Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ekim '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
957
 

Boğaziçi Üniversitesi’nden YÖK’e tepki...

Boğaziçi Üniversitesi’nden YÖK’e tepki...
 

Boğaziçi Üniversitesi...


03 Eylül 2009 günlü Cumhuriyet gazetesinin başlığı şöyleydi:

TSK okullarından atılanlara piyango

Başlık, Orhan Bursalı’nın, o günkü Cumhuriyet’in “Bilim ve Siyaset” köşesindeki “Büyük Rezalet” başlıklı yazısına dayanıyordu.

Bursalı'nın yazısından, YÖK’ün üniversite rektörlerine talimat verdiği, bu talimata göre, “Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı eğitim kurumları ile Polis Akademisi ve bağlı yükseköğretim kurumlarından ilişiği kesilen 800 öğrenci"
nin üniversiteli olacağı anlaşılıyordu.

Üstelik YÖK, 800 öğrencinin gireceği bölümü de belirleniyordu.

YÖK, verdiği talimatla, Boğaziçi Üniversitesi’ne yerleştirdiği 20 öğrencinin bölümünü şöyle belirliyor:

1 Makina, 1 Elektrik, 18 Endüstri Mühendisliği.


Orhan Bursalı’nın yazısını temel alarak ben de Blog’da “YÖK, TSK'den atılan 20 öğrenciyi Boğaziçi Üniversitesi'ne yerleştirdi “ başlıklı bir yazı yazdım.

*****

YÖK’
ün bu kararı, kamuoyunda şaşkınlıkla karşılandı. Ama YÖK Başkanı, yapılanın yasalara uygunluğundan söz etti. Her konuda olduğu gibi, YÖK’ün bu kararı da, birkaç gün sonra gündemden düştü; unutuldu gitti.

Ama Boğaziçi Üniversitesi, yanlış bulduğu bu kararına tepkisini kamuoyuyla paylaşma gereksinimi duydu; YÖK Başkanlığı’na yazdığı “dilekçe”de bunu açıkça belirtti:

“Bu dilekçe ile Yüksek Öğretim Kurulu’na ve tüm kamuoyuna başvurmayı sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Bu

çağrıyı, anayasal eşitliğe, akademik özerkliğe, öğrencilerimize, ve yerleştirilen öğrenci ve velilerine de saygımız gereği

yapıyoruz. Bu uygulamanın derhal durdurulmasını talep ediyoruz."

Boğaziçi Üniversitesi, YÖK Başkanlığı’na yazdığı”dilekçe”de, "geçmişte benzeri olmayan bir af uygulaması" diye nitelediği karara tepkisini dile getiriyor:


“Kurumlarından uzaklaştırılmış/ayrılmış öğrenciler, belki doğal yollardan hiçbir zaman giremeyecekleri bazı üniversite

bölümlerine yerleştirilmektedir. Bu yerleştirme, üniversitelerin lisans programlarına yerleşmenin üç yöntemi olan ÖSYM, dikey

geçiş ve yatay geçiş usul ve esaslarına uymamaktadır. Dolayısıyla, bazı üniversitelerimize çok iyi puanlarla bile kontenjan

kısıtlaması yüzünden girememiş binlerce öğrencinin hakkının yenilmesi söz konusudur. Yerleştirilen bu öğrenciler, yatay ve

dikey geçişle kabul edilememiş olan başka öğrencilerin de önüne geçmiş olacaklardır."

Bu açıklamadan çıkarılacak sonuçlar, YÖK’ün doğru iş yapmadığının kanıtıdır:

1. Öğrenciler, hiçbir zaman giremeyecekleri bölümlere yerleştirilmek isteniyor.
2. Lisans programlarına yerleştirme, ÖSYM, dikey geçiş, yatay geçişle yapılır. YÖK’ün yaptığını ise, bunların dışındadır; yani bir dayanağı yoktur.
3. Bu yerleştirme ile çok iyi puan almasına karşın, kontenjan sınırlaması gereği, iyi bölümlere giremeyen öğrencilere büyük bir haksızlık söz konusudur.

Görülüyor ki, YÖK’ün "genel olarak yasa ve uygulamalarda eşitlik ilkesini, özel olarak da eğitimde fırsat eşitliğini çiğnediği" apaçık ortadadır.

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri, YÖK’ün kararına tepkilerini şöyle sürdürüyorlar:


"Uygulama, ayrıca üniversitelerimizin akademik özerkliğini de hiçe saymaktadır; bu karar üniversite kurullarında görüşülmeden,

onların haberi olmadan, tamamen tepeden ve merkezi olarak alınmıştır. Böyle bir yerleştirmenin üniversitelerimizin akademik

kalitesine de ciddi zararlar vermesi söz konusudur. Son olarak, bu uygulama ve yaşanan tüm süreç, bizzat yerleştirilen

öğrencilere de bir haksızlıktır, onlara da iyilik değil, kötülüktür. Öğretim üyeleri olarak bizler bu karar ve süreçten çok ciddi kaygı

duymaktayız. Bu dilekçe ile Yüksek Öğretim Kurulu’na ve tüm kamuoyuna başvurmayı sorumluluğumuzun bir parçası olarak

görüyoruz. Bu çağrıyı, anayasal eşitliğe, akademik özerkliğe, öğrencilerimize, ve yerleştirilen öğrenci ve velilerine de saygımız

gereği yapıyoruz. Bu uygulamanın derhal durdurulmasını talep ediyoruz."

Görülüyor ki, YÖK, keyfi bir uygulama yapmış; üniversiteleri sıradan kurumlar durumuna düşürmüştür.

*****

Boğaziçi Üniversitesi’nin, YÖK’ün “tepeden inme” uygulamasına gösterdiği tepki, yerinde bir tepkidir.

YÖK’ten beklenen, bu uygulamadan vazgeçmesidir.

YÖK, bu uygulamadan vazgeçer mi?

Bu soruyu olumlu biçimde yanıtlamak zor.

*****

Üniversitelerin sessiz kaldığı bir ortamda, sesini yükselten Boğaziçi Üniversitesi’ni kutlamak gerekiyor.

Ayrıntıda gezinmek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu merkeziyetçiliğin, bu hak, hukuk tanımamazlığın en iğrenç göstergesidir. Bu yüzlerce öğrencinin hakkına tecavüzdür. Bu günümüz politikaların kirli yüzüdür. Türkiye' nin ve eğitimin yüz karasıdır.

Ayrıntıda gezinmek 
 02.10.2009 12:29
Cevap :
Sayın blogdaş, katkınız/ tepkiniz için teşekkür ederim. Saygılar, selamlar.  02.10.2009 12:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2459
Toplam yorum
: 2830
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2194
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

İspir, hem doğum yerim, hem memleketim. Emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Dil ve Tarih-..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster