Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
511
 

Bizim için yazılan senaryolar

Bizim için yazılan senaryolar
 

Bugünkü gazetelerde Türkiye üzerinde oynanan oyunlarla ilgili bir Amerikan senaryosundan bahsediliyor. Güya Anayasa Mahkemesi'nin emekliye ayrılan başkanı Tülay Tuğcu'ya suikast yapılacak, PKK Beyoğlu'nda 50 kişinin öleceği bir saldırı düzenleyecek ve bunun üzerine de Türkiye Kuzey Irak'a girecek… İşte böyle bir “dehşet senaryosu.” Hudson Enstitüsü'nde gerçekleştirilen ve başkanlığını Zeyno Baran’ın yaptığı söylenen toplantıya, Türkiye'den askerî yetkililerin katıldığı da iddialar arasında.


Türk diplomatlarının davet edilmediği bu toplantıda güya böyle bir senaryo karşısında Amerika'nın nasıl tepki vereceği ele alınıyor. Türk askeri yetkililerinin hazır bulunduğu ortamda, bu senaryo tartışılırken bir de Amerika'nın PKK'nın Kuzey Irak'taki liderlerini yakalayıp teslim etmesi konusu ele alınıyor. Türk katılımcılar, bunun siyasî sakınca doğurabileceğini, çünkü böyle bir eylemin AK Parti'ye yarayabileceğini söylüyorlar.

Senaryonun gerçek olması ayrı bir kaos, senaryo olarak kalması ayrı bir kaos. Ortada hiç böyle bir şey yoksa böyle bir senaryo uydurulması da daha başka bir kaos.

Her şeyden önce tümden bir ülkeyi, bir milleti, bir devleti ilgilendiren bir konuda, olaya bu kadar partizanca bakılabilmesi de gözden uzak tutulmaması gereken bir başka konu.

Öte yanda bir başka gazetede 32 yıldır Türkiye’yi dış dünyaya olumsuzluklarla tanıtmayı başaran başka bir senaryonun yazarının özrü var. Gece yarısı Ekspresi ile Türkiye’nin adına kara çalan Bill Hayes, “kendi payıma düşen sorumluluğu kabul ediyorum” diyerek güya günah çıkartmış.

Otuz iki senedir bir kişinin gayretiyle oluşturulmuş olumsuz imajımızı silmek için hiçbir şey yapamamışız. Bir sinema filmine ortadaki apaçık gerçeklerle karşı çıkamamışız. Bizimle alakası olmayan suçlamaları kabullenip adeta onaylayarak bu kadar yıl konuya seyirci kalmışız.

Sıradan bir film senaryosunun kâbusu bu kadar yıl üstümüzden kalkmadıysa ve hâlâ da kendi gayret ve imkânlarımızla böyle bir şeyi yapmak aklımıza gelmediyse, ABD’nin senaryoları karşısında ne yaparız, doğrusu düşünmek bile istemiyorum.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazdıklarınıza katılmakla birlikte, benim açımdan daha önemli olan, Talabaninin yakınıyla, iki tuğgenarilimizin aynı masada buluşmaları ne komikliktir böyle. Diğer taraftan, AKP ye yarayacak diye, PKK liderlerini teslim etmeme ne demektir? AKP yi talabani ie görüşmesini istemeyenler nasıl masaya oturur? Toplantı, hangi amaçla sızdırılmıştır? Bu konular üzerinde düşünmeliyiz. Saygılar.

DurmuşGüler 
 20.06.2007 0:17
Cevap :
Aslında bunlar sadece düşünülmesi gereken değil, aynı zamanda birileri tarafından cevaplandırılması gereken sorular. Katkılarınız için teşekkür ederim.  20.06.2007 10:32
 

Yazınızı okuduğumda ilk aklıma gelen texe marrs'ın kitabı illuminati de okuduğum yeni dünya düzeni adı altında kurulan senaryo (ne derece doğru onu bilemiyorum) kaostan kaynaklanan düzen. Psikopolitika sayesinde en önemli amaçların hayat geçirebileçeğini, düşmanın kültüründe mümkün olan en büyük kaosu yaratmanın en önemli adım olduğuna işaret ediliyor. Kaos, güvensizlik, ekonomik bunalım ve bilimsel kargaşa durumlarında ekilenler kök salmaya başlar ve en sonunda bıkkın halk,aradığı huzuru önerilen devlet yapısında bulabileceğine inanır. Devletin yarattığı sosyal kaosun ve karmaşanın amacı insanlarda ikilem yaratmak, çelişkiye sebep olmak, böylelikle tüm halk kontrol altına alınarak bir sonraki adıma yönlendirilir. Amaç insanı ikilemde bırakarak dengesizleştirmek vee kontrol altına almak. Kitabı okuduğumda çoğu senaryoların hayata geçirildiğini gördüm. Ümit ediyorum, herşey insanlık ve ülkemiz için iyi olur. Saygılar

medisis 
 17.06.2007 12:10
Cevap :
İyi dileklerinize ben de katılıyorum. Katkınız için teşekkür ediyorum.  18.06.2007 0:02
 

bir olayı abartmaya gerek yok, bakınız http://onpunto.com/ShowBlog2.aspx?Web=oguzkanbolukbasi

Oğuzkan Bölükbaşı 
 17.06.2007 10:31
Cevap :
O kadar sıradan mı, değil mi, pek emin değilim. Verdiğiniz linkdeki "Hayat ve Getirdikleri" başlıklı yazınınızı okudum. Söylediklerinize aynen katılıyorum. Yalnız bu konuyla nasıl bir bağlantısı var anlayamadım. Katkınız için teşekkürler...  18.06.2007 0:04
 

Kim derdi, kim öngörebilirdi altı ay önceden bu günleri. Dramatik bir dizinin "hadi canım sende" dedirten sahneleriyle boy ölçüşecek boyutta irkiltici ve ince hesaplanmış bir senaryo. Anayasa mahkemesi başkanı zaten başbakanla nizalı değilmiydi? Danıştay saldırısında "türban aleyhinde karar verdikleri için" hedef olmamışlarmıydı! Hergün şehit cenazeleri yurdun dört bir yanına giderken, istiklal caddesinde elli kişiyi öldüren bölücüler karşısında kuzey ıraka girme gereğinin önünde yedi düvel durabilirmi! Ne demekmiş birkaç lider kadronun yakalanıp Türkiye'ye verilmesi, olurmu hiç bir sıkımlık canı kalmış AKP'nin değirmenine su taşımak. Tamda yirmi yedi yıldır uygulanmayan anayasa hükmünü uygulayıp cumhurbaşkanı seçtirmemişken...muhturalar bile iletişim çağına ayak uydurdu, irticacılar hala ab kriterleri, demokrasi vb. gibi paravan düşüncelerle UZLAŞMA'dan kaçıyorlar. Eğer sağ olsaydı sn. N.Tandoğan, "bu memlekete irtica lazımsa onuda biz getiririz" derdi muhtemelen tandoğan meydanından.

mehmet şerifali 
 17.06.2007 3:58
Cevap :
Katkınız için teşekkürler...  18.06.2007 19:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 950
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster