Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2727
 

Böyle güzel bir yazı

Böyle güzel bir yazı
 

1970’li yıllarda dilde özleşme, özleştirme çalışmalarına karşı olanların dillerine doladıkları sözcük ya da sözcük gruplarının başında milli marş yerine “ulusal düttürü”, hostes yerine gök götürü konuksal avrat, yumurta yerine tavuksal fırlatgaç, otobüs yerine oturgaçlı götürgeç denilmesini Türk Dil Kurumu’nun önerdiği yalanı pompalanırdı.

Toplumda öncü rolü oynayan kişilerin özellikle de Bülent Ecevit’in olanak, olasılık sözcüklerini kullanıyor oluşu alay konusu yapılmaya çalışılırdı. Türkçede kumsal dışında sonu selle salla biten sözcük olmadığı, dilcilerin geçmişle bağlarımızı koparmak adına öztürkçeyi yaymaya çalıştıkları savlanırdı. Savlanırdı da hiçbirimiz de 20 - 30 yıl önce yazılmış yapıtları sözlük yardımı olmadan anlayarak okuyamazdık. Zaten Osmanlı döneminde de okuma yazma oranının çok düşük olduğunu, divan edebiyatını sadece seçkinlerin saray çevresinin okuyup anlayabildiğini, halka çok uzak olduğunu hemen herkes biliyordu.

Bugün gazete, dergi, kitap vb.ni yardımsız okuyup anlayabiliyorsak bunun dilimizin öztürkçeleşmesi çalışmalarıyla olanaklı olduğunu bilmeliyiz.

Yeni atanmış olduğum Sincanlı’nın bir ilköğretim okulunda ilköğretim müfettişi Ahmet K. ders saatinde sınıfıma çıkıp gelmişti. Beşinci sınıflarda iki öğrencim hala okuma yazma öğrenememişti. Öğrencileimin bilgi düzeyini yoklamaya çalıştıktan sonra planlarımı incelemeye başladı. Olanak, olasılık, özel adlar, tür adları, adıl, ilgeç vb. sözcüklerin altlarını çizerek “Bunları nereden uydurdun? ” dedi. Ben de Türkçe Programı’ndan diye karşılık verdim. Programı eline aldı, sayfalarını karıştırmaya başladı. Program öztürkçe sözcüklerle hazırlanmıştı. Müfettiş, söyleyecek hiçbir şey bulamamıştı. “ Sen iyi niyetli bir arkadaşa benziyorsun. Orta rapor vereceğim.” diyerek okuldan uzaklaşmıştı.

Ertesi yıl yine bir ders saatindeyken çıkıp geldi. Günaydın demesiyle öğrencilere doğru yönelmesi bir olmuştu. Ön sıralardaki öğrencilerimin defterlerine eğilip baktıktan sonra “ Brova hocam, böyle güzel yazı şehir ilkokullarında bile yok.” Diyerek beni göklere çıkaran konuşmasını sürdürdü. Ben de “ Geçen yıl planlarımda öztürkçe sözcükler kullandığım için sizden orta rapor aldım” deyiverdim. Bu sözüm üzerine de raporum çokiyi olacakken iyi oluverdi. O öğretim yılında, o müfettişin iyi rapor düzenlediği tek öğretmenin kendim olduğunu öğrenecektim daha sonra da.

26 Eylül Dil Bayramımız kutlu olsun!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 190
Toplam yorum
: 105
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 3099
Kayıt tarihi
: 28.09.07
 
 

Emekli öğretmenim. Yurdunu, ulusunu seven, her konuda sorumluluk sahibi gençler yetişsin istiyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster