Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '08

 
Kategori
Eğlence - Hobi
 

Bir zamanlar radyo vardı

Bir zamanlar radyo vardı
 

RADYO ; BİR ZAMANLAR NASILDI ?


Bundan 1 ay önce elektronik postama arkadaşımdan bir mesaj geldi. Hani eskiden güzelim mektuplarımız vardı yaa işte onun yerine geçen teknolojik mektup, Postacıların kapıları çalmadan gelen mektup.:-)

Arkadaşım bana bir Internet sitesi öneriyordu. Her gün bu tarz mesajlardan o kadar çok alıyordum ki, hiç önemsemedim postayı. Açıp siteye bakmadım bile. Günlük yoğun iş temposuna daldım ve ben o mesajı unuttum.
Ertesi gün posta kutumu temizlemek için girdiğimde işime yaramayanları tek tek silerken, o mesaj gözüme çarptı. Radyo bir zamanlar, yine içi boş bir site dedim ama meraklandım da. O anda nedense bakmaktan kendimi alamadım ve adresi tıklayarak siteye giriş yaptım. Karşıma eski filim afişleri çıktı önce. Arkadan hoş güzel bir ses ile çalınan eski bir Zeki Müren şarkısı "Bahçevan geldiiii "diyordu.

O ses beni aldı yıllar öncesine götürdü.
Çocukluğumuzda evlerimizin baş tacı olan Radyo'lu günlere gittim. Arkası yarınlarından, merakla beklenen akşam ajansına. Büyüklerimiz bizi susturur ve büyük bir dikkat ile akşam haberlerini dinlerlerdi. Bizde büyüklerin ciddiyeti ile anlamaya çalışırdık radyodan bize ulaşan o berrak ve duru sesi. Yurttan sesler programından, Orhan Boranlı yuki'lere. Bunların hepsi hayatımızın renkleriydi. Tüm reklamları ezbere bilir şarkı gibi söylerdik. Arkası yarınları merakla beklerdik. Çiftimizle beraber tohumu hazırlar, nasıl ekilir öğrenirdik. Hepimiz Süne böceği ile mücadeleyi öğreniyorduk, işimize yarasa da yaramasa da.

Radyo bizim en önemli eğlencemizdi o yıllarda. Öyle her önüne gelen radyoyu kurcalayamazdı ya bozulursa diye. Mutlaka evin büyüğü açardı radyoyu. Evlerimizin en iyi köşesine konur annelerimizin el emeği örtülerle süslenirdi. Şimdilerde ise sadece arabalarda işe gidiş gelişlerde dinlediğimiz radyolarımız. Bir öksüz evlat muamelesi gören radyomuz. Girdiğim bu site bana o güzellikleri yeniden bir bir yaşattı. Tadını unuttuğum lezzeti ve keyifli.

Bir şarkıda o yıllarda seyrettiğimiz filimleri anımsadım. Diğer şarkıda yaptığımız dansları yaşadım. Şimdilerde çocuklarımız eski filimleri izlerken yaptığımız danslara gülüyor ne saçma diye, ama biz onları öğrenmek için az uğraş vermiyorduk aynanın karşısında. O yılların zor koşulları içinde ne yaratıcı oluyorduk arkadaş toplantılarında, pasta hane buluşmalarımızda. Sevgiliye ilk sözleri radyomuzdan dinlediğimiz şarkılar ile karşılık veriyorduk, duygularımızın tercümanı olan o eskimeyen şarkılar ile. Radyo bizim hayatımızda önemli bir yer tutardı televizyon çıkıp ta bizleri esir alana kadar.

Şimdilerde her şeyi çok çabuk tüketir olduk. Şarkılar bir ay geçmeden unutuluyor. Filimlerin ömrü yenisi çıkana kadar sürüyor. Eskiden dinlediğimiz şarkıları ise hala gündemde. Şimdilerde gençler onları allayıp, pullayıp bizlere sunuyor. Bu çalışmalarda güzel tabi ama onların yerini tutmuyor. İşte bu sitede ben o eski tadı buldum. Belki dedim benim gibi o günlerin özlemini duyanlar vardır. Şarkıları, sinema sahnelerinde o ilk duyduğumuz lezzeti dinlemek isteyen olur. Bu güzelliği Blog dostları ile paylaşmamak bence haksızlık olurdu.

Biliyorum ki o günlerin özlemini yanlız ben çekmiyorum. Yapılan bu tarz güzelliklerin bilinmesi gerektiğini düşündüğümden bu yazıyı ele aldım. Çünki bizler güzel olanı desteklemeliyiz. Özlemlerimize cevap bulmalıyız bu teknoloji çağında böyle bir imkanı kullanmalıyız diye düşünüyorum.
Çocukluğumuzdan ve gençliğimizden tadı damağında kalan bir radyo yayını dinlemek isterseniz işte size bir yol.

İşte size RADYO BİR ZAMANLAR ...

http://www.radyobirzamanlar.com/

 
Toplam blog
: 96
: 2224
Kayıt tarihi
: 13.06.06
 
 

Hayata güleryüzle bakmaktır felsefem ama polyannacı değil. 1961 Sivas doğumluyum, evliyim 2 kızım..