Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '09

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
3001
 

Bitik hayatlar

Bitik hayatlar
 

Gün geçmiyor' ki sabah aldığım gazete' de ezilmiş bir kadın fotoğrafıyla karşılaşmayayım. Ya da ister, istemez tüm cinsel arzuları kabartan, çıplak kadın fotoğraflarıyla. Hoş, günümüzde çıplak erkek pozlarıyla da karşılaşıyoruz fakat bayanlar çoğunlukta. Eşitlik denildi. Kadın hakları denildi. Her kafadan bir ses geldi. Dönüp arkaya baktığımızda bir arpa boyu bile katetmemişiz. Ben bildiğim ve aklımın erdiği kadarıyla düşüncelerimi sunuyorum. Eleştirilere her zaman açığım. Bir kere toplum olarak okuma alışkanlığımız içler acısı. Bizzat ben düzenli olarak yaklaşık 7 yıldır gazete alıyorum. Yaşım 49 yani 42 yıldır gazete bulursam ya şapka yapmışımdır kafama sıcak geçmesin diye. Ya da domates ekmek yemişimdir üstünde. Bu insanlar ne yazmış merak bile etmeden. İşte biz hala ilköğretim çocuklarıyız dediğimde insanlar, bana kızıyorlar. Görsel basını da malesef kurtlar vadisi, yemek proğramları, binbirgece, izdivac proğramları nefes almadan izlediğimiz şeyler.

Toplum içinde, toplantı yerlerinde özellikle medya önünde kadını savunuruz. Savunuruz da biraz cebimizde para varsa ve biraz da alkolü seviyorsak soluğu barlarda, pavyonlarda alırız. Az önce sözünü ettiğim yerlerde kadın hakları savunurken şimdi azgın bir boğa olmuşuzdur. Masamıza en çıtırından bayan davet ederiz. Karşı, karşıya da oturmayız. Dolmuşa binmiş yolcu halini alırız. En kötüsü de evde bizim her kahrımızı çekmiş, bir yavru vermiş kadınımızı aşağılamaya başlarız çıtır bayana. Benim hanım hasta, boşayacağım onu bana yetmiyor, benimde arzularım var eve gidiyorum hep aynı kadın, aynı yüz. Gibi hayasız sözler. Acaba bunu yapan insanlar hiç düşünmüşlermidir, yanına oturtup içki ısmarladığı çıtır kızın neden orada olduğunu. Klasiktir, kocası bu yola itti. Babası öldü, evine ve küçük kardeşine bakmak için gibi dıramatik hikayeler. Ve bizde kız hikayelerini anlattıkca biraz daha sarılırız şefkatle. Şefkat deyince aklıma küçük bir olay geldi.

19 yaşlarında bir delikanlıyım. Amcamın oğlunun dükkanında gevezelik yaparken, mini etek giymiş güzel bir bayan geliyordu karşıdan. Amcaoğlu ile hemen kapının önüne fırladık ve bayanı izlerken, mahallemizin cami hocasının bakkalı yan taraftı. Hoca bize ''Utanmıyor musunuz ayıp ayıp'' dedi. Çok utanmıştık. Birkaç gün sonra aynı bayan tekrar geliyordu. Hemen dükkana saklandık, amacımız hocanın bakıp bakmayacağı idi. Bayan geçtikten sonra yavaşca başımı kapıdan çıkardım. Birde gördüm ki hoca bacakları seyrediyor. fırsatı kaçırır mıyım çıktım ortaya.''Ayıp hocam, ayıp niye bakıyorsun bayana'' Hocanın verdiği cevabı hiç unutmadım.''BİZ SİZİN GİBİ ŞEHVETLE DEĞİL, NEFRETLE BAKIYORUZ.'' Olmuştu. İşte pavyondaki arkadaşımızda şehvetle mi, nefretle mi bilinmez sarıldıkca sarılır. Peki bu çıtır kızı kim düşürdü o batağa? Cevap veriyorum: Ben, sen, o. Biz, siz, onlar. Biz kimiz? ERKEKLER!...
Babamın kızı mı, anam mı, babam mı diye yaşamıyor muyuz. Kısacası ben buna inanıyorum. KADINLARI HER ZAMAN KULLANILIR BİR ALET OLARAK GÖRÜYORUZ. Ne zaman bundan vazgeçeriz. İşte o zaman kadınlarla eşitiz.
Onlarda bizi ADAM yerine koyarlar. (kimse alınmasın nacizane görüşlerimdir.)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 687
Kayıt tarihi
: 13.02.09
 
 

Eskişehir İstiklalbağında doğmuşum. Eskişehirde büyüdüm.antalyada 20 yıl tv'lerde çalıştım. Şimdi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster