Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
416
 

Blog ve ekmek

Blog ve ekmek
 

Milliyet Blog'a 2007 başında girdim. Ama daha önceden Milliyet Com.üyesi olduğumdan varlığından haberdardım. Yazıp çizmeye, yerel gazetelerden alışkındım. Bir siteye üyeydim. İnternet raconunu da öğrenmeye başlamıştım.

***

2006 da Milliyet Blog'u izlemeye aldım. "Blog"un ne olduğunu kavramaya çalışıyordum. "Üç adımda" üye olunuyordu. Fakat benim parmaklarım klavyeye gitmiyordu. Sonunda üyeler arasında kaybolmayacağımı anladım. Ama ikinci sorun, istikrardı ve güncel olmaktı. "Oğlum, eski yazdıklarınla bu iş yürümez. Devamını getirebileceksen gir!" diyordum.

***

Üye olmaya karar verdiğimde, eski ve beğendiğim bir yazımı gönderdim. Köşe resmini de çizdim. Merakla beklemeye başladım. 1-2 gün sora onaylandı. Okunduğunu görünce birkaç hazır yazımı daha gönderdim. Sonraki yazılarım hep günlüktür. Az bir kısmı hariç, köşe resimlerini de karikatür formatında çizerim. Fotoğrafların çoğu kendi çektiklerimdir.

***

Blogculuktan anladığım; Çocukluktan beri tuttuğum şiir defterini, yazdığım bir hikayeyi tefrika olarak yayınlamak değil. Örn. "Sinema" kategorisinde hep seyredilen fimlerin kritiği yapılıyor. Çünkü aramızda film çekmiş blogcu yok. Diğer taraftan, "Hikaye ve şiir" kategorisinde kritikten çok fazla herkes kendi yazdıklarını lanse ediyor.

***

Bazıları da benim gibi geçim derdinde. "Acaba bir gün beni keşfeden olur mu?" "Bu işten ekmek yer miyim?","Bir gazeteye kapağı atabilir miyim?", "Kitabımı basarlar mı?". Bazıları da sırf "seviye" için gelmişler buraya. Hep seviye arıyorlar. Bulunca ne yapacaklar bilemem. Herkesi kendinden küçük gören bazı arkadaşlar, belki bir gün şapkayı masaya koyup düşünürler.

***

Kısa yoldan "köşe dönmek" şiarı beynimize monte edildiğinden beri, kısa dönemde burada bir ekmek bulamayanlar başka mecralara akıyor. Halbuki, "Uzun ince bir yoldayız"...

***

Gidenler gitse bile şu anda çok değerli ve gündem oluşturan yazarlarımız var. Onlara kıymayın dostlar!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Celal ağabey MB senden bir gün kıdemliyim, bana yazdığın “Arap Celal” tiplemesi yorumundan sonra ki günlerde karşılıklı yazıştığımız ara sırada telefonlaştığımız oldu. Daha henüz yüz yüze gelemedik. Sen benim için, göründüğün gibi içi dışı bir olan, samimi sıcakkanlı bir ağabeyimsin. İçinde zerre kadar kötülüğün olmadığını ve hatta benden çok daha fazla hoşgörüye sahip olduğunu düşünüyorum. Biliyorum ki yan yana olsak seninle güzel balıklar tutar, güzel karikatürler çizeriz! Ancak sen “Karşı Kıyı” dasın sevgili ağabeyim, aramızda deniz var! Allah seni sahte karikatür sevenlerden, beni de sahte balıkçılardan korusun. Birlikte sosyal aktivitelere katılmasak ta (!) kalbim seninle. Selam ve saygılarımla…

M.Talip Girgin 
 19.12.2009 23:30
Cevap :
sv. Talip, denizler aşmak içindir. Bu kadar zaman sonra karşı kıyıları nereden çıkardın. Hepimiz Adem babadan gelmedik mi? Selam..  21.12.2009 5:17
 

Ben burasını bir sergiye benzetiyorum. Herkes kendinden bir şeyler sergiliyor burada. Kimi şiir, kimi öykü,kimi de siyasi görüşler içeren köşe yaşarlığı gibi. Yapılan olumlu yorumlar ise yazanların ve çizenlerin kendi egosunu okşuyor ve kendilerine olan güvenlerini arttırıyor. Farkedilmek konusuna gelince; unutmayın ki bugün en şöhretli türkücülerimizden biri bir zamanlar inşaat işçisiydi ve inşaatta şarkı söylerken farkedildi. Saygı ve selamlarımla.

Erol Özışık 
 19.12.2009 15:09
Cevap :
sv.Erol, burada çeşit te bol. İnşaatları dolaşmaya gerek yok. Evelki sene Alman hastanesinde yatarken,Boğaz cephesine iskele kurmuşlar, işçiler izolasyon plakaları döşüyordu. Ben de pencere kenarındaki masada çiniyle bir şeyler çiziyordum. 4. kattaki penceremden bir kafa uzandı."Abi ressam mısın?" dedi. "Eeeh, biraz karikatürcüyüm." "Abi benim de resimlerim var bakar mısın?" "Nasıl bakacam?" "Telefonda kayıtlı" diyerek eserlerini gösterdi. Hiç eğitim görmemiş bir insanın bu kadar kusursuz çalışmasına hayret ettim.  19.12.2009 16:26
 

Önemli mi bilmem, şu an kumarın yasak olduğu memleketimde... Adı bile Milli olan kısa yoldan para kazanma hırsını teşvik eden sayılar üzerinden oynanan hafta da beş kez tertip edilen (atların sırtından kazanılanı saymazsak) kısa yoldan para kazanma fırsatına mı gitsem! Bakın yine beni yönlendirdiniz. Olur mu ne dersiniz? Zaten hep aynı yazılar aynı çiziler (yenen ni değil) Saygı ve sevgilerimle. Hoş ve sağlıklı kalın ama burada kalın. İyi ki varsınız.

E Ruhi YALÇIN 
 18.12.2009 22:06
Cevap :
Memleketin gençlerinin karşısında iki şık var; ya devlet kapısına kapağı atacaksın, ya da her çareye başvurup kısa yoldan köşeyi döneceksin. Ben işyerimin kapısına, "İşçi Aranıyor" yazdığımda pek ilgi çekmiyor ama maden ocağına girme sınavında üniversite mezunları tomruk taşıyp, kazma kürek sallıyor.  21.12.2009 18:28
 

MB de yazmak isteyen;fakat bir türlü bu cesareti gösteremeyen çok değerli ve birikimli dostlarımız var...-Hamili kart yakinimdir- ibareli kartvizitimi sadece -Göründüğü gibi olan;ya da olduğu gibi görünenlere - veriyorum...Yazmak zor iş...Yazanlara hep imrenirim...Selamlar...

Mesut Selek 
 18.12.2009 13:24
Cevap :
Biz çizeriz, yazarlara selam olsun..  18.12.2009 13:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 288
Toplam yorum
: 1350
Toplam mesaj
: 205
Ort. okunma sayısı
: 1161
Kayıt tarihi
: 18.01.07
 
 

Kendi halinde yazar, çizer, çapraz bulmaca çözerim. İki yüzyıl, bir binyıl gördüm. En sevdiğim hoca ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster