- Kategori
- Kent Tarihi
Adı Boncuk’tu, işi tel cambazlığıydı

1 Kasım 1992'de kitabın içine kısa bir not yazmışım.
60’lı yılların sonları olarak aklımda kalmış. İnebolu’da şimdiki terminalin olduğu yere küçük bir çadır ve iki yüksek direk kurulmuştu. Arka taraftaki eski hanın duvarına kadar sıralanan tahta sıralardan küçük bir tribün yapılmıştı.
Akşam hava karardığında tahta sıralar büyükler ve çocuklarla tıklım tıklım dolardı. Bizim eve birkaç dakikalık mesafedeki bu yere sesleri duyunca koşar giderdik. Çadırın önüne kurulan küçük sahnede büyüklerin güldüğü ancak benim gülecek birşey bulamadığım oyunlar oynanırdı. Benim beklediğim cambazın direğe tırmanmasıydı. Küçük bir çocuk olarak hayranlıkla izlerdim iki direk arasında elindeki uzun sopasıyla dengesini sağlayarak telin üzerinde yürüyüşünü...
Akşamları telin üzerinde yürüyen adamı gündüzleri İnebolu’nun taş yollarında yürürken görmek şaşırtırdı beni.
Bir sabah kahvaltıda büyükbabam anlamıştı. Sabah namazından çıkınca yolda Boncuk’la karşılaşmış, limana doğru yürüyüp konuşmuşlar. Çok dertliymiş, mutsuzmuş. Mecbur olmasa bu işi bir gün bile yapmazmış.
Akşamları biz yerde korkudan titrerken kimbilir kaç metre yukarıda telin üzerinde neşeli ve rahat şekilde dolaşan adam, meğerse sabah gün ağarmadan sahilde hüzünlü yürüyüşler yaparmış.
Büyükbabamın anlattıklarını dinlediğim akşam Boncuk’u tel üzerinde izlerken daha çok korkmuştum, düşecek diye.
İnebolu’da ne kadar kaldı anımsamıyorum. Çocukluk yıllarımın bir yaz mevsiminde belki bir hafta belki iki hafta akşamlarımıza renk katıp gitti başka kasabaların çocuklarının çocukluk anılarını renklendirmek için.
Bir süre sonra Boncuk’u unuttum. Televizyonlu yıllar gelip, bayramlarda sirk programları olunca aklıma geldi, o kadar..
1992 yılında bir kitapta okuduğum bir anı Boncuk’u anımsattı. “Cam üzerinde cambazlar” başlıklı yazının olduğu sayfaya kırmızı kalemle bir not düşmüşüm: “Sözü edilen Boncuk, bir zamanlar İnebolu’ya gelen Boncuk olabilir. Beni çok etkilemişti.. 1 Kasım 92”
Yavuzer Çetinkaya’nın (1) öykülerinde oluşan “Savaş ve Doğum” kitabı (2). 1992’de yayımlanmış, yani Yavuzer Çetinkaya’yı yitirdiğimiz yıl.
Yavuzer Çetinkaya çocukluk yıllarında mahallelerindeki çayıra çadır kurup direkler diken ve orada tel cambazlığı yapan Boncuk’u anlatıyor. Yavuzer Çetinkaya’nın çocukluk yılları benim çocukluk yıllarımın on yıl öncesi. Onun anlattığı hangi şehirde olduğunu anlayamadığım Boncuk ile İnebolu’ya yolu düşen benim çocukluk yıllarında iz bırakan Boncuk aynı tel cambazı mıdır, bilinmez. Anlattıkları benim anılarımda kalanlara benzemesi “ayni kişi mi?” sorusunu aklıma getirmişti 1992’de okuduğumda.
Tel cambazı Boncuk’u 40 yıl önceki anılarımdan anlattım. Boncuk o zaman da genç değildi. Şu anda yaşıyor mudur, yaşıyorsa uzun ömür, yaşamıyorsa da rahmet diliyorum.
(1) Yavuzer Çetinkaya (1948-1992) Yazar ve oyuncu.
(2) Yavuzer Çetinkaya “Savaş ve Doğum” Öyküler, Simavi Yayınları (1992)