Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '07

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
1247
 

Bor spreyi dünyayı kurtarabilir

Bor spreyi dünyayı kurtarabilir
 

Bor spreyi buzulların erimesini ve kasırgaları önleyebilir:

Ülkemizin yüzde yetmişinde bulunduğu söylenilen Bor madenleri çeşitli türevleri ile değişik alanlarda kullanılmaktadır.

Şu an ısısı yükselen ve bu nedenle de buzulları erimeye başlayan dünyanın bu sorununa ve aynı zamanda kasırgalara bir çözüm olarak Bor Spreyi olarak adlandırdığım bir önerim var:

Buzulların erimesinde asıl sebep nedir, mekanizma nasıl işlemektedir diye baktığımız zaman buzulların beyaz olmasından dolayı güneş ışığının yüzde doksanını yansıtmaları ve bu yansıyan ışığın da etraflarında bulunan kara yada denizi ısıtması ile bu ısınma sonucunda üzerlerinde bulunan buzulun erimeye başladığı belirtilmektedir. (Bu aşamada şunu söylemek yanlış olmasa gerekir: Eğer mekanizma gerçekten bu şekilde çalışıyorsa karalarda bulunan buzulların erime hızı ile denizlerde bulunanların erime hızı farklı olmalıdır çünkü karalar çabuk ısınıp çabuk soğurken, denizler geç ısınıp geç soğurlar).

Bor madeninin kullanıldığı alanlardan bir tanesi termal pillerin yapılmasıdır. Bor madeninin bu türevinden yapılacak ve sprey haline getirilecek bir ürünün buzulların üzerine sıkılması ile buzullar güneş ışınlarını yansıtmak yerine gelen ısıyı bu Bor spreyi aracılığı ile toplamaya başlarlar. Gece de bu ısı geri salınacağı için en azından erime tamamen durdurulamasa bile eskiye oranla erime hızı düşecektir çünkü gece, buzulların etrafındaki kara yada deniz daha az ısınacaktır.

Kasırgalarla ilgili olarak da yine önce oluşum mekanizmasına bakmak gerekir. Bu mekanizma da şu şekilde çalışmaktadır: Yaz aylarında okyanusun yüzey sıcaklığı normale göre bir miktar yükselir ve buna bağlı olarak buharlaşma artar. Dar alanda çok büyük değerlerde basınç düşüşü ile bir çeşit huni oluşur. Nemli hava bu huninin helezon şeklinde dönüşü ile oluşan vakum ile iç duvarlarından sarmal çizerek yukarı, bulutun içine taşınır. Nemli hava yani su buharı, yukarı doğru taşınırken sıcaklık düşüşünden dolayı yoğuşmaya ve Kümülüninbus bulutunun iç duvarlarını oluşturmaya başlar. Bu hareket ile hem Kümülüninbus bulutu büyür, hem de su buharının yoğuşmasından dolayı gizli ısı açığa çıkar.

Kasırganın ana enerji kaynağı açığa çıkan bu gizli ısıdır. (Su buharı, soğuk hava ile karşılaşıp suya dönüşürken ortaya ısı yayar). Bu nedenle sistemin büyüklüğü ve gücü, okyanus üzerinde bulunduğu müddetçe artmaya devam eder. Karaya ulaşana kadar gücü artar ve karaya en kuvvetli haliyle vurur. Kasırga karaya ulaştığı zaman artık altında okyanus değil kara olduğu için, sistemi besleyecek su buharı kaynağı ortadan kalkar. (Karada da su buharı vardır ancak mekanizmayı beslemeye yetecek düzeyde değildir).

Bor spreyini bu sistem içerisinde kasırga oluşumunu tespit ettiğimiz anda kullanabiliriz ve bu sayede su buharından açığa çıkan gizli ısı bu sprey tarafından emilir ve kasırganın oluşumu sırasında yeterli beslenme olmayacağı için ya kasırga oluşamaz yada oluşum zayıf olur.

Not 1: Bor, termal nötronları emme kabiliyeti açısından tektir. Nükleer santrallerde nötronlara karşı kalkan olarak kullanılır. Termal depolama pillerinin yapımında da Bor kullanılır. (Bu yazıda bahsi geçen Bor Spreyi’nden kasıt; sodyum sülfat, su ve boraks dekahidrattır ki nükleer santrallerde kullanıldığı ifade edilen karışımdır.)

Ertuğrul Şahin.
Turizm Araştırmacısı ve Yazar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Son söz :) Bu çabanızdan bence vazgeçmeyin,biliyorum çok uğraş gerekiyor ama gelecek yıllar için ve sizin bizim göreceğimiz ki,(şu an bile kuşların,balık türlerinin nesli tükeniyor görüyoruz..) çok şey olacak..Sadece haberle kalmasın dileğim Bu yönde.. Ben seminerlerimde hedefe varmak için yapabileceğinin en iyisini yapmasını, anlatırım katılımcılara,olmadı değiştir yeniden dene olana dek...:) Zaman ayrıdığınız için teşekkürler bana ve tahammül ettiğiniz için.. Bence eğer bu insanlığı etkileyecek kadar önemli etkenlerden biri ise, lütfen devam edin.. saygılarımla başarılar

Yasemin GÜNER 
 13.02.2007 0:50
Cevap :
Merhaba, ilginiz ve desteğiniz için teşekkür ederim. Bilim adamlarının, bu tip yaklaşımları bir kez de teoride ve pratikte denemeleri söz konusu olursa o zaman hepimiz için sonucun ve sonuca göre de oluşacak faydanın ne olabileceğini görebiliriz. Son söz demişsiniz, son sözü sizin gibi duyarlı kişilerin çabaları yeni bir başlangıç haline getirecektir inanıyorum ki.  13.02.2007 2:12
 

Bence bunu bir proje haline getirip, değerlendirmeye sunmanız insanlık adına önemli birşey olabilir,Türkiyede işler şimdilik yavaş işliyor ..Ama yine de bugünden başlamak gerekiyor ..Siz böyle bir girişimi düşüyormusunuz? Bunun değerlendirilmesi lazım derken? İlk adım ne olmalı? Devlete sunmak mı gerekiyor? ve olabilirlik varsa, nelere ihtiyacınız var ? Bunu da blogtan seslenip destek alabilirsiniz İstiyor ve diliyorum ki,bu bir teori,öneri ya da bir yazı olarak kalmasın ya da yeni fikirler ve yapılabileceklerde öneriler de ortaya çıksın Fazla mı sabırsızım bilmem ama,şu an farkında olmasak ta,gelecek nesil için dünya çok ta hoş veriler vermiyor:( İlginiz ve yanıtınız için teşekkürler..

Yasemin GÜNER 
 11.02.2007 21:34
Cevap :
Ben teşekkür ederim sizin ilgi ve yanıtınıza. İnternetin ve yeni başladığım blog olayının güzel tarafı mesajları geniş kitlelere iletebiliyor olmak. Gerisi biraz da onlara kalıyor. Ben bu konuyu da haber yapılması için pek çok adrese gönderdim ama işte dediğiniz gibi bazen istenen hız yakalanamayabiliyor. Dünyada yaşamın Türkiye'de başlamış olması ihtimali ilginç bir şekilde benim yıllar önce turizm için düşündüğüm "uygarlığınızın başlangıç noktasını ziyaret edin" sloganımla da uydu.  11.02.2007 23:23
 

Yazdıklarınız ve öneriniz gerçekten önemli bu önerinizi yerine getirebilecek olan devlet olduğuna göre,böyle bir hazırlık var mı? Devlete bu önerinizi sundunuz mu? Ben bir yerde okumamış olabilirim bağışlayın .. Konu ilgimi çekti ..Teşekkürler

Yasemin GÜNER 
 10.02.2007 23:33
Cevap :
İlginize teşekkür ederim. Resmi kurumlara iletilmiş değil bu söylediklerim. Ancak çeşitli yerlerde yayınlanmış yazılarımdan birisi olup aslında dediğiniz gibi olabilirliğinin değerlendirilmesi lazım. Saygılar. Ertugrul Sahin (Ertugrul2008)  11.02.2007 1:56
 

Konu güzel ve İnşallah başarılı olurlar. Burada küçük bir düzeltme yapacağım. Türkiye, dünya bor rezervlerinin % 70'ine sahiptir ve çoğu da Eskişehir civarındadır. Bor, toryum, uranyum, petrol gibi önemli enerji kaynaklarının daha kullanılmamış olduğundan dolayı Amerikalılar "Türkiye, kendi kaderine (Türklerin eline) terk edilemeyecek kadar önemli bir ülke" diyorlar. Selamlar.

xxxxxxxxxxxxxxxxx 
 09.02.2007 12:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 609
Kayıt tarihi
: 07.02.07
 
 

Ertuğrul Şahin, 1968 Mersin doğumlu. Karadenizli. Çukurova Üniversitesi, İktisadi ve İdari Biliml..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster