Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mart '08

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
563
 

Böyle olsaydı!

Böyle olsaydı!
 

Osmanlı Sancağı


O gün İstanbul tarihi günlerinden birini yaşıyordu. 3. Ağustos. 1492 yi gösteriyordu takvimler.

Kristof Kolomb (Sultan 2.Beyazıt, daha sonra ona Kolomb Pasa ismini vermişti), bu günü yıllardır beklemişti.

İyi ki gelmişim İstanbula dedi Kolomb, Topkapı Sarayının surlarından Kadıköy açıklarında demirlemiş gemilerine bakarken.

Önce İspanyol kralına gitmişti Kolomb Paşa. Ona planlarını anlatmış, Hindistana gidecek başka bir yol bulduğunu, bu iş için ne kadar para ve asker gerektiğini, ne tür gemilere ihtiyacı oldugunu ayrıntılarıyla anlatmıstı. Ama ikna edememişti. Sonu belli olmayan bir maceraya o kadar para yatırmaktansa, Osmanlı Sultanına vergi vermeyi yeğlerim demişti Kral.

İtalyadaki kaptanlık günlerinden tanıdığı, Venedik devşirmesi bir Osmanlı Paşaşı, ona, neden Sultana gitmediğini sormuştu. Osmanlı Sultanı cok cömert, akıllı, yeniliklere açık ve macerayı seven bir adamdı. Her ne kadar Hindistan kara ve deniz yolu Sultanın kontrolü altında olsa da, bulunabilecek yeni bir yol varsa, bu işe destek verirdi. Avrupalılardan aldığı geçiş vergilerini kaybetmek istemezdi Sultan.

Bu fikir Kolombun aklına yatmıştı. Başka bir şansı da yoktu zaten. Sultanın huzuruna çıkıp düşüncelerini anlatmak istediğini bildirsin diye, Sultan 2.Beyazıt’a bir elçi yolladı hemen.

’’Hoş gelir, Safa gelir’’ buyurdu Sultan Beyazıt.

Bu davete hemen uyan Kolomb, hiç vakit geçirmeden Istanbula doğru yelken açtı.

Kaptan gemisi, Santa Maria ile iki destek gemisi, Nina ve Pinta boğazın serin sularında Sultanın yola çıkış için vereceği emri bekliyorlardı işte bugün.

Kolomb Pasa kaptan gemisi Santa Maria’ ya kendisi, Nina´ya Martin Alonso, Pinta´ya ise Vicente Yanez Pinzon kardeşler kumanda edecekti. En güvendiği, yıllardır tanıdığı kaptanlardı bunlar Kolomb´un.

Sultan da en tecrübeli denizcilerini, en seçkin askerlerinden iki yüz kadarını Kolomb’un emrine vermişti. Tabii gemilerin bu uzun yolculuğa hazırlanması ve yolculuk icin verdiği altınları da unutmamak gerekti.

Sabahın ilk ışıklarıyla, bu keşif gezisi için özel hazırlanan Türk Sancakları çekildi üç gemiye de.
Ama Kaptan Gemisi, Santa Maria’ ya çekilen Sancak en görkemlisiydi. Sultanın emriyle, Seraserci Başı' nın nezaretinde dokunan Seraser* kumaşından, kırmızı ipek zemin üzerine altın sırma işlemeli Osmanlı Sancağı.

Kolomb’ un 12 Ekim 1492 de vardığı Amerika kıtasına ilk dikilen Sancak da bu Sancak olacaktı.

…………………………..


Uyuyamadım, bir hayal kurdum.

* Seraser: Çözgüsü ipek, atkısından altın alaşımlı gümüş tel veya doğrudan doğruya gümüş tel kullanılarak dokunan kumaştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun en değer verilen kumaşı. En iyi cinsinin İstanbul'da saraya bağlı tezgâhlarda, seraserci başının nezaretinde dokunduğu ve adına da (İstanbul Seraseri) denildiği bilinmektedir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 534
Kayıt tarihi
: 28.06.06
 
 

Ege Alkan, 1967 yılında, Marmara Bölgesi'nin dogusunda küçük bir ilçede dünyaya geldi. İlk ve ort..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster