Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '14

 
Kategori
Hayvanlar Alemi
Okunma Sayısı
34491
 

Boğazdaki yunus balıkları hakkında bunları biliyor musunuz?

Boğazdaki yunus balıkları hakkında bunları biliyor musunuz?
 

Yunuslar da bizim gibi akciğerleri ile solunum yaparlar


Bugün savaş gemilerinin boğazdan geçişini görüntülemek isteyen gazetecilerin kadrajına giren denizde ki dost canlısı Yunus Balıklarını izlerken muhteşem özelliklere sahip bu dostlarımız hakkında aslında çok az şey bildiğimi düşündüm ve biraz okuyunca hayranlıkla dolu şaşkınlığa neden olan bazı bilgileri bilmeyenler varsa diye paylaşmak istedim.

Yunuslar çok büyük gruplar halinde yaşar. Güvenli bir koruma için dişiler ve yavrular böyle bir grubun ortasında yer alır. Grubun hasta üyesi yalnız bırakılmaz, ölene kadar grubun içinde tutulur. Bu güçlü dayanışma bağı, yeni bir yavru gruba katıldığı ilk günden itibaren başlar.

Yunus yavruları önce kuyrukları dışarı çıkacak biçimde doğarlar. Bu sayede doğum tamamlanana kadar yavrunun havasızlıktan ölmesi önlenmiş olur. En son yunusun başı doğum kanalından çıkar çıkmaz, ilk nefesini alması için hızla su yüzeyine çıkarılır. Genellikle, yardım amacıyla anne yunusa bir başka dişi yunusta eşlik eder.

Anne yunus doğumdan sonra yavrusunu emzirir. Süt emmek için dudağı olmayan yavru annesinin karnındaki bir yarıktan çıkan iki süt kaynağından beslenir. Bu bölgeye ufak ağız darbeleriyle dokunduğunda fışkıran sütle beslenir. Yavru her gün onlarca litre süt içer. Bu sütün %50si yağdan meydana gelir (ineklerde ise süt ün %15'i yağdır). Bu sayede, vücut ısısını dengelemesi için gerekli olan deri yağı hızla oluşur.

Balinalar ve yunuslar da bizler gibi akciğerleriyle solumalarına karşın insanların dalış sırasında karşılaştığı en büyük problem olan vurgun tehlikesi ile asla karşılaşmazlar. Bunun nedeni, derinlere dalarken insanlar gibi dolu ciğerle değil, boş ciğerle hareket etmeleridir. Ciğerleri hava ile dolu olmadığı için, bu havanın basınç değişikliği nedeniyle kana karışması ve dolayısıyla "vurgun yeme" tehlikesi ile karşı karşıya kalmazlar.Ama asıl soru burada ortaya çıkar: Eğer ciğerlerini hava ile doldurmuyorlarsa, oksijensiz kalıp boğulmaktan nasıl kurtulurlar? Bu sorunun cevabı, bu canlıların kaslarındaki yüksek orandaki "miyoglobin" proteinidir. Bu miyoglobin proteinleri, çok yüksek miktarda oksijen molekülünü kendi üzerlerine bağlar ve muhafaza ederler. Yani canlı için gereken oksijen, ciğerdeki havada değil, doğrudan kasların içinde saklanır. Yunuslar ve balinalar bu sayede uzun süre nefes almadan yüzer ve diledikleri kadar da derine dalabilirler.

Yunusların ağızlarındaki gagaya benzer çıkıntı  sudaki hareketlerini kolaylaştıran bir tasarımdır. Yunuslar bu yapı sayesinde suyu daha iyi yarmakta ve daha az enerji harcayarak daha hızlı yüzebilmektedir. Modern gemilerin burunlarında da yunus ağzına benzer bir çıkıntı vardır.

"O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir..." (Haşr Suresi, 24)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 2194
Kayıt tarihi
: 25.02.10
 
 

İletişim Fakültesi mezunuyum. Özellikle bilimsel ve coğrafi keşiflerle ilgileniyorum. ilgimi çeke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster