merhaba. Yaşamaya devam..)  27.03.2022 17:07
 

Yokluk da yoksunluk da acı, tabaktan eksilen yemekleri düşünürken birileri, öbürü masadan eksilen tabağın yerine, oturanı olmayan sandalyeye bakakalır, hayat bu kolaylıklar getirsin tüm acılara

Cemile Torun 
 27.02.2022 0:07
Cevap :
Çok teşekkürler iyi dileğiniz ve güzel yorumunuz için.  28.02.2022 21:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 210
Toplam yorum
: 2558
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 3222
Kayıt tarihi
: 29.03.07
 
 

Yazmak... Öyle güzel, öyle hoş ve öyle derin bir eylem ki!.. Olmazları bile oldurabiliyorsun. "Ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster