Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
339
 

Bu ayıp bize yeter

Bu ayıp bize yeter
 

Bir deli bir kuyuya bir taş atar, kırk akıllı onu çıkaramaz diye bir atasözü duymuşsunuzdur.

Kuyunun ne olduğunu bilmeyen gençler de vardır belki aramızda, onun için kısaca tarif edelim: Eskiden insanlar köylerde, su ihtiyacını gidermek için bahçelerinde bir çukur kazarlardı. Kazma işlemi su katmanına varıncaya kadar devam ederdi. Sonra silindir biçiminde, çukurun çevresine duvar örülür, bu duvar yerin hizasından da 1 metre kadar yükselirdi. Hani içine pis bir şey düşmesin diye.

Fakat insanlık hali bu, bazen kuyunun içine bir fare, bir kuş veya herhangi pis bir şey düştüğünde, insanlar kuyunun içine inerler, bütün suyu boşaltarak kuyuyu temizlemeye çalışırlardı. Kuyu suyu kolay kolay bitmez biliyorsunuz. Artık kan ter içinde başlatılan bu işlem, insanların gönlünde "temizlenmiştir" hissi uyanıncaya kadar günlerce devam ederdi.

Demem o ki tertemiz bir şeyi kirletmek çok kolaydır... Özenle seçtiğiniz bayramlık beyaz elbiseniz, farkında olmadan bir yere sürülüp kullanılmaz hale geliverir. Defterinizdeki tertemiz bir sayfayı, çaprazlama çizeceğiniz tek bir çizgiyle kirletmek mümkündür. Bir sürahi suya bir damla mürekkep katsanız rengi değişiverir.

Evet kirletmek kolaydır, ama temizlemek zordur. Öyle reklamdaki gibi omo momo işi halletmiyor. Bu kir başka kir...

Bugün gazeteleri açıp baktığımda, inanılmaz bir haber bolluğuna rastladım. Üstelik hepsi de üzerine blog yazılacak kadar önemli ve güzellerdi.

Mesela İhracatımız hedeflenen 100 milyar doları aşmış. İlk bakışta belki çok bir şey ifade etmiyor ama, şöyle söylersek önemini anlayacağınıza eminim. Bu rakam Türkiye'nin 1923-1989 yılları arasındaki 67 yıllık ihracatının toplamından fazlaymış. Müthiş değil mi?

Milli piyangoda vatandaş, 25 milyonluk bileti sonu 3'le bitiyor diye beğenmeyip kendi elleriyle geri vermiş, sonu 4'le biten bir sonraki bileti almış. Gerçi kendisi çok sakin ve mütevekkil görünüyor. Onun adına başkaları daha çok üzülüyordur. Malum biz okey oyunu bittikten sonra saatlerce arkadan gelecek taşları tartışan bir milletiz.

TBMM'de 30 milyon sigara tiryakisini ilgilendiren önemli kararlar alınmış. Artık birçok yerde sigara içilemeyecek, içenler ve içirenler ceza ödeyecekmiş.

Komşularımızın tarih kitaplarını bizim bilim adamlarımız yazacakmış. Bu şekilde Hatay bir suriye şehri olmaktan kurtulacakmış.

Öğrenciler kara tahtaya ve tebeşir tozuna veda edeceklermiş. Devreye giren elektronik tahtalarla öğrenciler dersleri internetten bile izleyebilecekmiş.

Daha fazlasını siz de zaten gazetelerde görmüş ve okumuşsunuzdur.

İşte bu kadar güzel ve ilginç haberlein arasında Takvim gazetesinin manşeti, insanın bütün şevkini kırmaya yetiyor: "Bu Ayıp Bize Yeter"

Hangi ayıp diye sormazsınız umarım. Yılbaşı gecesi 50 kişilik bir maganda grubunun yaptığı rezaleti dünyada duymayan kaldı mı?. Öyle bir reklam olduk ki demeyin gitsin... Zavallı ülkemiz her yıl kendini tanıtmak için sizin bizim cebimizden çıkan paralarla milyonlarca dolarlık reklam yapmaya çalışıyor.

Yabancılar Türkiye'yi tanısınlar, sevsinler de, ülkemizi ziyaret etsinler, biz de bu yolla döviz kazanalım diye... Gazetelerde, dergilerde, radyo ve televizyonlarda sürekli dil döküyoruz. Kolay değil ki, binlerce medya var. Hangi birine ulaşacaksınız, hangi birine para yetiştireceksiniz.

Biz yine de dişimizden tırnağımızdan artırdığımız paralarla bu işi yapmaya çalışırken, 3-5 soysuz Taksim meydanında yurdumuzda misafir olan hanımlara tacizde bulunyor.

Tüm dünya medyasında al sana yılbaşından "Türkiye görüntüleri"... Aç kurtların içine düşmüş bir kuzu gibi kalabalıktan kurtulmaya ve sesini duyurmaya çalışan bir hanım. Ağızlarından salyaları sümükleri akan gözü dönmüş vahşilerin tek amacı ellerini kızın vücuduna ulaştırıp değebilmek.

Hayvanca demek istiyorum ama, onlar ancak açlıklarını bastırabilmek için avlarına böyle saldırıyorlar, dişilerine değil...

Bütün bunlar yetmezmiş gibi suratımıza çarpılan bir başka tokat, olayın faillerinin 57 liralık ceza ile salıverilmesi...

Bu ayıp gerçekten bize yeter.

Çünkü 57 milyar dolarlık reklam da versek bu ayıbı artık temizleyemeyiz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu konu gerçekten canımı bir kez daha sıktı...hele müdahale edilmemesi daha bir çok sıktı...nasıl seyirci kalınıyor anlamıyorum...

emeklidede 
 04.01.2008 15:00
Cevap :
Hepimiz çok üzüldük. Yetkililerin olaya daha soğukkanlı bakarak kalıcı ve etkileyici kararlar alacaklarını umuyorum. Katkılarınız için teşekkürler.  04.01.2008 16:19
 

BAKINIZ, YORUMUMUMA VERDİĞİNİZ YANITTA, BU KANUNLARIN ŞU ANDAKİ MİLLETVEKİLLERİNCE YAPILMADIĞI, BU NEDENLE DE HÜKÜMETİN SUÇLANMASININ DOĞRU OLMAYACAĞINI İFADE EDİYORSUNUZ.ÖNCEKİ YA DA SONRAKİ MİLLETVEKİLLERİNCE YAPILAN VE ŞU ANDA GÜNCELLEŞTİRİLMESİ VE CAYDIRICI DURUMA GETİRİLMESİ ZORUNLU OLAN YASALARI YAPANLAR MI GELİP DÜZELTECEK? BÖYLE BİR DÜŞÜNCEYE NASIL SAHİP OLABİLİRSİNİZ? HANGİ DÜŞÜNCEYE SAHİP OLURSANIZ OLUN, AMA, LÜTFEN YANLIŞLARIN SAVUNUCUSU OLMAYIN. BU DAVRANIŞINIZ, SUÇ VE SUÇLULARIN ARTMASINA NEDEN OLUR.SUÇLULARI CESARETLENDİRİR.AKP'Yİ ELEŞTİRMEMİN NEDENİ, ŞU ANDA İKTİDAR PARTİSİ OLMALARIDIR.YANLIŞLARI, EKSİKLERİ DÜZELTECEK OLANLAR TABİİ Kİ ONLARDIR.BUNLARI YAPMIYORLARSA, HATALIDIRLAR.YAZILARIMDA OLABİLDİĞİNCE BÜYÜK PUNTO KULLANMAMIN NEDENİNE GELİNCE, GÖZLERİMİN YORGUNLUĞUDUR.BU KONUDAKİ DEĞERLENDİRMENİZİN DE YANLIŞ OLDUĞUNU İFADE ETMELİYİM.KEŞKE, BU KONUDA YORUM YAPMADAN ÖNCE, USÜLÜ DAİRESİNDE BANA BİR SORSAYDINIZ... ATİLA KARAKULLUKÇU

Atila Karakullukçu 
 04.01.2008 10:08
Cevap :
Atila bey, öncelikle size geçmiş olsun der ve özür dilerim. Ancak yine de merakımı yenemedim. Blog yazarken küçük harf olabiliyor da neden yorumlar ve cevapları büyük harf olmak zorunda, anlayamadım. Yorumunuza gelince, yasalar biliyorsunuz hemen anında çıkmıyor. Elbette böyle bir aksama ilgililerc, bir değişiklik sırasında gündeme getirilmek üzere not edilmiştir. Ayrıca yasa koyucu ve parlamenterler bizim kadar fevri düşünmüyorlar ve davranmıyorlar. Belki de bir bildikleri vardır. Yanlışları savunmayı elbette istemem. Ancak bana göre doğru olanlar, size göre yanlış olsa bile, ben sizin yanlış dediğinizi değil, kendi doğru dediğimi savunmuş olurum. Katkınız için teşekkür ederim.  04.01.2008 14:56
 

Hele bu ülkede yaşayan bir kadın olarak? Hele ki bir erkek çocuk yetiştirirken bu kültür içinde ; Kadın mal; Metaa; Ama ya bunu yapan erkek ne?

Mezopotamya Prensesi 
 04.01.2008 10:08
Cevap :
Burada genel bir eğitim ve algılama yanlışlığımız var. Çocuk yetiştirmek de bunun içinde. Bu sosyolojik bir olay. Bunları bir iki günden ortadan kaldıramayız. Biraz süreye ihtiyacımız var. Ancak hayli zaman kaybettiğimiz ve bu konularda geç kaldığımız bir gerçek. Problemin temelinde yatan düşüncesizliktir. Oysa insan düşünen ve düşündüğü için diğer canlılardan üstün olan bir varlıktır. Toplumdaki bir kadının, bizim gibi normal bir insanın annesi, bacısı, eşi, kardeşi olacağı gerçeğini bile düşünmekten aciz kimseler var. Kendi ailesindeki kadınlara yan gözle bakılmasına tahammül edemeyenler, kendilerini her şeyi yapma hürriyetine sahipmiş gibi görüyorlar. Çünkü düşünmüyorlar. Bu arada eğitimli ve kültürlü insanlara daha çok gayret düşüyor. Biraz sabırla daha çok çalışacağız, uğraşacağız ve toplumumuzu arzu edilen seviyeye çıkartacağız. Başka yolu yok. Katkınız için teşekkür ederim.  04.01.2008 15:02
 

siz zaten güzel bir haber tahlili yapmışsınız, benim ilave edeceğim birşey olamaz. Ancak üzülmemek, sinirlenmemek elde değil ? Yapılan ayıba mı yanmalı, yoksa yapılan ayıba verilen neredeyse 'ödül' mahiyetindeki cezaya mı? Aaah güzel ülkem ah!

Baver Ergun 
 03.01.2008 21:29
Cevap :
Sanırım taciz cezasını düzenleyen kanun koyucu, bir kişinin karşı cinse yaptığı yanlış bir hareketi düşünerek yasaya bu maddeyi koymuştur. Oysa burada olay bir kişinin başka bir kişiye taciz boyutunu kat be kat aşmış. Mesele uluslararası bir skandala dönüşmüş. Yargıçlarımız burada daha duyarlı davranabilirlerdi. Hiç unutmam, bir film görmüştüm. Amerikan polisi şüphelendiği bir kişiyi durdurup otomobilini aramış ama birşey bulamamıştı. Sonunda adam , ee hadi, gördüğün gibi her şey ylunda, hiçbir eksiğim de yok, bırak artık gideyim deyince, polis arka stop lambasına bir tekme vurmuş, bak stop lamban kırık demişti. Yani savcı ve yargıç isterse gözünün üstünde kaşın var bile diyebilir ama, burada belki bizim bilemediğimiz ve anlayamadığımız bir şey var sanırım. Katkınız için teşekkür ederim.  03.01.2008 21:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 949
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster